Sübyancılık Katolik Kilisesi’ni sarsıyor

kilise cocuklar

Almanya’da son haftalarda ortaya çıkan ‘sırlar’ Katolik Kilisesi’ne bağlı okullardaki pedofili (sübyancılık) skandalının boyutunun bilinenden çok fazla olduğunu gösterdi. Almanya’nın en saygın liselerinden biri olan Berlin’deki Canisius Koleji’nde patlak veren olayın Cizvit Tarikatı’na bağlı diğer okullarda da yaygın olduğu, şimdiye kadar 120 mağdurun suç duyurusunda bulunduğu belirtildi.

Canisius Koleji ile ilgili skandal, Aralık ayında tarikata ait bir dergide yayımlanan makaleyle ortaya çıktı. Ocak ayı sonunda kadar, okul müdürü Peder Klaus Mertes’e yedi taciz mağduru başvurdu. 1994’ten beri okulda görev yapan Mertes, olayları bir araya getirip, okulun eski öğrencilerine bir mektup yazdı. Okul adına tüm mağdurlardan özür diledi. Mektup daha sonra basına yansıdı. Mertens, zaman aşımına uğraması nedeniyle suçluların cezalandırılmayacağını, ancak suiistimal olaylarının açığa çıkarılması ve yaşanan acıların açtığı yaraların az da olsa tedavisi için “kurban”ları ifade vermeye çağırdı.

KATOLİK KİLİSESİ’NDEN RESMİ ÖZÜR

Almanya tarihinde ilk kez Katolik Kilisesi, bir konuyla ilgili olarak resmen özür diledi. Almanya Piskoposlar Konferansı Başkanı Robert Zollitsch, olayı Papa 16. Benedikt’e götüreceğini söyledi. Cizvit Tarikatı’nın Almanya yöneticisi Stefan Dartmann da “Mağdurlar, sıkıntıcı verici anıları beraberlerinde taşıyorlar ve şimdi de seslerini yükseltiyorlar. Bunun için onlara teşekkür ediyorum. Kolejde yaşanan tüm olaylardan ve o dönemin tarikat sorumlularınca gereken tepkinin verilmemesinden dolayı da özür diliyorum” dedi. Tarikatın, iddiaları araştırmak üzere görevlendirdiği Avukat Ursula Raue, son haftalarda 120 mağdurun başvurduğunu kaydederek “1950’li ve 60’lı yıllarda da benzer şeylerin yaşandığını, hatta daha kötü olduğunu, bir tarikat görevlisine karşı harekete geçmeye ya da ailelerine haber vermeye çekindiklerini söyleyen insanlardan telefonlar geldi” dedi.

Avukat, sadece Cizvit Tarikatı’ndaki olaylar hakkında değil diğer farklı kilise kurumları hakkında da rapor tutuyor. Suçlamalardan birinde bir Protestan Enstitüsü’ne değiniliyor, diğerleri ise Katolik okulları ve gençlik kurumlarıyla alakalı. Toplam 12 öğretmen ve eğitimci suçlanıyor.

Kilise yönetiminin bu taciz ve istismar olaylarından haberdar olduğu halde, buna göz yumması ve suçu işleyenlerin işine son vermek yerine, olayın gizlenerek, papazların başka görevlere tayin edilmesi eleştiriliyor.

Öte yandan Hamburg ve Hannover kentlerinde aynı tarikata bağlı liselerde, Cizvit papazların öğrencilere cinsel tacizde bulunduğunun ortaya çıkması, skandalın boyutlarını daha da genişletti. Olayın kurbanlarının kiliseye karşı tazminat davası açmayı planladıkları ve bu bağlamda ABD’de yaşanan benzer bir olayın davasıyla ilgilenen avukatlarla ilişki kurdukları belirtiliyor. ABD`de, Roma Katolik Kilisesi’ne bağlı Los Angeles Başpiskoposluğu, 2007 yılında kiliseye bağlı papazların karıştığı cinsel taciz olayları nedeniyle açılan davaları sona erdirmek amacıyla 650 milyon dolar tazminat ödemeyi kabul etmişti.

Almanya’dan önce İrlanda Katolik kilisesi de bu türden bir skandalla sarsıldı. İrlanda’da Katolik kilisesinde papaz ve rahibelerin binlerce çocuğa cinsel tacizde bulunduğu belirlendi. İrlanda’da zan altında kalan din adam ve kadınları, kilise tarafından görev yaptıkları yerden başka yere atanarak korunmaya alınmışlar, gittikleri yeni yerlerde pedofiliye (sübyancılığa) devam etmişler. Elli yıldır bu böyle devam etmiş. Olayın patlak vermesi üzerine Papa Ratzinger, İrlanda’nın tüm piskoposlarını Vatikan’a çağırarak azarladı.
Ancak, Ratzinger’in, Vatikan’da kardinalken, tacizcileri yargıya ihbar edenlerin aforoz edilmesini tavsiye eden komisyonun başında olması inandırıcılığını yok ediyor. Kiliseden özgürlükçü düşünceleri nedeniyle aforoz edilen Ute Ranke Heinemann, bu konuya dikkat çekerek, Ratzinger’in şimdiye kadar sübyancılığı koruyan sistemin içinde yer aldığını, olaylar üstü örtülemeyecek hale gelince sadece şov yaptığı ve ‘timsah gözyaşları döktüğü’nü söyledi.

Bunun en açık örneğini ise Augsburglu papaz Walther Mixa ortaya koydu ve sübyancılık olaylarından kilisenin ve din adamlarının değil ‘cinsel yozlaşma ve cinsel devrimin sorumlu olduğu’nu buyurdu! (YH)

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: