Londra’nın Polonyalı ameleleri

Polonya’nın Mayıs 2004’te AB’ye üye olmasıyla serbest dolaşım hakkı kazanan Polonya vatandaşlarının daha iyi yaşam standardı için göç ettiği ülkeler arasında yer alan İngiltere’de “Polonya amele pazarı” oluşmaya başladı.
Ülkesinde çoğu nitelikli iş sahibi olan Polonyalılar yağmur soğuk demeden ellerinde araç-gereç çantalarıyla inşaat malzemeleri satan alışveriş merkezlerinin önünde birikerek işveren bekliyor. Kuzey Londra’da Haringey semtinde inşaat malzemeleri satan Wickes önünde işveren bekleyen Polonyalı işçilerle görüştük.
Stefan Kiepuszewski Polonya’dan bir yıl önce geldiğini belirterek asıl işinin matematik uzmanı olduğunu söylüyor. Polonya’nın AB’ye girmesini bir şans olarak gören Kiepuszewski, inşaatlarda çalışarak haftada 200 Sterlin kazandığını oysa kendi ülkesinde ayda ancak 100 Sterlin kazanabildiğini ekliyor. Kazandığı paranın yarısını Polonya’daki ailesine gönderdiğini belirten Kiepuszewski, İngiltere’deki yaşam koşullarını şöyle tarif ediyor: “Burada acenteler aracılığıyla iş bulabiliyoruz. Fiziki güç, iş yeteneği kadar İngilizce konuşabilmek de önemli. Bazen de bu tür işyerlerinin önünde de iş arıyoruz. Çoğumuz inşaatla ilgili her türlü şeyi yapabiliyoruz. Su ve elektrik tesisatından sıva yapmaya kadar…”
Polonya’da psikolog olan Rafal Kowalski de çat pat İngilizce’siyle elektronik tamiri ve hazır dolapları monte etmek için “amele pazarı”nda beklediğini söylüyor. Kowalski, 6 ay önce geldiği Londra’da kiraladığı bir odayı bir başka hemşerisiyle paylaşıyor ve yeterince para kazanıp ülkesine dönmek istiyor.
Polonyalı işçileri alışveriş merkezinin sınırları dışında beklemeleri için uyaran Wickes koruma görevlisi ise, bize, herhangi bir sigorta ve vergi kaygısı olmadan çalışan yabancı işçilerin alış veriş merkezi önünde toplanmalarından rahatsızlık duyduğunu aktarıyor.

BEKLENENİN TAM 30 KATI GÖÇMEN
Son iki yılda İngiltere’ye AB’nin yeni üyelerinden öngörülenin 30 katı, yaklaşık 600 bin göçmen geldi. Göçmenler beraberlerinde 36 bin eş ve çocuk da getirdi.
İngiltere İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre 2004 Mayıs’ında AB’ye 10 yeni ülke kabul edildiği 2006 Ağustos’una kadar, bu ülkelerden 447 bin kişi İngiltere’de çalışmak üzere başvurmuş. Gelenlerin yarıdan fazlasının, Polonya’dan olduğu açıklandı. Bakanlık, inşaat işçileri gibi serbest meslek sahibi olanlar da hesaba katıldığında toplam göçmen sayısının 600 bine yakın olduğunu tahmin ediyor.
İngiltere hükümeti bundan iki yıl önce yeni üyelere serbest dolaşım konusunda kısıtlama koymayacağını açıklarken, 15 bin kadar göçmen geleceğini öngörmüştü. İngiltere’yle birlikte İsveç ve İrlanda da serbest dolaşıma izin vermiş, ancak diğer 12 eski üye ülke vatandaşına bir süreliğine kısıtlamalar getirmişti. İngiltere de, Polonya örneği sonrasında Bulgar ve Romanyalı işçilere karşı önlem almakta gecikmedi. İşçilerin dolaşım hakkı kısıtlanarak, 1 Ocak 2007’de AB’ye üye olan Bulgaristan ve Romanya’da 300 bin Sterlin tutarında ilan veren Tony Blair Hükümeti, İngiltere’deki şartların kaçak işçiler için sanıldığı gibi pembe olmadığını vurgulayarak “yasadışı gelmeyin” mesajı verdi.
HER 12 POLONYALIDAN  BİRİSİ GÖÇTÜ
Nüfusu 38.6 milyon dolayında bulunan Polonya’nın, son 2 yıl içinde AB ülkelerine 3 milyon göç verdiği tahmin ediliyor. İngiltere, İrlanda ve İsveç, Polonyalı işçilere kapı açan ülkelerin başında geliyor.
Radio Polonia, Polonyalıların AB’ye akın etmesiyle Polonya’da özellikle inşaat ve bilişim teknolojisi sektöründe nitelikli eleman sıkıntısı yaşadığını duyurdu. Radyoya göre; Wroslaw yerel hükümet yetkilileri, yurtdışındaki Polonyalılar için bir “eve dönüş kampanyası” bile başlatmış. Hükümet yetkilisi Wojciech Kroll, İngiltere’deki bar ve eğlence merkezlerini dolaşarak, karşılaştığı Polonyalı gençlere eve dönmeleri karşılığında cezp edici iş tekliflerinde bulunmuş ve AB’den alınan yardımlarla ülkede yaratılan iş olanaklarını anlatmış.
Radio Polonia’nın bir başka haberine göre de, İngiltere, İrlanda ve İsveç’te yaşayan Polonyalı göçmenler ülkelerine günde ortalama 70 milyon Zloty (25 milyon Dolar) işçi dövizi göndermişler.
POLİS DE SUÇLU DA AZALMIŞ!
Öte yandan Polonya’da Krakov Başsavcısı Piotr Kosmaty de AB’ye göçü kendi açısından yorumlarken çok sayıda sabıkalının da göç edenler arasında yer aldığı için suç oranının düştüğünü ve artık ödenek sıkıntısı yaşamadıklarını söylüyor.
Öte yandan AB ülkelerine göç edenler arasında polisler de bulunuyor. İngiltere ve İrlanda’yı tercih eden bu polisler gittikleri yerde genellikle güvenlik elemanı olarak çalışmaya başlamışlar. Günlük gazete Dziennik’in ele geçirdiği Polonya Emniyet Müdürlüğü’nün hazırladığı bir gizli rapora göre, her 8 polisten birisi Avrupa ülkelerine göçmüş. Maaşların düşük olmasını göçe gerekçe gösteren rapor, 2007’de 16 bin yeni elemana ihtiyaç duyulacağını öngörüyor.

LONDRA FARUK ESKİOĞLU

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: