Kamuda kriz sözleşmesi

verdi-tis

Metal sözleşmesinin imzalanmasının ardından 2010 yılının ikinci büyük sözleşmesi kamu alanında imzalandı. Varılan anlaşmada ücretlerin bu yıl yüzde 1,2, 2011 yılının ilk altı 7 ayı için yüzde 0,6 ve son 5 ayı için ise yüzde 0,5 artırılması karar altına alındı.

Görüşmelere “yüzde 5 kapsamında bir paket” ile giren ver.di* sendikası elde edilen sonucu “toplam yüzde 3,5’lik bir artış” olarak gösterirken sendikanın içindeki muhalif kesimlerle ise söz konusu artışın söylenenin ancak yarısı kadar olduğunu söylüyorlar. Nitekim talep edilen “yüzde 5 kapsamındaki paket” 12 ay için geçerliyken imzalanan sözleşme 26 ay geçerli.

Aynı zamanda ver.di yöneticilerinin hesabında üretkenlik artışı vb. bulunmadığına dikkat çeken muhalif sendikacılar ayrıca sendikanın uzun süreli sözleşmeyle “elini kolunu bağladığını” söylüyorlar. Enflasyonun içinde bulunduğumuz yıl yüzde 1,2’i ve gelecek yılda benzeri bir düzeyde olması durumunda iki milyon kamu emekçisinin ücretleri reel olarak düşecek.

Ki bu olasılık o kadar sürpriz olmayacak. Nitekim 4 Mart günü toplanacak olan Avrupa Merkez Bankası (AMB) enflasyonu yüzde 2’inin altında tutma kararından vazgeçmesi bekleniyor. Bilindiği gibi Uluslararası Para Fonu (IMF) Şubat ortasında devlet borçlarını daha rahat ödeyebilmek için enflasyon oranını denetim altında yüzde 4’e kadar çıkabileceği yönünde açıklamalarda bulunmuştu.

BAŞKA NE YAPILABİLİRDİ?

“Kamu TİS döneminde başka neler yapılabilirdi” sorusuna yanıt verebilmek için sorunu daha farklı ele almak gerekiyor. Ki kamu patronlarının yaptığı da buydu. Sorun salt bir işkolunun ücret sorunu olmaktan çıkartan işverenler krizin yarattığı sonuçları son derece iyi kullanarak kamuoyunda ibreyi kendileri lehine çevirmeyi başardılar: İflasın eşiğinde olan belediyeler, devlet borçlarının katlanarak artması, bütçe açığının büyümesi kamu TİS dönemi açısından belirleyici oldu.

Oysa aynı konuları sendikanın tersinden işçi ve emekçilerin lehine değerlendirerek, “krizi biz yaratmadık, faturasını da ödemeyeceğiz” sloganıyla daha aktif ve kamu emekçilerini aşan, geniş kesimleri de bu sürece dahil eden bir strateji izleyebilirdi. Şüphesiz böyle bir strateji ancak diğer sendikaların da katılımıyla başarılı olabilirdi.

Yaşananlar ise Alman sendikal hareketi açısından iç karartıcıydı. Sendikalar arası ortak bir strateji belirleme bir yana IG Metall diğer sendikaları da görmezden gelerek “kendi işverenleriyle” ortak bir strateji oluşturmayı tercih etti!

Diğer yandan ver.di Stuttgart başkanı Bernd Riexinger’in “junge Welt” gazetesine verdiği demeçte dikkat çektiği gibi sendika yönetimi baştan itibaren süresiz bir grevi engellemek için her şeyi yaptı. “Sorunu politikleştirmeliydik ve krizin faturasını kim ödeyecek sorusunu gündeme getirmeliydik. Böyle bir strateji ile çok daha fazla yaptırım gücü oluşturabilirdik” diyor Riexinger.

Toplumsal baskı oluşturmanın somut koşulları değerlendirilmediği gibi kamu emekçilerinin mücadele yanlısı tutumları da sendika yönetimi tarafından kamu patronlarının üzerinde baskı oluşturmak için değerlendirilmedi. Riexinger bu konuda hazırlıkların ciddi yapılmamasına karşın kısa süre içinde 120 bin kamu emekçisinin uyarı grevine çıktığına dikkat çekiyor. (YH)

* Kamu sözleşmelerini DGB’ye bağlı ver.di, GEW ve GdP sendikalarının yanı sıra Alman Memurlar Birliği DBB ortak bir komisyon ile sürdürüyor. Oluşturulan TİS birliğinde ver.di sendikası öncü konumunda bulunuyor.

Sözleşmede neler var?

Ücretler

1 Ocak 2010                 % 1,2

1 Ocak 2011                 % 0,6

1 Ağustos 2011             % 0,5

Ocak 2011’de ayrıca bir kereliğe mahsus 240 Euro ödenecek.

İstihdam

Sözleşmede çırakların işe alınması ve yaşlılıkta kısmi emeklilik ile ilgili maddeler de yer alıyor.

Ayrıntılı bilgi için www.verdi.de adresine bakınız.

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: