Avrupa’da kriz paketleri

Yunanistan Hükümeti’nin yardım talepleri Almanya’nın katı tutumu nedeniyle Avrupa Birliği içinde uzun süre tartışma konusu oldu. Almanya “her koyun kendi bacağından asılır” misali, “Yunanlı dostlarımız sorunlarını kendileri çözsünler.” diyerek Yunanistan’a AB fonlarından veya Avrupa Merkez Bankası (AMB) aracılığıyla yardım verilmesine şiddetle karşı çıkıyordu. Fakat Almanya bu tutumundan vazgeçti! Hem öyle vazgeçti ki sadece Yunanistan’a değil Euro kullanan ve ekonomisi darda olan bütün ülkeler tarafından kullanılmak üzere 750 milyar Euro hacminde bir “kurtarma paketi” hazırlanmasına önayak oldu.
Yeni Hayat’ın önceki sayılarında Almanya’nın nasıl ve neden bu tutumundan vazgeçtiği değişik yazılarda incelenmişti. Bu yazımızda Yunanistan’ın yanı sıra diğer Euro ülkeleri için hazırlanan paketlerin ne kadar işe yarayacağı ve geniş emekçi kitlelerini bekleyen tehlikeler üzerine durmak istiyoruz.

YUNANİSTAN 110 MİLYAR İLE KURTULUR MU?
Yunanistan Maliye Bakanı Giorgos Papakonstantinou, 2 Mayıs günü gece yarısı ajanslara gönderdiği bir faksla, “Euro AB ülkeleri Yunanistan’a kredi verme ve süresi dolan devlet tahvillerini AMB aracılığıyla satın alma üzerine karar verdi” diyerek “mali piyasaları rahatlatmaya” çalıştı.
Bu yılın başından beri iki kez süresi dolan devlet tahvillerini karşılamak (yani kredi borçlarını kapatmak) için piyasadan para bulmaya çalışan Yunanistan bir hayli zorlanmıştı. Rayting ajanslarının kredi notunu düşürmesiyle birlikte Yunanistan, piyasadan ancak çok yüksek faiz ödeme koşuluyla kredi alabiliyordu.
Ancak çoğu kez alınacak kredilerin sigortalanması konusunda yaşanan sorunlar nedeniyle Yunanistan piyasadan kredi bile bulamıyor veya fahiş düzeyde olan faizlerin üzerine bir kez daha sigorta faizi ödemek zorunda bırakılıyordu.
Yunanistan Hükümeti, Mayıs’ın ikinci haftasında hazırlanan paketten 20 milyar Euro’yu hemen talep etti. Nitekim Yunanistan, 19 Mayıs günü süresi dolan on yıllık devlet tahvillerini ödemek zorundaydı. Yani Yunanistan, 20 milyar Euro’luk borcunu ödeyebilmek için 20 milyar Euro borç aldı!
İşte tamda burada “110 milyarlık kurtarma paketi ne işe yarayacak” diye sormak gerekiyor. 2009 sonu itibariyle toplam 273,407 milyar Euro devlet borcu olan Yunanistan’ın önümüzdeki 36 ay içinde 153 milyar Euro’yu geri ödemesi gerekiyor. Yunanistan’ın borçsuz konuma gelebilmesi veya Gayri Safi Milli Hasılaya oranla “kabul edilebilir” bir düzeye düşürebilmesi için yeni kredi almaması gerektiği gibi ekonomisinin istikrarlı bir şekilde büyümesi veya en azından daralmaması şartı bulunuyor!
Ne var ki bu “gerekliliklerin” hiçbiri Yunanistan tarafından yerine getirilmiyor! Zaten tek başına Yunanistan tarafından yerine getirilmesi de mümkün değil. Yunanistan 273,407 milyar Euro devlet borcunun üstüne “kurtarma paketi” adı altında fahiş düzeyde faiz karşılığında 110 milyar Euro daha borç aldı. Ülkenin ekonomisi büyümek bir yana daralıyor. Bu ise Yunanistan’ın kurtulmaktan öte uluslararası mali sermaye kuruluşlarının oyuncağı olacağı anlamına geliyor! (YH)

