Okul öncesi eğitimde sorunlar büyük

kindergarten2

Federal İstatistik Dairesi’nin yayınladığı yeni bir istatistiğe göre, göçmen çocukları okul öncesi eğitimden daha az yararlanıyor. 6 yaş altı çocukların kreşlere ve anaokullarına gitme oranlarını ortaya koyan istatistik, bu oranın Alman çocuklarında yüzde 61, göçmen çocuklarında ise yüzde 47 olduğunu gösteriyor. Göçmenlerin toplumsal yaşamda dışlanmalarının okulöncesi eğitim alanındaki yansımasını ortaya koyan bu rakamlar kadar, istatistiğin yayınlanmasından sonra sürdürülen tartışma da oldukça çarpıcı.

SORUMLU OLAN YİNE GÖÇMENLER!
Rakamları değerlendiren Uyumdan Sorumlu Federal Devlet Bakanı Maria Böhmer teşhisi hemen koyarak, “Rakamlar, birçok göçmenin çocukların anaokuluna gitmesinin önemini kavramadığını gösteriyor. Oysa çocuklar eğitime ne kadar erken çağda başlarsa, okulda ve sonraki yaşamında o ölçüde başarılı olur” dedi. Okul öncesi eğitimin ve dil öğrenmenin başarılı uyum açısından belirleyici olduğunu söyleyen Böhmer, velilere çağrı yaparak, yasal güvence altına alınmış kreş ve anaokulu eğitim hakkından yararlanmalarını istedi.
Çocukların eğitiminden birinci derecede velileri yükümlü ve sorumlu tutan Böhmer, bununla da yetinmeyerek bu konuda tesit ettiği sorunları çözmek için de yine göçmenleri görevlendirdi. Okulöncesi eğitimin önemi konusunda bilinçsiz olmakla suçladığı göçmenleri bilinçlendirmek gerektiğine inanan Böhmer, göçmen örgütlerini bu konuda çalışma yapmakla görevlendirmeyi planlıyor.
İSTATİSTİKLERİN GÖSTERDİĞİ
Federal İstatistik Dairesi’nin rakamları, diğer ekonomik verilerden ve bu alanda üretilen politikalardan soyutlanarak tek başına ele alındığında, Böhmer’in “günah keçisi” yaratmaya hizmet eden bu tespitleri ve görevlendirmeleri inandırıcı bulunabilir. Ancak rakamlar daha yakından incelendiğinde ve ekonomik gelişmelerle bağlantısı kurulduğunda karşımıza farklı bir tablo çıkıyor.
Dairesi’nin verilerine göre, klasik anaokulu çağı olarak adlandırılan 3-6 yaş grubundaki çocuklarda, anaokuluna giden çocukların oranı ortalama yüzde 92; göçmenlerde ise yüzde 84 ile 8 puan daha düşük.
Göçmen ve Alman çocukları arasındaki bu fark, 0-3 yaş grubundaki çocuklarda daha büyük.
Bu yaş grubundaki kreşe giden ya da bakıcı yanına verilen Alman çocuklarının oranı yüzde 25 iken, bu oran göçmen çocukların 10,5’e düşüyor.

BİR DE UNUTULAN İSTATİSTİKLER VAR
Uzmanlara göre göçmen ve Alman çocukları arasındaki istatistik farkı, esas olarak ekonomik nedenlere bağlı. Anaokulu eğitiminin ücretsiz olmaması, düşük gelirli ailelerin çocuklarını anaokullarına gönderememelerine yol açan başlıca etken. Öte yandan çocuğunu anaokuluna göndermek isteyen velilerin çalışıp çalışmadıkları, kayıt sırasında belirleyici oluyor. Ebeveynleri çalışan çocuklara öncelik tanınması, anne ya da babası işsiz çocukların kayıt sırasında ikinci plana atılması bu farkı yaratan diğer bir neden. Göçmen aileler yoksulluk ve işsizlikten ortalamanın üzerinde etkilendikleri için, bu fark çocukların eğitimine de yansıyor.
Anaokullarının aşamalı olarak ücretsiz hale getirildiği eyaletlerde Alman ve göçmen çocukları arasında bu farkın hızla ortadan kalkması, sorunun gerçek çözümünün nerede yattığını gösteriyor. Örneğin anaokullarının son yılı için ücret talep edilmeyen Saarland eyaletinde söz konusu yaş grubundaki göçmen çocukların oranının sıçrama gösterdiği belirtiliyor. Aynı şekilde okulöncesi hazırlık sınıflarında verilen eğitimin ücretsiz olması, göçmen ailelerin bu olanaktan yararlanma konusunda hiç de bilinçsiz davranmadıklarını gösteriyor. Örneğin Berlin eyaletinde hazırlık sınıflarına giden göçmen çocuklarının oranı, ilkokullara kayıt yaptıran çocukların oranından 6 puan fazla.

BAKIM PARASI SORUNU DERİNLEŞTİRECEK
Dolayısıyla okulöncesi eğitimin ücretsiz hale getirilmesi, herkesin yasalarla güvence altına alınmış olan bu haktan eşit ölçüde yararlanmasının en önemli önkoşulu. Ancak eyaletler ve federal düzeyde izlenen politikalar bu yönde değil. Tersine, Federal hükümet ortakları, 2013 yılından itibaren yürürlüğe koymayı planladığı Bakım Parası ile sorunları derinleştiren bir uygulamaya geçmek istiyor. Söz konusu uygulama ile 1-3 yaş grubundaki çocukların velileri, çocuklarını kreşe göndermemeleri veya bakıcı yanına vermemeleri durumunda ayda 150 Euro bakım parası alacaklar.
Uzmanlar, bu uygulamanın çocukların okulöncesi eğitimini geliştirmeye hizmet etmeyeceği konusunda hemfikir. Özellikle göçmen ailelerin ve çocuklarının bu alanda yaşadığı sorunlar göz önünde bulundurulunca, hükümet temsilcilerinin önümüzdeki yıllarda daha sık medya karşısına çıkarak, sorunların mağduru olan velilerle çocuklarını, özellikle de göçmen velileri suçlayacaklarını tahmin etmek hiç de zor değil.

MEHMET ÇALLI

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: