Toplumun Sosyalizasyonu*

Rosa Luxemburg

Şu anda başlamış olan proletarya devriminin sosyalizmi gerçekleştirmekten başka bir amacı ve sonucu olamaz. İşçi sınıfı her şeyden önce devletteki tüm siyasi iktidarı eline geçirmek için çaba sarf etmelidir. Ne var ki siyasi iktidar biz sosyalistler için sadece bir araçtır. Bu iktidarı uğrunda kullanmamız gereken amaç ise, tüm ekonomik ilişkilerin kökten değişimidir.
Bugün tüm zenginlikler –en büyük ve verimli topraklar, madenler, işyerleri ve fabrikalar olduğu kadar en büyük ve en iyi gayrimenkuller de– birkaç Junker’in ve özel kapitalistin elinde. İşçilerin büyük kısmı, çok çalışma karşılığında, bu Junkerlerden ve kapitalistlerden, yaşayacakları cüzi bir ücret alıyorlar. Bugünkü ekonominin gayesi az sayıda aylağın zenginleşmesidir.
Bu gidişe dur denmeli. Bütün toplumsal zenginlik, derinlerde gizlenen ve yüzeydeki tüm doğal kaynaklarıyla toprak, tüm fabrikalar ve işyerleri sömürgenlerin ellerinden alınmalı ve insanlığın ortak mülkiyetine geçmelidir. Gerçek bir işçi hükümetinin ilk görevi, bir dizi kararnameyle en önemli üretim araçlarının ulusal mülk olduğunu ilan etmek ve onları toplumun kontrolüne vermektir.
Fakat asıl ve en zor görev bundan sonra başlıyor: ekonominin tamamen yeni temeller üzerinde yeniden inşası.

BİREYİN ZENGİNLEŞMESİ İÇİN DEĞİL, HALKIN İHTİYAÇLARI İÇİN ÜRETİM
Halihazırda her işletmede üretim tek tek kapitalistlerin kendi inisiyatifine göre yönetiliyor. Neyin ne şekilde üretileceği, üretilen malların nerede, ne zaman ve nasıl satılacağı sanayici tarafından belirleniyor. İşçiler tüm bunları görmüyor, onlar sadece görevini yerine getirmesi gereken canlı makineler.
Sosyalist bir ekonomide bu tamamen farklı olmak zorundadır! Özel işveren ortadan kalkacaktır. O zaman üretim bir bireyin zenginleşmesi için değil, halkın çoğunluğunun her türlü ihtiyacını karşılayacak araçların sağlanması için yapılacaktır. Fabrikalar, işyerleri ve tarımsal işletmeler, buna uygun olarak, yeni bir bakış açısıyla yeniden biçimlendirilmelidir:
İlk olarak; eğer üretimin amacı herkes için güzel bir hayat, bol yiyecek ve diğer kültürel geçim araçlarını sağlamak ise, o zaman emek verimliliğinin bugün olduğundan çok daha yüksek olması gerekir. Toprak çok daha fazla ürün vermeli, fabrikalarda en ileri teknoloji kullanılmalı, sadece en verimli kömür ve maden ocakları işletilmeli vs. Dolayısıyla sosyalizasyon her şeyden önce sanayi ve tarımdaki büyük işletmelere yayılacaktır. Biz küçük tarım üreticisi ve zanaatkârın elinden zar zor geçindiği küçük toprak parçasını ve atölyeyi almak istemiyoruz ve buna ihtiyacımız da yok. Onlar zamanla bize gönüllü olarak katılacaklar ve sosyalizmin özel mülkiyete göre avantajlarını benimsemeyi öğrenecekler.
İkinci olarak; toplumdaki herkesin zenginliklerden yararlanabilmesi için herkes çalışmak zorundadır. Ancak kol ve kafa emeği ile topluma yararlı işler gerçekleştiren kişiler, kendi ihtiyaçlarını karşılayacak araçları toplumdan alma hakkını kazanabilirler. Birçok zengin sömürücünün şu an sürdürdüğü hazır yiyici hayat sona erecek. Küçük çocuklar, yaşlı ve hastalar dışında, çalışabilecek herkes için genel çalışma zorunluluğu sosyalist ekonomide olmazsa olmaz bir husustur. Toplumun geri kalan büyük çoğunluğu, çalışamayacak durumda olan bu insanların bakımını –bugünkü değersiz sadakalarla değil, cömert koşullarda– derhal sağlamak, çocukların kamusal bakımını, yaşlıların zevk alacakları bir bakımı, hastalar için kamusal sağlık bakımını vs. üstlenmek zorundadır.
Üçüncü olarak; aynı bakış açısıyla, yani toplumun genel refahı için, hem üretim araçlarının hem de işgücünün idaresinde hassas ve tutumlu olunmalıdır. Bugün her adımda karşımıza çıkan israf sona erdirilmelidir. Doğal olarak sosyalist toplumun cinayet silahlarına ihtiyacı olmadığı için tüm savaş ve mühimmat sanayi ortadan kaldırılmalı ve bunun yerine buralarda kullanılan değerli malzeme ve insan emeği yararlı ürünler için istihdam edilmelidir. Aylak zenginler için her türlü gösterişli malı üreten lüks tüketim malları sanayileri de özel hizmetçilikle birlikte ortadan kalkmalıdır. Buralara bağlanan bütün insan emeği için daha değerli ve yararlı bir iş bulunacaktır. Bu şekilde herkesin herkes için, kamu yararı ve çıkarı için çalıştığı bir işçi toplumu kurulabilir.
Dördüncü olarak; işin kendisinin çok farklı bir şekilde organize edilmesi gerekir. Bugün sanayide, tarımda ve bürodaki iş, proleterler için çoğunlukla işkence ve yüktür. İnsanlar işe sadece gitmek zorunda olduğu için gidiyorlar, zira aksi takdirde geçim araçlarını elde edemezler. Herkesin beraberce kendi refahları için çalıştığı sosyalist toplumda, işgücünün çalışma hayatındaki sağlığı ve çalışma şevki en önemli şeydir. Herkesin üzerine düşeni yaparken iyi vakit geçirebilmesi için, normal kapasiteyi aşmayan kısa çalışma saatleri, sağlıklı iş mekânları, her türden rehabilitasyon yöntemi ve iş çeşitliliği hayata geçirilmelidir.

İÇ DİSİPLİN, ENTELEKTÜEL OLGUNLUK, YÜKSEK AHLAK ZORUNLU
Fakat bütün bu reformlar uygun bir insan malzemesine gereksinim duyar. Halihazırda kapitalist, onun ustabaşısı veya gözetmeni elinde kırbacı ile işçilerin başında durmaktadır. Açlık, proleterleri Junker veya büyük çiftçi için çalışmak üzere fabrika veya büroya yöneltiyor. İşverenler zamanın boşa harcanmamasına, malzemenin israf edilmemesine ve hem iyi hem de verimli iş çıkarılmasına dikkat eder.
Sosyalist toplumda eli kırbaçlı sanayicilerin varlığı sona erer. İşçiler kendi refahı ve yararı için çalışan özgür ve eşit insanlardır. Yani kendi başlarına, kendi inisiyatifleriyle çalışırlar, kamu varlıklarını israf etmezler ve en güvenilir ve dikkatli işi çıkarırlar. Her sosyalist kuruluş, kuşkusuz, ne yaptığını tam olarak bilen ve işlerin düzgün ilerlemesini, en iyi işbölümünün ve en yüksek verimliliğin elde edilmesini sağlayacak direktifler verebilen teknik yöneticilere ihtiyaç duyar. Artık mesele bu emirlere gönüllü olarak eksiksiz uymakta, disiplin ve düzeni sağlamakta ve zorluklara ve karışıklıklara yol açmamaktadır.
Kısaca, sosyalist ekonomide işçi, açlığın kırbacı olmadan, kapitalist ve köle yöneticisi başında durmadan da, düzenli ve çok çalışabileceğini, disiplini koruyabileceğini ve elinden gelenin en iyisini yapabileceğini göstermek zorundadır. Bu da iç disiplin, entelektüel olgunluk, yüksek ahlâk, dürüstlük ve sorumluluk duygusu, proleterin tam anlamıyla bir iç yeniden doğuşunu gerektirir.
Sosyalizmi tembel, uçarı, egoist, düşüncesiz, kaygısız insanlarla gerçekleştiremezsiniz. Sosyalist bir toplumun, kendi bulunduğu yerden, genel refah için tutku ve hevesle dolu, yoldaşı insanlar için fedakârlık ve duygudaşlıkla dolu, en zoru gerçekleştirmeye kalkışacak cesaret ve kararlılıkla dolu insanlara ihtiyacı vardır.
Bununla birlikte, böyle bir insan türünün gelişmesi için onlarca yıl ya da bir asır beklememize gerek yok. Şu anda, mücadelede ve devrimde, proleter kitleler gerekli idealizmi öğreniyorlar ve kısa sürede entelektüel olgunluğa erişecekler. Devrimi gerçek anlamda zafere ulaştırabilmemiz için aynı zamanda cesaret ve dayanıklılığa, içsel berraklık ve fedakârlığa ihtiyacımız var. Bizler bugün devrime yatkın savaşçıları yetiştirirken aynı zamanda yeni bir düzenin asli unsuru olarak gerekli olan geleceğin sosyalist işçilerini de yaratmış oluyoruz.
Özellikle işçi sınıfı gençliği bu görevler için yeterince niteliklidir. Gelecek nesil olarak, büyük bir olasılıkla, şimdiden sosyalist ekonominin gerçek temellerini oluşturmuş durumdalar. Onun işi, artık, insanlığın geleceğinin taşıyıcısı olma yüce misyonunu üstlenecek güçte olduğunu göstermektir. Koskoca bir eski dünya hâlâ devrilmeyi ve tamamen yeni bir tanesiyse inşa edilmeyi bekliyor. Fakat biz bunu yapacağız değil mi genç arkadaşlar? Yapacağız! Tıpkı şarkıda söylendiği gibi:

Kuşlar kadar özgür olmak için,
Sayemizde boy veren şeyler hariç,
Elbette hiçbir eksiğimiz yok, karıcığım, çocuğum:
Sadece zaman!

*Rosa Luxemburg’un makelesi ilk kez, 26/27 Ekim 1918 tarihinde kurulan Freier Sozialistischer Jugend’ın merkezi yayın organı “Die Junge Garde”nin 4 Aralık 1918 tarihli ikinci sayısında yer almıştır. Makale daha sonra  değişik dergi ve gazetelerde “Alman Bolşevizmi” ve “Toplumsallaştırma” başlıkları altında yayınlandı. Makale Rosa Luxemburg’un toplu eserlerinden (Almanca baskısı Dietz Verlag, 1974, Cilt 4) çevrilmiştir.

Rosa Luxemburg Konferansı yapılıyor

Geleneksel Rosa Luxemburg Konferansı 9 Ocak’ta Berlin’de yapılıyor. Junge Welt gazetesi tarafından her yıl düzenlenen konferansın bu yılki şiarı “Her şeyi değiştirmeyen hiçbir şeyi değiştiremez”. Gazetenin 25 örgüt, sendika ve medya organıyla birlikte organize ettiği konferans, Berlin Urania’da düzenleniyor. Kültür merkezinin değişik salonlarında paralel çok sayıda etkinlik yapılıyor. Mumia Abu Jamal, gönderdiği sesli bir mesajla katılımcıları selamlarken avukatı Robert R.Ryan, konferansa katılarak gelişmeler ve dayanışma için yapılabilecekler konusunda katılımcıları bilgilendiriyor. Paris ve Havanna’dan gelen konuşmacılar, ekonomik kriz, etkileri ve mücadele konusunda tebliğler sunuyorlar. Honduras parlamentosu milletvekillerinden Silvia Ayala ve Kanadalı profesör Michel Chossudovsky de, konuşmacılar arasında yer alıyorlar.
Daha sonra 21. Yüzyıl’da sendikaların mücadele koşulları başlıklı bir panel düzenlenecek. Sol Parti milletvekili Sabine Leidig, Karman BR üyesi Achim Bigus, Krizinizin Faturasını Ödemeyeceğiz inisiyatifi sözcüsü Christina Caindl, Thüringen DGB Başkanı Renate Licht ve Fransız iletişim bilimcisi Pierre Levy, sendikaların durumu ve mücadelenin örgütlenmesi konusunda görüşlerini bildirecekler.
Konferansın kültürel programında da çok sayıda sanatçı ve müzik grubu yer alıyor.
Geçen yıllarda Angela Davis, Domenico Losurdo, Tariq Ali, Oscar Lafontaine’nin de katıldığı Rosa Luxemburg Konferansı mücadeleci kesimlerin olduğu kadar, sermaye sözcülerinin de ilgisini çekiyor. Alman İşverenler Birliği başkanı Hans-Olaf Henkel, konferansı Neomarksistlerin en önemli sempozyumu olarak nitelemiş, medya ise ‘Alman Solu’nun yeni yıl buluşması’ndan söz etmişti.
10 Ocak Pazar günü de, Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’in anısına geleneksel gösteri düzenlenecek. Frankfurter Tor’da başlayacak gösteri Sosyalistler Mezarlığı’nda son bulacak.
Karl ve Rosa’nın anma etkinliklerine her yıl onbinlerce işçi ve emekçi katılıyor. (YH)

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: