Die Fremde-Yabancı

Almanya’da yetişmiş olan Umay, evlenip İstanbul’a gider. Ancak eşinden gördüğü şiddet üzerine çocuğunu da yanına alarak tekrar Berlin’e ailesinin yanına döner. Annesinin söylediği ilk cümle, “Çok şey istiyorsun” olur. Babası ise hemen geri dönmesini ister. Yoksa Umay’ın eşi gelip çocuğunu teslim alacaktır…
Umay ise, çocuğuyla birlikte, ayakları üzerinde durabildiği bir yaşam sürdürmek arzusundadır. Baba evinden de kaçar. İlk durağı bir kadın sığınma evi olur. Orada da barınamaz ne yazık ki… Oğlu hep yanındadır ve barınılan her yerde sevdiklerine kendinden bir hediye bırakarak kaçışına devam eder. Kaçar kaçar da nereye kadar?
Ancak filmde anlatılan yalnızca acı çeken kadınlar değil. Gelenek, görenekler ve toplumsal baskı nedeniyle acı çeke çeke kızlarını suçlayan, zorlayan hatta bazen ölüme mahkum eden babalar ve ağabeyler de var. Kısacası film “durdurun bu canavar babaları” yerine “yeter artık gerici, kadını köle haline getiren gelenek görenekleri durdurun” diyor. Kişileri değil toplumsal yapı ve değerleri hedef alıyor. İşlenen konu göçmenler gündeme getirildiğinde ilk sırada yer alan bir konu. Gösterilen sahneler -baba ve ağabeylerin ruh durumları dışında- kafamıza yerleştirilen klişeler. Farklı olan acı çeken ama kararından vazgeçmeyen, kızını, kardeşini seve seve ölüme göndermeye hazır olan baba ve erkek kardeşler. Alman seyirci açısından anlaşılması zor bir durum. Zor ama yine de klişelere uygun, “Türkiyeliler anlaşılması zor, sağı solu olmayan insanlar. Seviyorlar mı, dövüyorlar mı belli değil. Görünüşe aldanmamak lazım, bugün yüzümüze gülen biri yarın kızını, karısını, hatta bizi bile öldürebilir…”
Almanya’da her yıl sonu ölümle veya yaralanmayla biten ortalama 70 namus cinayeti işlendiği düşünüldüğünde bu konunun ele alınması oldukça önemli. Sorunun toplumsal yapıdan kaynaklandığının vurgulanması da!
Belki bu sayede entegrasyonun önündeki engeller kaldırılır, genç kızlara öğretim, eğitim ve çalışma olanakları sunulur ve kurbanlardan değil de başarılı olanlardan söz edilir. Hep birlikte gidilip ardından tartışma olanağı sunan filmi, Sibel Kekilli’nin harika oyunculuğunu görmek için de izleyin…

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: