‘Bunlar vurulmayı hak ediyor’

“Irish Daily Star” gazetesinin 31 Mart tarihli manşeti “Bunlar vurulmayı hak ediyorlar” idi. “Bu iki banker piçinin maliyeti bize 25 milyar Euro’ya patladı” ifadesiyle başlayan haberde “Anglo Irish Bank” (AIB) ve “Irish Nationwide Building Society” bankalarının istifa ettirilen şeflerinin fotoğrafları yer alıyordu.

BANKALARIN GÖZÜ DOYMUYOR
“Halkın öfkesini” dile getirdiğini (!) ifade eden “Irish Daily Star” gazetesi, manşetinde yansıttığı sözlerin de internet sayfalarında devam eden tartışmalara katılan birine ait olduğunu belirtiyor. İrlanda halkının bankalara yönelik öfkesinin giderek artmasının maddi temelleri var kuşkusuz. Krizin mali sermayeyi vurmasıyla birlikte bankalara iki yıl süreliğine toplam 500 milyar Euro güvence veren İrlanda hükümeti bankaları kısmen devletleştirmişti. Bu kapsamda AIB’nin yaklaşık yüzde 75’i İrlanda devletine geçmişti. 2009 yılını 12,7 milyar Euro zararla kapayan AIB daha önce 15,1 milyar Euro hacminde çürük emlak kredisini de devletin sırtına yıkmıştı.
Banka asıl olarak devlete ait olmasına karşın maliye bakanlığı yetkilileri AIB’nin gerçek borçları hakkında kesin bilgileri olmadığını söyleyebiliyorlar. 2009 bilanço raporlarının yayınlanmasından sonra “bankaların açıkladıkları ayrıntılar bizi şoke etti” diye konuşan İrlanda Maliye Bakanı Brian Lenihan, “En kötü beklentilerimiz katlanarak büyüdü” dedi. Buna karşın bankalara para vermeyi sürdürmek zorunda (!) olduklarını ileri süren Lenihan, “Ülkenin en büyük bankalarının iflasına göz yumsaydık bunun faturası vatandaş için çok daha yüksek olurdu” diyerek önümüzdeki aylarda bankalara aktarılacak kaynakları haklı çıkarmaya çalışıyor.
İrlanda hükümeti 31 Mart günü bankalara 22 milyar Euro vermeyi karar altına aldı. Ancak bunun yeterli olmayacağı şimdiden biliniyor. Hükümetin kararlaştırdığı 22 milyarın 10,4 milyarı AIB’ye verilecek. Ama sadece AIB’nin bu yıl içinde 22,3 milyar Euro’ya ihtiyacı olduğu biliniyor. Bazı piyasa uzmanları İrlanda bankalarının 400 milyar Euro tutarında çürük kredilere sahip olduğuna dikkat çekerlerken hükümetin verdiği 500 milyar Euro’luk güvencenin er yada geç kullanılacağını belirtiyorlar.

“YARDIM ALAN BANKALAR DEVLETLEŞTİRİLSİN!”
Mali krizden etkilenen bankalara Almanya’da da yardım verilmesi gündeme geldiğinde değişik çevreler, “Yardım alan bankalar devletleştirilsin” talebini gündeme getirmişlerdi. Benzeri bir talep yine yardım alan tekeller içinde ileri sürülmüştü.
Ancak İrlanda’da yaşananların aynısı bugün Almanya’da da yaşanmakta ve batık bankaların iflasının engellenerek devletleştirilmesinin sadece mali sermayeye faydası olduğu görülmekte. Hatırlanacağı gibi dönemin Federal Hükümeti sadece bankaları kurtarmak üzere 480 milyar Euro hacminde bir “güvence paketi” hazırlamıştı. Güvence paketinin 28 milyarı merkezi hükümet tarafından bankalara nakit olarak aktarılırken 145,7 milyar Euro ise güvence olarak verilmişti. Örneğin Commerzbank’a 18,2 milyar Euro verilirken HRE’ye değişik kaynaklardan toplam 35 milyar Euro verildi. Aynı zamanda HRE’ye piyasalardan sıcak para bulabilmesi için 95 milyar Euro hacminde kredi güvencesi sağlandı. Eğer HRE, piyasalardan aldığı kredileri ödeyemezse, ki piyasa uzmanları arasında bu olasılık hayli yüksek olarak değerlendiriliyor, 95 milyar Euro devlete fatura edilecek. Nitekim HRE bankasının yüzde 95’i, Commerzbank’ın da yüzde 25,1 devlete ait. Yani devlet her iki bankada en büyük hissedar olarak bütün zararı karşılamak zorunda kalacak!
Bunların yanı sıra bir de eyalet bankalarının eyalet hükümetlerinden aldıkları nakit yardımlar ve kredi teminatları var. Bunların toplam miktarının da 100 milyar Euro’ya yakın olduğu tahmin ediliyor.
Almanya ve İrlanda’da yaşananların tekil örnek olmadığı bilinen bir gerçek. Bütün ileri kapitalist ülkelerde özellikle mali sermayeyi kurtarmak üzere hazırlanan dev kurtarma paketlerinin faturası emekçi halkın sırtına yıkılıyor.

BANKALAR KALDIKLARI YERDEN DEVAM EDECEKLER!
İrlanda hükümetinin bankalara 22 milyar Euro vermeyi kararlaştırdığı 31 Mart günü, Almanya’da da hükümet hazırladığı bir yasa tasarısıyla bankaları korumaya aldı. Şimdiye kadar bankalara verilen yardımlara karşı tepkileri boşa çıkarmak için, “Bankaların durumları düzeldiğinde bu parayı geri alacağız” diye açıklamalar yapan hükümet, şimdi tam tersini yaptı.
Alınan karara göre geride bıraktığımız iki yıl içinde bankalara verilen paraların tek Cent’i bile geri dönmeyecek! Hazırlanan “Bankalar Fonu” yasa tasarısını kamuoyuna tanıtan Federal Maliye Bakanı Wolfgang Schäuble, “gelecek olası bir krizde faturanın vatandaşa çıkmaması için bu yolu seçtik” diyor. Almanya’da faaliyet gösteren bütün bankalardan yapılacak kesintilerin fona aktarılacağını belirten Schäuble, gelecek krizlerde biriken bu paranın kullanılacağını söylüyor. Ancak oluşturulan fonun benzeri bir krizde “devede kulak” kalacağını ve dolayısıyla faturanın yine emekçilere çıkartılacağını söylemek mümkün.
Hükümetin planlarına göre bütün özel ve kamu bankalarının fona aktaracağı yıllık toplam miktar sadece 1,2 milyar Euro dolayında. Yani hükümetin aldığı önlemin (!) bir işe yaraması için önümüzdeki 50 yıl içinde mali sektörde hiçbir krizin yaşanmaması gerekiyor! Sadece bir bankanın batması bile “Bankalar Fonu”nun iflas etmesine neden olacak, yani bir işe yaramadığını ortaya çıkaracak.
Kısacası hükümet, hazırladığı yasa tasarısı ile bankalara “kaldığınız yerden devam edebilirsiniz” sinyalini verirken, önümüzdeki dönem yaşanacak krizlerin faturasını yine emekçilerin sırtına yıkmakta kararlı olduğunu da ortaya koymuş bulunuyor. (YH)

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: