Uluslararası dayanışma

DİDF’in çağrısı üzerine bir grup sendikacıyla birlikte Almanya’da görüşmelerde bulunan Nilgün Tunçcan Ongan, izlenimlerini Evrensel’deki köşe yazısına taşıdı.

Nilgün Tunçcan Ongan

Geçtiğimiz hafta DİSK, Türk-İş ve KESK üyesi sendika yöneticileriyle beraber Türkiye – Almanya sendikacılar buluşmasına katıldım. Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu’nun (DİDF) davetiyle gerçekleşen bu buluşma kapsamında Almanya’nın pek çok kentinde çok sayıda işçi ve sendikacıyla bir araya geldik.
Türkiye’den giden sendikacılar ülkenin kuzey ve güney kentlerini iki heyet halinde dolaştılar. Benim de dâhil olduğum Kuzey grubu bir hafta içinde Köln, Duisburg, Essen, Krefeld, Düsseldorf, Hamburg ve Berlin’de çok sayıda toplantı gerçekleştirdi.
Farklı iş kollarından sendikacılarla, Alman Sendikalar Birliği’nin (DGB) yöneticileriyle ve çok sayıda işçi temsilcisiyle görüşme olanağı bulduk. Ford fabrikasında delegeler toplantısına katıldık.
Gerçekleşen toplantılar çerçevesinde her iki ülkenin sendikal örgütlenme yapısındaki farklılıklar ve bunu belirleyen yasal ve kurumsal düzenlemelerle ilgili bilgi alış verişinde bulunduk. Çalışma yaşamındaki başlıca sorunları konuştuk.
Görüştüğümüz sendikacılar, taşeron çalıştırma ve kiralık işçilik gibi güvencesiz istihdam biçimlerinin Almanya işçi sınıfı açısından da son derece yakıcı nitelikte olduğuna dikkat çektiler. İnşaat işçilerinin çok önemli bir bölümünün Doğu Avrupa’dan kiralanan göçmen işçiler olduğunu ve bu işçilere ücretlerinin zamanında ödenmediğini anlattılar.
Özellikle inşaat sektöründe her iki ülke işçilerinin yaşadığı ortak sorunların çokluğu dikkat çekiciydi.
Benzer şekilde Öğretmenler Sendikasıyla (GEW) yapılan toplantılarda da, eğitim emekçilerinin farklı statülerde istihdam edilmesinden memurların grev yasağına kadar pek çok sorunda ortaklaştık. Bununla beraber GEW’in, grev yasağını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine götürme hazırlığı içinde olduğunu da öğrendik.
Bu buluşmanın başlıca amaçlarından biri de, uluslararası alanda sendikacılar arasında doğrudan ilişki kurabilecekleri bir iletişim ağı oluşturmak ve ortak çalışma alanını genişletebilmek yolunda somut adımlar atmaktı. Ülkeler arasında geliştirilecek kalıcı ve geniş çaplı bir sınıf dayanışmasının önemini ve olanaklarını ortaya koymaktı.
Nitekim yapılan her toplantı, bunun her iki ülkenin işçi sınıfı açısından da ne kadar elzem olduğunu gösterdi. Burjuva demokrasilerindeki kimi biçimsel kazanıma karşılık, işçilerin sınıfsal nitelikteki sorunlarının ortak olduğu bu buluşmayla bir kez daha ortaya çıktı.

https://www.evrensel.net/yazi/82830/uluslararasi-dayanisma