Küçük balıklar: Portekiz ve İrlanda

Hazırlanan 750 milyar Euro’luk “kurtarma paketi”ne muhtaç kalacak ülkelerin başında Portekiz ve İrlanda geliyor. Önümüzdeki 36 ay içinde Portekiz’in 88 milyar Euro’ya, İrlanda’nın ise 80 milyar Euro’ya ihtiyacı var. Her iki ülkenin de piyasadan aldığı krediler için faizleri sürekli yükseliyor. Rayting ajansları Yunanistan’da olduğu gibi bu iki ülkenin de kredi notlarını sürekli düşürüyor.
Yunanistan’ın maruz kaldığı uygulamalara ve düştüğü pozisyona düşmek istemeyen Portekiz hükümeti bir süre önce “İstikrar ve kalkınma programı” adı altında bir tasarruf paketi karar altına almıştı. Buna göre değişik tasarruflarla bütçe açığı yüzde 9,4’ten yüzde 8,3’e düşürülecekti. Fakat, Portekiz için ulaşılması güç olan bu hedef AB Komisyonu’nun baskısıyla değiştirildi. Hükümetin yeni hedefi 7,3 olarak açıklandı. Bu da hükümetin 2010 yılı için tasarruf hacmini 1,7 milyar Euro artırarak yaklaşık 3,5 milyar Euro’ya çıkarması anlamına geliyor.

SOCRATES BÜYÜMEYİ VARSAYIYOR!
Başbakan Jose Socrates, bütçe açığını aşağı çekme planlarında ülke ekonomisinin ciddi olarak büyüyeceğinden hareket ediyor. Ancak bunun gerçekleşeceğine ilişkin veriler mevcut değil. Tam tersine Portekiz ekonomisinin, dalgalanmalarla birlikte yıl genelinde daralması bekleniyor.
Bu durumda Socrates Hükümeti’ne yukarıda ifade edilen hedeflere ulaşmak için “geleneksel” metotları uygulamak kalıyor! Yani bir taraftan işçi ve emekçilerin haklarını gasp etme, diğer taraftan ise kamu mallarını özelleştirme ve ülke ekonomisine gerçek anlamda katkı sunabilecek altyapı çalışmalarını erteleme. Tabi ki bütün bu önlemler, iç pazarı daraltacağı gibi Portekiz ekonomisinin uluslararası tekellere karşı rekabet gücünü de düşürecek. (YH)

Ya İspanya batarsa ne olur?

Yunanistan, İrlanda veya Portekiz’in borçlarını karşılayamaz hale gelmesi ve AB’li “dostlarının” yardımına başvurmaları üzerine ne kadar felaket senaryoları çizilirse çizilsin bu ülkelerin borçlarının toplamı düşünüldüğü kadar fazla değil. Şüphesiz bu durum sözkonusu ülkeler, özellikle de bu ülkelerin emekçileri için aynı anlama gelmiyor.
Bu yanlış anlaşılmamalı. Ne var ki İspanya’ya bakıldığında AB’nin özellikle de Euro Para Birliği’nin nasıl bir girdap içinde olduğu görülmekte. Ki, bu ülke yakından incelendiğinde Euro ülkelerinin ve IMF’nin beraber hazırladığı 750 milyarlık “kurtarma paketi”nin nedeni daha iyi anlaşılıyor.
AB’nin beşinci büyük ekonomisi olan 46 milyon nüfuslu İspanya, 2009 sonu itibariyle 559,650 milyar Euro devlet borcuna sahipti. GSMH’ye oranla yüzde 53,2 olan borç düzeyi ile İspanya Avrupa Birliği içinde aslında orta sıralarda yer alıyor. Ne var ki bu borcun 546 milyarı, yani neredeyse hepsinin vadesi önümüzde 36 ay içinde doluyor.
Bu durum sadece İspanya’yı değil bir bütün olarak Euro Para Birliği’ni zor bir duruma sokuyor. Diğer “PİİGS ülkeleri” (Portekiz, İtalya, İrlanda, Yunanistan, İspanya) gibi İspanya’nın da kredi notunu geçtiğimiz aylarda birkaç puan düşüren rayting ajansları, böylece İspanya’nın piyasadan ucuz kredi bulmasını da zorlaştırıyor. Mart ayında beş yıllık devlet tahvilleri için yüzde 2,81 faiz ödeyen İspanya, Mayıs başında aynı türden tahviller için yüzde 3,523 faiz ödemek zorunda kaldı.
Her ne kadar İspanya Başbakanı Zapetero piyasalarda para bulmakta zorlanmadıklarını ileri sürse de bu kısa sürede değişebilir. En büyük üç rayting ajansından “Standard&Poors”, ülkeyi tehdit edercesine önümüzdeki haftalarda İspanya’nın mali güvenilirliğini yeniden gözden geçireceklerini açıkladı.
Eğer önümüzdeki süreçte İspanya’nın piyasalardan para bulması zorlaşırsa ve ülke borçlarını ödemekte zorlanırsa o zaman Yunanistan’a sunulan benzeri yardımlar (devlet tahvillerinin AMB tarafından piyasadan satın alınması ve ek kredi verilmesi gibi) bu ülke için de gündeme gelecek. Ancak Yunanistan için şimdilik 110 milyar Euro hacminde bir paket yeterli olurken İspanya için bunun neredeyse beş katı, yani 550 milyarlık bir paket gerekecek. Bu ise ister istemez AB’nin patronları ve IMF tarafından hazırlanan 750 milyarlık “kurtarma paketi”nin sonu anlamına gelecek!
Sonuçta hazırlanan paket gerçekte tamamıyla kullanmak üzere değil öncelikle “piyasaları sakinleştirmek” üzere hazırlanan bir paketti!

İSPANYOL EMEKÇİLERİNİN DURUMU
Krizden ilk olarak etkilenen Euro ülkelerinin arasında İspanya’yı saymak şüphesiz yanlış olmayacaktır. Ancak büyük ekonomik sorunlar içinde olan İspanya’nın krizle birlikte bu sorunlarının katmerleştiğini söylemek daha doğru olacaktır.
AB genelinde işsizliğin en yüksek olduğu ülkelerin başında İspanya geliyor. Resmi işsizlik yıllardır yüzde 20’lerde seyrederken son aylarda özellikle gençler arasında işsizlik çığ gibi büyüdü. Resmi verilere göre 25 yaş grubunun altındaki gençler arasında işsizlik yüzde 40 dolayında.
Geçtiğimiz yıl emekçilere karşı kapsamlı bir saldırı paketi hazırlayan Zapetero Hükümeti, emeklilik yaşını kademeli olarak 67’e çıkartmayı kararlaştırmıştı. Ayrıca KDV de bu yılın ortasında yüzde 16’dan 18’e çıkartılacak. Her iki önlemin yanı sıra hükümet “Ulusal Gayret ve Fedakarlık” başlığı altında yeni bir tasarruf programı daha karar altına aldı ve parlamentoya sundu.
Emekçilerin haklarını ciddi ölçüde gasbetmeyi hedefleyen hükümete ilk reaksiyon Uluslararası Para Fonu IMF’den geldi. İspanya Hükümeti’nin doğru yönde adım attığı, ancak söz konusu programın ülkeyi istikrara kavuşturmaya yetmeyeceği kaydedilen IMF raporunda, “Umarız İspanya daha fazla zorluk içine girmez” denildi. Her ne kadar IMF, raporuyla İspanya’yı “dostça uyarır” görünse de, gerçek tam tersi. Görüldüğü kadarıyla IMF’nin yayınladığı rapor doğrultusunda rayting ajansları İspanya’nın kredi notunu yeniden düşürüp ülkeyi daha büyük zorluklar içine sokacaklar. (YH)

EURO ÜLKELERİNİN KORKULU RÜYASI: İTALYA
AB’nin dördüncü büyük ekonomisine sahip olan İtalya’da da devlet borçları uzun yıllardır yüksek düzeyde seyrediyor. GSMH’nın yüzde 115,8’i düzeyinde olan devlet borcunun bu yıl içinde yüzde 117’ye çıkması bekleniyor. Ancak devlet borçlarının artması beklenenin de üzerinde olabilir. Nitekim İtalya da diğer komşuları gibi önümüzdeki 36 ay içinde borçlarının yüzde 60’ına yakın bölümünü ödemek zorunda! Bu ise 1 trilyon 65 milyar Euro’ya denk düşüyor.
Hükümet Mart ayında işsizliğin yüzde 8,8’e çıktığını bildirirken, İtalya Sendikalar Birliği CGIL gerçek işsizliğin genelde yüzde 11,5, gençler arasında da yüzde 27,5 olduğuna yer verildi.
Devlet borçlarının yüzde 51’ini ulusal, yüzde 49’unu ise uluslararası mali sermayeden alan İtalya’nın, diğer PİİGS ülkelerine göre “şanslı” pozisyonda olduğu ileri sürülüyor. Nitekim İrlanda’nın devlet borçlarının yüzde 70’i, Portekiz ve Yunanistan’ın ise yüzde 80’i yabancı sermayeye ait! İspanya’da resmi veriler bulunmamasına karşın bu yabancı sermaye payının yüzde 70’lerde seyrettiği tahmin ediliyor.
Kısacası bu ülkeler, Yunanistan örneğinde görüldüğü gibi uluslararası mali sermaye kuruluşları tarafından daha çabuk zapturapt altına alınabilecek pozisyondalar. Ancak İtalya’nın yabancı sermayeye olan borçlarının oranı “düşük” olsa da, miktara bakıldığında 862 milyar Euro ile son derece yüksek olduğu ve bu ülkenin de rahatlıkla spekülatörlerin oyuncağı haline gelebileceğini gösteriyor.
Bunun farkında olan İtalyan hükümeti, herhangi bir uluslararası kurumdan uyarı veya kredi notu değerlendirmesi almadan, “ihtiyati tedbir” olarak 25-28 milyar Euro hacminde bir tasarruf paketi hazırlama kararı aldı.  (YH)

Yunanistan tasarruf paketi
Yunanistan hükümeti bütçe açığını düşürmek ve devlet borçlarını azaltmak için Aralık 2009’da 4,8 milyar Euro hacminde bir tasarruf paketi karar altına almıştı. 6 Mayıs günü ise bu paketi geliştirerek 2013 yılına kadar 30 milyar Euro hacminde tasarruf kararı aldı.
PAKETTE NELER VAR?
-Emeklilerin maaşları dondurulacak
-Kamu çalışanlarının ek ödemeleri yüzde 12 düşürülecek (ek ödemeler genelde ücretin yüzde 50’sine denk düşüyor).
-Kamu çalışanlarının Noel, Paskalya ve izin paraları yüzde 30 düşürülecek.
-Emekliye ayrılan her beş kamu personelinin yerine bir kişi işe alınacak.
-Büyük KDV yüzde 19’dan 21’e, orta KDV yüzde 9’dan 10’a ve küçük KDV yüzde 4,5’ten 5’e çıkartılacak
Bu kesintiler 2010 yılında başlayacak saldırıları içeriyor. 2011-12 ve13 yılları için ek tasarruf önlemlerinin gündeme gelme ihtimali yüksek görünüyor.

Portekiz tasarruf paketi
-İlk olarak devam eden Portekiz-İspanya arası hızlı tren hattı ve Lizbon Havaalanı inşaatları durdurulacak. Bunun yanı sıra ülke genelinde sanayii güçlendirmek üzere kararlaştırılan ve başlanan projeler belirsiz bir tarihe ertelendi.
-Ulusal hava yolu şirketi TAP, posta işletmesi, demiryolu hatları ve diğer bazı devlet işletmeleri kısmen özelleştirilecek. Hükümet bu yoldan 6 milyar Euro elde etmeyi hedefliyor.
-İşsizlik parası düşürülecek (resmi işsizlik oranı son 10 ay içinde yüzde 9,1’den 10,5’e çıktı!), kamu çalışanlarının ücretleri dondurulacak, kamuda yönetici pozisyonda olanların ücretleri düşürülecek ve kamu istihdamı gözden geçirilecek.
-Aylık 475 Euro’dan fazla ücrete sahip herkesin ücret vergisi 2011 sonuna kadar yüzde 1 – 1,5 arası artacak.
-KDV yüzde 20’den 21’e çıkacak
-Ulusal ekonomiye yönelik sübvansiyonlar ciddi ölçüde düşürülecek ve iki milyondan fazla kâr eden bütün işletmelerden yüzde 2,5 “kriz vergisi” kesilecek.

İrlanda tasarruf paketi
Ekonomik krizden en fazla etkilenen ve bankaların batmasıyla kısa sürede devlet borçları katlanarak artan İrlanda’da hükümet, krizin faturasını emekçilerin sırtına yıkan ilk hükümet pozisyonunda. 2009 ilkbaharında emekli maaşlarını ödemekte zorlanan hükümet Nisan ayında bütün kamu çalışanlarının maaş ve ücretlerini “emeklilerle dayanışma kesintisi” adı altında yüzde 7 düşürdü. Geride bıraktığımız Şubat ayı içinde kapsamlı bir tasarruf paketini daha karar altına alan hükümet, “Alınan önlemler yeterli olmazsa üçüncü tasarruf paketini karar altına alabiliriz” diyor.
Şimdiye kadar karar altına alınanlar:
-Kamu çalışanlarının maaş ve ücretleri yüzde 5 ila 15 arası kesilecek,
-İşsizlik parası yüzde 4,1 kesilecek, (20-21 yaşları arasında olan işsizlerin haftalık ödemeleri 204,30’dan 100 Euro’ya, 22-24 yaşları arasındaki işsizlerin haftalık ödemeleri ise 204,30’dan 130 Euro’ya düşürülecek)
–   Çocuk parası yüzde 10 düşürülecek

İspanya tasarruf paketi
İspanya Hükümeti, “Ulusal Gayret ve Fedakarlık” adı altında bir dizi karar aldı. Henüz resmi olarak bütün program açıklanmasa da basına yansıyanlar şöyle:
-Devlet sübvansiyonlarında 2010 / 11 yılları arasında 6 milyar Euro kesilecek.
-Yerel yönetimler 1,2 milyar Euro tasarruf edecek.
-Kamu çalışanlarının ücretleri 2010 yılında yüzde 5 düşürülecek ve 2011 yılında dondurulacak. 13 bin kamu emekçisi işten çıkartılacak.
-2011’den itibaren yeni doğanlar için ailelere ödenen 2 bin 500 Euro uygulaması kaldırılacak.
-Emekli maaşları 2011’de dondurulacak
-Sağlık sisteminde köklü değişiklik yapılacak, yasal sigortanın ödediği ilaçların sayısı sınırlanacak.

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: