Sanal dünyaya taşınmak mı?

İnternetteki en büyük arama moturu Google’nin sokları, evlerin dış cephelerini sanal dünyaya taşımak için başlattığı “Street View” geniş tartışma yarattı. İlk etapta 20 kentte hayata geçirilmesi planlanan uygulamaya insan hakları savunucuları, bilgi kuruma uzmanları özel yaşama müdahalede önemli bir saldırı olacağına dikkat çekerek karşı çıkıyorlar.

Google’nin Almanya şubesi gazetelere verdiği tam sayfa ilanlarda 5 madde ile eleştirilerin haksız olduğunu, yeni uygulamanın insanların yaşamını kolaylaştıracağını ileri sürdü.

“Google Maps” bilindiği gibi kentleri, sokakları uydu aracılığıyla yukarıdan fotoğraflıyor. Bu yolla görülmek istenen sokak ya  da bina ancak çatıdan görülebiliyor.

“Street View” uygulaması gerçekten ilginç.

Arabaların tepesine yerleştirilen yüksek teknoloji ile donatılmış sahip kameralar, farklı açılardan, çok ayrıntılı bir şekilde geçtiği sokakları, evleri, insanları, arabaları fotoğraf olarak kaydediyor. Sonra da bu kayıtlar internet ortamına aktarılıyor.

“Street View” kamerasının çektiği bir noktanın etrafını 360 derecelik açıyla görmek mümkün.

Bu durum arabanın geçtiği sokakları tam anlamıyla “Big Brother”e dönüştürüyor.

Google, uygulamanın en çok ev kiralayan, satın alan kesimler ile seyahate çıkanların işine yaradığını ifade ediyor.

Gerçekten de, örneğin Prag’ın tarihi yerleri, Roma’daki ünlü Kolezyum’u  ya da Eyfel Kulesi’ni görmek isteyenleri için Street View ilk bakışta büyük bir olanak sunuyor. Hatta da bir kenti bilgisayar başında sanal bir şekilde dolaşmak bile mümkün.

Ne var ki; “Street View“ arabalarının seçtiği sırada sokaktan alınan görüntülerde, evde, cafede, oturan insanların çoğu rahatlıkla tanınabiliyor.

“Street View“ gelen eleştiriler karşısında insanlarını yüzünü ve arabaların plakalarını fululaştırmaya başladı. Ancak bu da endişeleri gidermedi. Almanya’da bu konuda eleştirilerin yoğun olasından ötürü, resimlerde görünmek istenmeyenlerin çıkarılabileceği sözü verildi.

Bir ankete göre Almanya’da halkın yüze 52’si evinin fotoğraflarının internette yayımlanmasını istemiyor. Bu kişilerden biri de Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle.

Günümüz dünyasından özel yaşam tam anlamıyla Big Brother’e dönüştürülmüş durumda. Girdiğimiz her bankada, her süper markette, benzin istasyonunda, lokantada, bakkalda, fırında artık açık ya da gizli kameralar bulunuyor. Keza, terörle mücadele adı altında bugün Avrupa’daki büyük kentlerin bütünde önemli kavşaklara, tren istasyonlarında, havaalanlarına yerleştirilmiş yüzlerce, binlerce kamera var.

Bununla kalınmadı bir de vücut tarayıcıları havaalanlarına yerleştirilmeye başlandı. Artık elbiselerin altındaki organlar dahi kontrolden geçiriliyor.

Bunlar da yetmiyormuş gibi, pasaportlar, nüfus cüzdanları ve sağlık kartları üzerine yerleştirilen ya da yerleştirilmek istenen çiplerle “dijital insan” devrine girmiş bulunuyoruz.

Bunlara cep telefonları, e-mailler aracılığıyla sağlanan yakın takip, dinlemeleri de eklememiz gerekiyor.

Bütün bunlar, teknolojinin gelişmesiyle birlikte insan oğlunun daha fazla kontrol altına alındığını gösteriyor. Bu yüzden de sorun artık sadece “Street View” ile sınırlı bir durum değil. Dolayısıyla tek başına Street View’e karşı çıkmak yetmiyor. Bütün izleme, dinleme, takip etme metotlarının insanoğlu üzerinden kaldırmak için mücadele etmek gerekiyor. (YH)

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: