Bakan Aygül Özkan’ı nasıl bilirdiniz?

CDU’lu Aygül Özkan’ın Aşağı Saksonya Eyaleti’nde Sosyal İşler Bakanlığı’na getirilmesinin ardından Türk ve Alman basını Özkan’ın sürekli olarak Türk ve Müslüman kimliğini öne çıkardı. Halbuki, kısa süre içerisinde ortaya çıkan bulgular dahi Özkan’ın siyaset basamaklarını hızla tırmanmasında asıl olarak ekonomik-politik görüşlerinin CDU ile gayet uyum içinde olduğunu gösteriyor.
Özkan’ın Hamburg’da TNT Post’un müdürlüğünü yaptığı biliniyor. Der Spiegel dergisinde (8/2010) yer alan bir haberde, aralarında Türkiye kökenlilerin de olduğu TNT Post işçilerine Özkan’ın ayrıntılı bir şekilde “ahlak dışı” çalışma koşullarını ve düşük ücretleri nasıl dayattığı gözler önüne serildi.
Bir Hollanda firması olan TNT Post, posta hizmetlerinin özelleştirilmesinden sonra Almanya piyasasında kendisine yer edinmek için girişimde bulunmuştu. Deutsche Post ile daha fazla rekabet edebilmek için mektupları ucuza dağıtmaya başlayan TNT Post, bunun faturasını da her zaman olduğu gibi, insanlık dışı koşulları dayatarak çalışanlara kesti.
2006’da Hamburg TNT Post müdürlüğüne getirilen Özkan, aralarında çok sayıda Türkiye kökenlinin de olduğu 400 insanı işe alarak, Deutsche Post ile rekabete başladı. Bu rekabetin asıl dayanağı ise, sosyal haklardan yoksun düşük ücretle çalıştırmaydı. Planlar hiç zaman kaybetmeden hızla yaşama geçirildi. Her geçen gün artan işe paralel olarak çalışma koşulları daha da kötüleştirildi.
İlk etapta mektup dağıtan emekçilerle saat ücreti 8 Euro ve yılda 24 gün izni içeren iş anlaşması yapan Özkan, daha sonra şartları değiştirdi. Yıllık izin süresi önce 20 güne düşürüldü, sonra 22 güne çıkarıldı. Saat ücreti ise 8 Euro’dan 7.50 Euro’ya düşürüldü.
Bununla da yetinmeyen Özkan, haftalık çalışma süresini 30 saat ile sınırlayarak, çalışanın eline ayda brüt olarak en fazla 975 Euro geçmesini sağladı. İş yoğunluğundan ötürü yapılan fazla mesailerin yüzde 10’u normal çalışma olarak gösterildi ve böylece çalışanlara mesai zammı verilmedi. böylece çalışanların üç saat ücretsiz mesai yapması sağlandı. Yine çalışanların mektup dağıtmaya çıkmadan önce yaptıkları hazırlıklar da resmi çalışma süresi olarak sayılmadı.
Yani; bir hukukçu olarak çalışanların sırtından TNT Post’un fazla kazanması, Deutsche Post ile rekabet edebilmesi için bütün inceliklere başvurmayı ihmal etmedi.
Ne var ki; Özkan’ın bu kadar kuralsızlık dayattığı mektup dağıtma sektöründe 2007 yılında büyük koalisyon hükümeti (CDU/CSU-SPD) hükümeti Ver.di Sendikasıyla yaptığı görüşmeler sonrasında “posta asgari ücreti”ni kabul etmişti. Buna göre bu sektörde asgari saat ücreti 9,80 Euro olarak belirlenmişti.
Yani, Özkan verdiği 7.50 Euro ile aynı zamanda hükümet tarafından karar altına alınan yasayı da ihlal ediyordu. Ancak, bu ihlal bir biçimde “kılıfına uyduruluyordu”.

ÖZKAN, ŞİMDİ BAŞKA KONUŞUYOR
Taze bakan Özkan, uygulamalarıyla TNT Post çalışanlarına açıkça yoksulluk ve çalıştıkları halde devlet yardımı almayı dayatıyordu. Ver.di Sendikası’nın verdiği bilgiye göre ayda net olarak 800-900 Euro arası maaş almak zorunda kalan TNT Post çalışanlarının üçte ikisi çalıştığı halde devletten yardım alıyordu.
Ama Özkan, şimdi bakanlık koltuğuna oturmuş popüler bir bakan olarak eski günleri pek hatırlamak istemiyor. Üstüne üstlük, “İyi iş karşılığını almalı”, “Ahlak sınırlarını aşan ücretler olmamalı” diyor.
Ancak kendisinin, müdürlük yaptığı yıllarda bu sınırı aştığını ise hatırlamak istemiyor.
Der Spiegel’in haberinde ilginç bir noktaya daha dikkat çekiliyor. Özkan’ın başkanlığını yaptığı Hamburg Türk İşverenler Birliği, göçmenlere işyeri yaratma adı altında 2007 yılında belediye ve AB kaynaklarından 370 bin Euro almış. Bu para karşılığında 200 göçmene iş bulunduğu beyan edilmiş. Gerçekte ise sadece 29 göçmene Özkan’ın müdürlüğünü yaptığı TNT Post’ta iş verilmiş ve bu da büyük bir başarı olarak sunulmuş.

TÜRKİYELİ İŞÇİNİN ÇIKARI İLE ÖZKAN’IN ÇIKARI AYNI
OLABİLİR Mİ?

Şimdi durup sormak gerekiyor: “Türk” ya da “Müslüman” kimliği ile öne çıkan Özkan ile TNT Post’ta çalışan “Türk” ya da “Müslüman” emekçilerin çıkarı aynı mı? İkisi de hayat karşısında aynı yerde mi duruyor?
Kesinlikle hayır! Özkan, dün olduğu gibi bugün de patronların, sermayenin yanında yer alıyor Ve orda durduğu sürece siyaset merdivenlerinde yükselme şansı verilmektedir. Sahip olduğu ekonomik-politik dünya görüşü daha fazla kar için daha fazla sömürüyü gerektiriyor, o da bunu uygulamakta tereddüt etmiyor.
Dolayısıyla, Almanya’da emeğiyle geçinin Türkiye kökenli işçilerin Özkan’ın bakan olarak atanmasına sevinmesi için bir neden bulunmuyor. Çünkü ayrı sınıfın fertleri olarak farklı cephelerde yer alıyorlar.
Aygün’e bir Türkiyeli işçiden çok onu bakan yapan CDU’lu politikacılar Christian Wulff veya Ole von Beust ne kadar yakın ise, Türkiye kökenli işçiye de TNT Post’ta aynı kaderi paylaştığı emekçiler Hans, Michael, Anna veya Angelika o kadar yakındır.
Hayat asıl olarak bu gerçek üzerinden sürüp gidiyor. (YH)

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: