Hep birlikte barikata!

dresden

Neonazilerin Avrupa çapında eski Demokratik Almanya Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan tarihi ve büyük kentlerden birisi olan Dresden’de planladığı gösteriye karşı, antifaşistlerin yaptığı çağrılar ve hazırlıklar, “suç” kategorisine konuldu.
ABD ve İngiliz birliklerinin 13-15 Şubat 1945’te Dresden’i bombalaması ve 25 bine yakın insanın öldürülmesini gerekçe gösteren Neonazi örgütler, son bir kaç yıldır demagojik tarzda bombalamayı gerici politikalarına alet ediyorlar. Avrupa’nın değişik ülkelerinden Neonazi örgütler tarafından çağrısı yapılan eylemde, bombalama sırasında ölenler sözde anılmak isteniyor.
Geçmiş yıllarda “Anayasal hak” adı altında Neonazilerin gösterileri binlerce polis tarafından yoğun bir şekilde korunurken, ırkçılara karşı çıkan binlerce kişi ise kriminalize edilerek, tartaklanıp, gözaltına alınmıştı.
Polis, Avrupa’nın değişik ülkelerinden ırkçı faşistlerin Dresden’de buluşarak insanlık dışı iddialarını ileri sürmelerine ve ırkçı sloganlarını haykırmalarına tepki gösteren antifaşistlerin karşı hazırlıklarına geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da tahammül etmedi ve saldırılarına şimdiden başladı.
Dresden emniyeti ve savcılığının tavrı bu yıl öncekilerden daha sert oldu. Henüz gösteri günü gelmeden, ülke genelinden antifaşistlerin ırkçı eylemi engellemek için çıkarmış olduğu afişler, hazırladığı internet sitesi savcılık tarafından “suç unsuru” olarak değerlendirildi.
19 Ocak günü Saksonya Eyalet Kriminal Dairesi, çok sayıda örgüt tarafından kurulan “Dresden’de Nazilere yer yok!” inisiyatifi ile Sol Parti eyalet örgütü bürosuna baskınlar düzenledi. Bilgisayarlara, el ilanlarına ve afişlere el koydu. Gerekçe olarak da, afiş ve el ilanlarında “Irkçı gösteriyi engellemek için barikatlara” çağrısını gösterdi.
Aynı gerekçeyle inisiyatif tarafından hazırlanan internet sitesi de sansürlendi.
HUKUKİ DEĞİL SİYASİ KARAR
Neonazilere karşı barikat kurmak, Dresden Savcılığı’na göre suç! Savcılık açıklamasında, “barikat kur” çağrısının suça teşvik etmek olduğu ileri sürüldü. Bugüne kadar Almanya’nın pek çok kentinde aynı slogan altında protesto gösterileri düzenlenmiş ve hiç birisi de “barikat” gerekçesiyle bu denli kriminalize edilmemişti.
Konu “hukuk çerçevesi”nde değerlendirilecekse, Federal Anayasa Mahkemesi’nin 1995 yılında verdiği kararın dikkate alınması gerekiyor. Mahkeme, benzer durum için yapılan başvuruyu değerlendirirken ırkçılığa karşı silahlı olmayan şiddet içermeksizin barikat kurulmasının suç olmadığını ifade etmişi. Dresden’de bir araya gelecek ve ırkçılığı protesto edecek antifaşistlerin Neonazilerin eylemini “silahlı” engellemeyecekleri bilindiği halde, savcılığın sanki “silahlı engelleme”  yapılacakmış gibi  karar vermesini tam anlamıyla antifaşist eylemi engellemeye yönelik bir adım olarak değerlendirmek gerekiyor.
Keza Alman Anayasası’nda (Gurundgezetz), “Anayasal düzeni ortadan kaldırmak isteyen herkese karşı, başka bir çözümün bulunmaması durumunda bütün Almanlar direniş hakkına sahiptir” (Madde 20/4) dendiği halde…
Burada “Anayasal düzeni kaldırmak isteyen”, insanlık dışı bir düzene özlem duyanlar, tıpkı 1933’te olduğu gibi yine faşistler olduğu halde gerekli önlem devlet tarafından bugünden alınmıyor. Tarihsel gerçeğe rağmen geçmişte yapılan katliamları savunan, o günlere özlem duyan Hitler faşizminin takipçilerine “demokratik hak” adına merkezi gösteri düzenleme izni verilmesi, onlara karşı çıkanların ise kriminalize edilmesi, aslında ülkede siyasal gericiliğin yükselen boyutunu gösterme bakımından önem arz ediyor.
Demek ki işin özünü “hukuk”tan çok “siyasal süreç” belirliyor.
Bu elbette sadece Dresden’e özgü bir durum değil. Son bir kaç yıldır ülke genelinde ırkçı ve yabancı düşmanı şiddet eylemleri, gösteriler arttığı halde, bununla mücadele ancak bir öldürme, yaralama söz konusu olduğunda gündeme geliyor. Ortam sakinleştikten sonra da ırkçı gösteriler polis koruması altında devam ediyor. Bu yeni bir durum değildir.
Ancak, Dresden’de olup bitenler sadece son bir kaç yıldır ırkçı gösteriler sırasında antifaşist güçlere karşı takınılan tutum konusunda bir ileri aşamayı ifade ediyor.
NAZİLERE SIKI KORUMA!
Polis ve savcılığın asıl derdi, 13 Şubat günü Dresden’de Neonazilere verilen iznin sorunsuz bir şekilde yerine getirilmesi, ırkçıların ödüllendirilmesi, antifaşistlerin ise cezalandırılmasından başka bir şey değildir. Bu konuda yaşanan son olaylar aslında Almanya’da siyasal gericiliğin dozunun biraz daha artmakta olduğunu gösteriyor.
Eyalet çapında Gösteri ve Yürüyüş Yasası’nda kısa süre önce değişiklik yapılarak, gösteri hakkı fiilen ortadan kaldırılmış bulunuyor.
300’den fazla örgüt ve 1400 şahıs tarafından kurulan antifaşist birlik ve aynı zamanda çok sayıda sendika, yerel birlik, siyasi parti ve grup tarafından oluşturulan ırkçılık ve faşizme karşı birlikler, bu gericileşmeye karşı açık tavır alınması gerektiğini düşünenlerin çok fazla olduğunu ortaya koyuyor.
13 Şubat’ta Dresden’de ırkçılığa karşı gerçekleştirilecek Nazilere karşı barikat eylemi, Neonazilerin rahat yürümesini sağlamak üzere emniyet ve savcılık katında alınan bu tutumu boşa çıkarmak, ırkçılara ve yabancı düşmanlarına geçit vermemek, demokratik haklara yönelik geniş kapsamlı gerici saldırıların püskürtülmesi açısından da önem taşıyor. (YH)

Dresden neden bombalanmıştı?

İkinci Dünya Savaşı sırasında, 13-15 Şubat 1945 tarihleri arasında Batılı müttefik güçlere bağlı uçaklar tarafından bombalanan Dresden’de 25 bin kadar insanın öldürüldüğü tahmin ediliyor. 13 Şubat 1945’te gece saat 21.45’te başlayan ve değişik aralıklarla süren bombalama 15 Şubat’a kadar devam etti. Bombalanan yerlerin başında askeri binaların ve sanayi tesislerin bulunduğu bölgeler ile sivil insanların yaşadığı konutlar geliyor.
Doğu cephesinde Sovyet Ordusu’nun 27 Ocak 1945’te Dresden yakınlarında bulunan Buchenwald Toplama Kampı’nı kurtarması, faşist Hitler ordusunu püskürtmesi dönemine denk gelen bu bombalamanın ne kadar gerekli olduğu halen tartışma konusu. Bu tarihe kadar, Hitler faşizminin çökertilmesi için Batı cephesinde çok fazla iş yapmayan İngiliz ve ABD birlikleri, Sovyetlerin ilerleyişini görünce cengaver kesilip, kentleri kasabaları bombalamaya başladı.
Çeşitli tarihçiler, Dresden’in bombalamasının asıl nedenin kentte bulunun ağır sanayi ve silah sanayisinin Sovyetler’in denetimine geçmesini engellemek olduğunu dile getiriyor.

No Pasaran! Irkçılara geçit verilmeyecek

Prof. Heinrich Fink*

Alman polisinin, 19 Ocak’ta Dresden’de Nazi gösterisini engellemek isteyen antifaşistlere karşı harekete geçmesi kabul edilemez. Bu yüzden, bu uygulamaya karşı yapılacak her türlü eylemi destekliyorum. Bir çok yaşlı antifaşist gibi ben de kitlesel bir şekilde ırkçılara karşı barikat kurmak isteyenler arasında olacağım
Bu baskınların yapılmasında sorumluluğu olanlar ise utançlarından yerin dibine batsınlar. Çünkü onlar, aralarında otonomcu antifaşistlerden sendikalara, SPD’ye kadar pek çok kesimin içinde yer aldığı Nazi karşıtı birliği kriminalize ettiler: Naziler nasıl polislerinin olduğunu bilsinler!
Ama bunu da bilsinler: Bütün baskılar ve yargı, polis ve politikacılar tarafından yapılan kriminalleştirme girişimlerine rağmen, Neofaşist gösterilerin olduğu her tarafta sokaklara çıkacağız, yolları kapatacağız.
Nazi gösterilerinin önüne barikat kurmak sadece hakkımız değil, aynı zamanda sorumluluğumuzdur.
Bu yüzden, antifaşist çalışmamızı sürdürmeye devam edeceğiz ve Neonazilere geçit vermeyeceğiz.

No Pasaran!

(*Nazi Takibatına Uğrayanlar Derneği/Antifaşistler Birliği-VVN-BdA Genel Başkanı)

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: