Roma’nın gerçek asalakları

GERMANY/

Federal Anayasa Mahkemesi tarafından 9 Şubat günü, işsizlere verilen Hartz IV yardımının hesaplanmasında eşitlik prensibine uyulmadığı, bu yüzden yıl sonuna kadar yeniden bir düzenleme yapılarak 2011’den itibaren yürürlüğe konulmasını istemesi, Hartz IV hakkındaki tartışmaları iyice alevlendirdi.

Her ne kadar Anayasa Mahkemesi, verdiği kararda yardım miktarının azlığı ya da çokluğuna dair bir yorum yapmasa da, hesaplama konusunda eşitsizlik yapıldığına karar vermesi bile anlamlı ve olumlu bir adım olarak değerlendirilmişti. Karara gerekçe olarak, çocuklar için yardım miktarı belirlenirken, pek çok temel ihtiyacın göz önünde bulundurulmaması gösterilmişti. Yetişkinlere verilen 359 Euro’luk yardımın içinde alkol ve tütün için belli bir miktar belirtilmesine rağmen, küçük çocuklara verilen 225 Euro’luk yardımda örneğin çocuk bezi giderleri göz önüne alınmamıştı.

SPD-Yeşiller hükümeti tarafından 2005 yılında yürürlüğe konulan Hartz IV’te yapılan bu “hesap yanlışlığı”na Federal Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan itiraz, yıllardır bu yardımların insanca bir yaşam için yetersiz olduğunu savunanlar tarafından olumlu, sermayeden yana politika yapanlar arasında da olumsuz olarak değerlendirilmişti.

Bu tartışmalar sırasında, yıllardır ‘sosyal devletin tasfiye edilmesini’, ‘her şeyin piyasanın emrine verilmesi gerektiğini’ savunan neoliberal parti ve çevreler, yardım alanların sosyal devlet üzerinden “asalaklık” yaptığını savunarak, tartışmayı kendi politikalarını güçlendirmek için kullanma gayretine girdiler.

Bu kesimlerin sözcülüğünü ise koalisyon hükümetinin küçük Hür Demokrat Parti’nin (FDP) Genel Başkanı ve Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle üstlendi.

KİMMİŞ BU ROMA İMPARATORLUĞU’NUN SON ASALAKLARI?

Tartışmalar sırasında en çok konuşulanlardan biri de, Westerwelle’nin Hartz IV yardımı alanları Roma İmparatorluğu’nun son günlerindeki “asalak, yiyici takımı”na benzetmesi oldu. “Çalışmayanlara daha fazla refah vaat edenler, Roma İmparatorluğu’nun çöküş yıllarındaki asalaklara davetiye çıkarıyor” diyen Westerwelle, ayrıca halkın vergileriyle oluşan sosyal güvenlik sisteminin bu şekilde daha fazla kullanılmaması gerektiğini ileri sürerken, çalışanlarla işsizleri karşı karşıya getirmeyi de ihmal etmiyordu: “Tek başına çocuk yetiştiren ve Hartz IV yardımı alan bir kadın, tam gün çalışan bir doktor yardımcısından daha fazla gelire sahip”!

Ancak ne var ki, toplam 700 yıl süren Roma İmparatorluğu’nun asıl asalakları krallar, kraliçeler ve onların etrafındaki zümre idi. İmparatorluğun son yüzyılında (MS. 400) devlet memurlarının sayısı üç-dört kat artırılarak 30 bine çıkarılmıştı. Çünkü, ekonomik sorunları gidermek isteyen dönemin yöneticileri, halkın sırtına sürekli yeni vergiler bindirerek, bunları toplamak için yeni memurlar almışlardı. Böylece halk arasında yoksulluk ve sefalet artarken, devleti yöneten elit sınıfın yaşam standartları ise yükseliyordu. Sadece 534 yılında kraliçe Justinian’ın kendisi için ayırdığı bütçe imparatorluğun toplam bütçesinin dörtte biri kadardı!.

Sınıflı bütün toplumlarda olduğu gibi Roma İmparatorluğu’nda da, tarihsel gerçek, egemen sınıfların emekçi halkın sırtında asalak bir yaşam sürmesi olageldi. Westerwelle ‘asalak’ arıyorsa kendi sınıfının öncellerine bakmalıydı yani!

Yönetici sınıfların asalaklığı Roma döneminde kalmadı. Bugün de halkın sırtına kriz gerekçesiyle yeni vergiler, kesintiler bindirirken; kendilerine vergi kolaylığı ve teşvik adı altında milyarlar ayıran burjuvalar, emekçilerin sömürüsü ve yoksullaşması pahasına asalak bir hayat sürmekteler.

HARTZ IV YARDIMI ÇOK MU YÜKSEK?

Bu tartışmalar sırasında, Hartz IV yardımının, çalışanların maaşlarından fazla olduğu ileri sürülerek emekçiler arasında düşmanlık ve rekabet körüklenmeye, bölünme derinleştirilmeye çalışıldı. Tartışmanın asıl amaçlarından birisinin de çalışanları, çalışamayan emekçilere karşı kışkırtmak olduğu görüldü.

Almanya’da halen Hartz IV yardımı alan bir yetişkine kira dışında 359 Euro, 14 yaşının altındaki çocuklara ise 207 Euro veriliyor. Bu miktarın, insanların sosyal, kültürel hayata katılmasına, yeterli beslenmesine yetmediği ise ortada. Örneğin yardım alanlara, ulaşım harcaması için 11.27 Euro ayrılmış. Bu para ileyse ancak ayda beş kez metro ya da otobüse toplu taşıma aracı bileti alabilirsiniz yani.

Hartz IV alan işsizlerin, çalışan işçilerden daha fazla gelire sahip olduğu propagandasına gelince; burada asıl sorgulanması gereken konu, çalışan emekçilerin neden düşük ücret aldığıdır. Sosyall yardım alanların geçim sıkıntısı çektiği bir ülkede onlardan da düşük gelire mahkum edilen emekçilerin halini varın düşünün artık. İşçi ücretlerinin aşağı çekilmesi için elinden gelen yapan bir partinin başkanı, tam bir ikiyüzlülük örneği göstererek şimdi bunu kendi lehine kullanma arsızlığına girişiyor bir de!

Resmi rakamlara göre bu ülkede 6 milyondan fazla insan herhangi bir işte çalışmasına rağmen, aldığı maaş geçimine yetmediği için aynı zamanda devletten değişik miktarlarda (konut parası vb.) yardım almak zorunda kalıyor. Bunun sorumlusu ise, çalıştıkları halde yoksulluk içinde yaşayan emekçilerin değil, uygulanan politikalar, çıkarılan yasalarla bunun önünü açan neoliberal partiler ve politikacılardır.

Hartz IV yardımı alanları aşağılayıp hakaret ederken, asıl amaçlananlardan biri de zaten bu düşük ücret politikasının daha da sağlamlaştırılması, yoksulluk standardının biraz daha aşağı çekilmesidir.

Bunu yapan FDP gibi partiler, varoluşlarının doğası gereği, işverenlere vergi kolaylığı sağlamak, banka ve büyük işletmelere milyarlarca Euro’luk kriz desteği sunmak gibi adımlar atmakta bir çelişki görmüyorlar. Birkaç yüz Euro’luk yardımı emekçilerin burnundan getirenler, ülke bütçenin önemli bir bölümünü sermayeye hibe etmeyi ise, mecburen yapılması gerekli bir ‘görev’ olarak pazarlamaya çalışıyorlar.

Ne var ki; hem Almanya hem de dünya ekonomisinin içinde bulunduğu durum, ‘liberal ekonomi’ balonunu patlatmış bulunuyor. Güya ‘ekonominin kendi akışına bırakılmasını, piyasanın kendi kurallarının egemen olmasını’ savunan liberaller, krizle birlikte “devlet ekonomiye el atsın; ekonomiyi canlandırmak için devlet desteği şart’ demeye başladılar. Kendilerine gelince devleti göreve çağıranlar, işçi ve emekçilere gelince serbest pazarı savunuyorlar. Bunların serbestliğinin sınırı kendi cepleriyle sınırlı yani.

Ancak bu adaletsizliği ve çifte standardı pervasızca savunan FDP’nin gösterdiği arsızlık burjuva partilerden bile tepki gördü. Çünkü kriz dönemiyle birlikte sözkonusu çelişki ve ikiyüzlülük, emekçi halk nezdinde daha net görülmeye başlandı. Hükümetin büyük ortağı bile halktaki tepkileri yatıştırmak için FDP’yi frenleme ihtiyacı gösterdi. Ve bu tartışmalar sırasında belki de en anlamlı yanıtı CDU Eski Genel Sekreteri Heiner Geißler verdi: “Roma İmparatorluğu’nda zenginler tıkındıktan sonra eşek sütünde banyo yapıyorlardı ve Kral Caligula sonunda bir eşeği elçi atadı. Bizde ise şimdi bir eşek dışışleri bakanı oldu.”

Bir avuç azınlığın, büyük çoğunluğu yoksulluk ve sefalete sürükleyerek kurduğu şatolar eninde sonunda yıkılacak. Yıkılmaz denilen Roma İmparatorluğu’nun çöküşü de bu gerçeğin bir ifadesiydi. Günümüzün ‘Roma İmparatorlukları’ da kaçınılmaz olarak bu sonu paylaşacak ve bu sefer sadece dönemin asalakları değil, asalaklığı doğuran sistemin kendisi de tarihe karışacak! (YH)

Liberal’in Türk’ü, Alman’ı fark eder mi?

FDP Başkanı Guido Westerwelle’nin Hartz IV alanları “asalak” ilan etmesi, bu partiden milletvekili seçilen Serkan Tören tarafından da olduğu gibi desteklendi. AA’nın konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Tören, “Ben de Westerwelle’nin görüşlerine katılıyorum. Emeğe saygı gösterilmeli. Çalışanlardan daha az vergi alınmalı. Çalışanlar, çalışmayanlardan daha fazla ücret almalı“ dedi.

Patronların daha fazla kazanması, ücret yan giderleri ödememesi gerektiğini de savunan Tören, Hartz IV alanların “asalak” ilan edilmesine verdiği bu destek ile, tam da partisinin adamı olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.

Tören, seçildikten sonra yaptığı ilk açıklamada da kriminal yabancıların mutlaka sınırdışı edilmesi gerektiğini savunmuştu. (YH)

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: