Borç belediyelerin kamçısı!

Geçtiğimiz Aralık ayı ortalarında Erfurt Belediyesi’nin önünde öfkeli bir grup, “Bu işi bilmiyorsanız evinize gidin” diye slogan atıyordu. Birkaç yüz vatandaşın katıldığı gösterinin nedeni ise 2010 yılına birkaç hafta kalmasına karşın şehir idaresinin belediye bütçesini henüz karar altına almamış olmasıydı.
Belediye yönetimi, “2010’da ne kadar gelirimiz olacağını somut olarak bilmiyoruz ki 2010 bütçesini hazırlayabilelim” diye kendini savunmaya çalışıyor. Belediyenin tek bildiği vergi gelirinin en azından 30 milyon Euro düşeceği. Göstericilerin önüne çıkan Erfurt Büyükşehir Belediye Başkanı Andreas Bausewein, belediyenin gelirleri kesinlik kazanıncaya kadar kültür, gençlik ve sosyal alandaki harcamaların yüzde 10 azaltılacağını söyledi.
Benzeri bir durum Almanya’nın güneyinde yaşandı. Kasım sonunda yüzlerce öğrenci, aileleri ve öğretmenleriyle birlikte Sindelfingen’de bir okulun kapatılmasına karşı gösteri yaptılar. Sindelfingen’in en büyük işvereni olan Daimler, kriz nedeniyle 2008 yılında ödediği işletme vergisini geri istiyordu. Tam 37 milyon Euro. Ama sorun bununla bitmiyor. Belediye, Daimler şirketine 37 milyonu geri ödemek zorunda olduğu gibi 2009 yılı içinde de vergi alamayacak. Kısacası belediyenin açığı birden çığ gibi büyüyor. Bir zamanlar Almanya’nın gündemine “mermer yaya geçidi yaptıran belediye” olarak giren Sindelfingen şimdi parasızlıktan okul ve kreşleri kapatan, yüzme havuzu suyunun ısısını birkaç derece düşüren belediye olarak gündemde.
“BÜTÇE AÇIĞI ÜÇE KATLANDI”
Kriz öncesinde de ekonomik durumu pek iyi olmayan Kuzey Ren Vestfalya’nın küçük şehirlerinden Viersen’de ise, bütçe açığı bir yıl içinde üçe katlanarak 30 milyon Euro’ya çıktı. Burada da belediye yönetimi çareyi kültür ve gençlik dairelerinin bütçelerini kısmakta görüyor.
Kuzey Ren Vestfalya’nın diğer şehirlerinde de durum farklı değil. Eyalet hükümetinin bilgilerine göre 359 belediyenin sadece 14’ünde bütçe dengesi sağlanmış durumda. Geriye kalan bütün belediyelerde bütçe açığı son derece yüksek.
Bankalara olan borcu 1,8 milyar Euro’yu geçen Wuppertal Belediyesi’ni, 2010 yılında 220 milyon Euro bütçe açığı bekliyor. Duisburg Belediyesi ise daha bütçe hazırlanmadan bütün yüzme havuzlarında ısı derecesini aşağı çekerken Remscheid Belediyesi ise gece ışıklandırmasını sınırlama kararı aldı! Birçok belediye köpek vergisini artırırken bazı belediyeler ise müzik okullarının kurs ücretlerini yükseltti.
ZOR YILLAR BAŞLADI
Belediyeler ve Yerel Yönetimler Birliği, 2009 yılının ilk haftasında belediyelerin bütçe açıklarının büyüyeceğini açıklamıştı. Yapılan ilk tahminler vergi gelirlerinin yüzde 9,4 dolayında gerileyeceği yönündeyken dört hafta sonra bu düşüşün yüzde 20’den fazla olacağı dile getirilmeye başlandı.
2009’un üçüncü çeyreğinde ise vergi gelirlerinin yüzde 30’dan fazla gerilediği ortaya çıktı.
Birçok belediye 2009 yılında olağanüstü az vergi aldığı gibi 2008 yılında aldıkları vergilerin de bir kısmını geri ödemek zorunda kaldı.
Belediyeler ve Yerel Yönetimler Birliği, krizin etkilerinin asıl olarak 2010 ve 2011 yıllarında hissedileceğini tahmin ediyor. Nitekim şimdiye kadar kısa çalışma vb. yöntemlerle ertelenen işsizliğin, önümüzdeki aylarda artması bekleniyor. Buna bağlı olarak Hartz IV ödemeleri de artacak. Hartz IV ödemeleri bilindiği gibi belediyelerin bütçelerinden karşılanıyor.
Şimdiden birçok belediye satılabilecek binaların, özelleştirilebilecek hastane ve yüzme havuzlarının listelerini hazırlamaya başladı. Ayrıca değişik belediyelerde, “her ilçede kütüphane, spor sahası ve VHS (Halk Yüksek Okulu) olması gerekiyor mu” türünden sorular eşliğinde yeni kısıtlama planları hazırlanmaya başladı bile. (YH)

‘Asıl sorun kenti yönetenlerin zihniyeti’

Alev-2Köln Belediye Meclisi üyesi ve NRW Eyalet Parlamentosu Milletvekili adayı Özlem Alev Demirel (Sol Parti) yerel yönetimlerde yaşanan bütçe sorunlarının halkı nasıl etkilediği konusunda Yeni Hayat’ın sorularını yanıtladı.

Birçok şehirde belediyeler ciddi kaynak sıkıntısı ile karşı karşıya. Bu durum Köln Belediyesi açısından pratikte nasıl yaşanıyor?
Evet, Köln Belediyesi de derin bir mali kriz içerisinde bulunuyor. Şehir yönetiminin önerdiği bütçede, planlanan tüm kısıtlamalara rağmen, 220 milyon Euro’luk bir açık var. Bu miktar uzun vadeli olarak, belediyenin yapacağı hizmetlerin kısıtlanmasıyla giderilecek.
Bütçe son halini eyalet seçimlerinin ardından Mayıs ayı sonunda alacak. Ama şimdiden kesinleşen birçok kısıtlama var. Örneğin, gençliğe yönelik harcamalarda yüzde 15’lik bir kısıtlama yapılacak. Yine semtlerde sosyal kültürel çalışmalar yapan “Bürgerzentrum”lar da kısıtlamalardan önemli ölçüde etkilenecek.

Bu kısıtlamalar neden kaynaklanıyor?
Federal ve eyaletler kendi bütçe sorunlarını belediye ve yerel yönetimlerine aktarıyorlar. Yerel yönetimlere daha fazla sorumluluk ve görev veriliyor ama buna uygun maddi olanak sunulmuyor. Diğer bir önemli neden ise belediyenin vergi gelirlerinin azalması. Örneğin İşletme Vergisi’nden (“Gewerbesteuer” gelen gelirler önümüzdeki dönem tahminen 100 milyon Euro düşecek.

Belediye ve yerel yönetimler bu olumsuz tabloya boyun eğmek zorundalar mı; durumu değiştirme şansları var mı?
Öncelikle şunu göz önünde bulundurmak lazım: Köln’de 20 yıldan beri İşletme Vergisi yükseltilmedi. Diğer taraftan son yıllarda Köln Belediyesi’nin imaj projeleri için kamu kaynakları boş yere harcandı. Kamuoyuna yansıyan skandallardan biri de metro projesi idi. Bu proje yüzünden şehir arşivi binası da yıkılmıştı. Bir diğeri fuar skandalı. Burada da Esch-Oppenheim adlı özel bankaya toplam 300 milyon Euro hediye edilmek isteniyor. Şu ana kadar bu paranın 62 milyon Euro’su ödendi. Son belediye meclisi toplantısında SPD/FDP çoğunluğu ile 280 milyon Euro harcanarak tiyatro binasının yenilenmesi kararlaştırıldı. Bu sanat evinin yönetimi bile bu plana eleştirel bakıyor ve “yeni bir bina benim ne işime yarayacak, yapıldıktan sonra onu işletecek personel ve yeni gösterimlere bütçe ayrılmazsa” sözleriyle bunun anlamsızlığına dikkat çekiyor.
Yani bir taraftan çok yüksek miktarda paralar gereksiz şekilde harcanıp, şirketlere hediye edilirken, diğer taraftan gençlik ve sosyal alandaki kuruluşlar çalışma yapamaz hale getiriliyor.
Bu çarpıklık aslında federal ve eyalet hükümetlerinin izlediği politikaların kent yönetimlerinde devam ettirilmesinin sonucu. Banka ve büyük şirketlere milyarlar veriliyor, büyük projeler destekleniyor, onların vergi yükleri hafifletiliyor ama bunun karşısında ekonomik krizin yükü emekçilerin ve halkın sırtına yıkılıyor. SPD ve Yeşiller, Köln Belediye yönetimi için yaptıkları koalisyon anlaşmasında, İşletme Vergisi’ni yükseltmeyeceklerini ilan ettiler. Şirketlere, işverenlere dokunmuyorlar ama örneğin şehirdeki üç yüzme havuzunu kapatma kararı almaktan çekinmiyorlar.
Giderek artan işsizlik de belediyelerin masraflarını yükseltiyor. Çünkü ALG II yardımı alan insanların barınma masraflarını belediyeler üstleniyor. Bu konuda da bir kısıtlama gündeme gelir mi? henüz net değil ama, mali açıdan sıkışan belediyelerin bu alanda da kısıtlamalar yapması sürpriz olmayacaktır.

Bu sorunlar karşısında belediye yönetimi ve mecliste grubu bulunan partilerin tutumu nedir?
Sorunun özü aslında kimin çıkarları doğrultusunda hareket edildiğidir. Zenginler ve büyük şirketler için mi, geniş halk kitleleri için mi. Yerel yönetim alanında da asıl sorun burada yatıyor. Yaşanan maddi sorunların ve bütçe yetersizliklerinin belediyeler düzeyinde çözülebilmesi mümkün değil.
Kenti yöneten zihniyet ve politika geniş hak kitlelerinin çıkarlarını ve ihtiyaçlarını gözetmiyor ne yazık ki; kenti yönetenlerin bu yönde bir politika değişikliğine gitmesini beklemek de boşuna olur. Yerel yönetimlerde de halktan yana bir politikanın gündeme gelmesi, konunun asıl muhataplarının tavrıyla bağlantılı. Yani ekonomik krizden ve izlenen bu çarpık politikalardan rahatsız olan normal vatandaşların tepkileri ve örgütlenme düzeyleri belirleyicidir. Ne kadar çok Köln’lü insan yüzme havuzları, gençlik ve kültür merkezleri vd. mekan ve olanaklar için mücadele edip, sokaklara çıkarsa, bu sorunların üstesinden gelmek o derece mümkün olacaktır. (YH)

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: