TMD İŞÇİLERİ İFLAS MASASINI DA YENDİ

2009 yılı Mart ayında işyerlerine geri dönmek için mücadele başlatan 42 TMD Friction işçisi, Almanya’nın en tanınmış firma iflası avukatı Kebekus’u bile dize getirdi. Geçen ay Düsseldorf’taki Eyalet İş Mahkemesi’nin ilamını alan iflas masası yöneticisi işçilere gönderdiği mektupla kendi iflasını ilan etti.

TMD’deki  son gelişmeleri mücadelenin başını çeken işçilerden Sabit Okuyan’la görüştük:

Mart ayından beri zaten fabrikadaki işlerinize geri dönmüştünüz. İflas Masası’nın son kararıyla değişen ne oldu?

Doğru, hepimiz 15 Mart’tan beri işlerimize geri döndük, ama bu dönüş ‘şimdilik’ bir dönüştü. Solingen İş Mahkemesi’nin yazılı,  Eyalet İş Mahkemesi’nin sözlü kararı lehimize olduğu için avukatlarımız aracılığıyla işten atılmamızı durdurma kararı çıkarttık ve işe başladık. Yalnız iflas avukatı Kebekus, bunu kabul etmediği için çıkışlarımızda ısrar etti. Düsseldorf  Eyalet İş Mahkemesi’nin iki hafta önceki yazılı kararıyla Kebekus’a havlu attırdık. Avukatlarımız  1945 yılından bu yana bir iflas davasında işten çıkarılan ama itiraz eden işçilerin hakları korunarak işe alınmasının ilk olduğunu belirtiyorlar. Çok sevinçliyiz. Hem haklarımızı elde ettiğimiz için hem de yapabildikse diğer işletmelerdeki arkadaşlarımıza olumlu bir örnek sunduğumuz için.

Başarılı olmanızda çıkışlarınızın hazırlanmasında patronun yaptığı büyük hataların  belirleyici olduğunu söyleyenler var.

İçimizden bazıları bile ‘eğer onlar bu kadar hata yapmasalardı geri dönemezdik’ diyor. Bunda doğruluk payı var ama ben sormak istiyorum neden böylesine baştan savma bir sosyal planla bizi kapının önüne koyma cesareti gösterebildiler?

KARARLI MÜCADELEMİZLE KAZANDIK

Neden?

İşten atılanların ezici çoğunluğunu göçmen işçiler oluşturmaktaydı, işyeri işçi temsilciliği çıkışlarımıza onay vermişti ve sendika da iflas durumunda işten atılmalara karşı bir şey yapılamayacağı düşüncesiyle bizi kaderimize razı olmaya ikna etmeye çalışıyordu. Sendika ve BR’nin desteğini almayan çoğunluğunu göçmen işçilerin oluşturduğu 160 işçinin ne yapalım bu kadarmış diyerek evlerine döneceklerini bekliyorlardı. 42’miz bu kararı kabul etmedik, ‘kaybedecek bir şeyimiz yok’ diyerek mücadele başlattık. Avukatlarımız bile başarı şansımızın yüzde 10 olduğunu söylediler. Karda, kışta, yağmurda fabrikanın önünde eylemler yaptık. Birbirimizle işyeri dışında çok az ilişkimiz olmasına rağmen her hafta değerlendirme toplantısı düzenledik. Ailelerimiz, dostlarımız büyük destek verdiler. Arada morali bozulup ‘bundan bir şey çıkmaz’ diyenlerimiz oldu ama onları ikna ettik. Hayatımızda ilk kez pankartımızla 1 Mayıs eylemine katıldık. Hatta Berlin’e bile gittik. Tek vücut olduk. Türkü, Kürdü, Arnavut’u, Yunan’ı , Polonyalısı, Alman’ı tek vücut olduk. Eğer biz böylesine kararlı bir mücadele sürdürmeseydik çoktan Kebekus kazanmıştı. Mahkemelere en az 30 kişiyle katıldık, hakimler bile şaşırdı. Biz bu sayede kazandık. Onlar hata yapmış olsalardı bile kaybedebilirdik. Biz birlik olanın, kararlı olanın kazanacağını gösterdik. Hakimlerin işi daha titizlikle ele almasını, avukatların soruna daha sıkı sarılmasını, kamuoyunun bilgilenmesini, kararlılığımız, mücadelemiz sağladı.

BASKIYLA YILDIRMAYA ÇALIŞIYORLAR

15 Mart’tan beri  geri döndünüz. İşyerinde durum nasıl?

Mart ayında işyerine döner dönmez BR seçimlerine katılmak için bir liste hazırladık. Ben ve Kostas BR’ye girdik. Hemen İşyeri Teşkilat Yasası’nın Türkçe çevirisini getirttim. Haklarımızı, kuralları öğrendim. Elimizden geldiği kadar mücadele sırasında edindiğimiz deneylerle 42 kişinin birliğini tüm işçiler arasında yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Patronlar da boş durmuyorlar. Yenilgilerini gözlerden gizlemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Hepimizi ayrı ayrı yerlere dağıttılar, her gün başka bir yere gönderiyorlar. Sürekli kontrol altında tutuyorlar. Provoke etmeye çalışıyorlar. Özellikle göçmen işçilere karşı ayrımcı yaklaşıyorlar. Örneğin depo bölümüne yabancı işçi alınmaması yönünde bir karar almışlar. Ancak bunlar da bizi yıldıramaz. İşimizi en doğru şekilde yapıp haklarımızı aramayı da sürdüreceğiz. Biz geçen yılın öğrettikleriyle çok güçlendik. En çıkmaz durumlarda bile başarı kazanılabileceğini biliyoruz. Şu an nerede olurlarsa olsunlar işyerleri için mücadele eden tüm arkadaşlarımıza başarılar diliyoruz. Yılmasınlar kazanırlar, kazanmasalar da en azından ellerinden  geleni yaptıkları için işlerine ekmeklerine sahip çıktıkları için içleri rahat olur.

BİR YILLIK UZUN BİR YOL

TMD Friction, Almanya’nın Leverkusen şehrinde kurulu otomobil markalarına fren balatası üreten bir yedek parça firması. Krizi bahane eden patron iflas başvurusunda bulundu ve 160 işçiyi işten çıkardı. Çıkısı kabul etmeyen 42 işçi bir sene değişik yollarla mücadele etti. Mart 2009’da başlayan mücadeleye sendika ve BR destek vermedi. Buna rağmen toplu olarak sendika ve BR’ye giderek destek istendi.  Destek alınamayınca bir araya gelen işçiler, eşleri, çocukları ve destekçileriyle birlikte  iki haftada bir fabrika önünde eylem yaptılar. Eylemlerini 1 Mayıs yürüyüşüne, Berlin’deki 16 Mayıs 2009 ‘Krizinizin faturasını ödemeyeceğiz’ eylemine ve daha sonra da Düsseldorf’taki iflas avukatı Kebekus’un bürosunun önüne taşıdılar.  Leverkusen İş Mahkemesi, işverenin sosyal planının sosyal olmadığına karar verdi, patron ve iflas masası itiraz etti. Düsseldorf’taki üst mahkeme de isçilere sözlü olarak hak verdi ama iflas masası avukatı kabul etmedi. İsçiler Mart ayında geçici mahkeme kararıyla işyerine döndüler. Ayni dönem yapılan BR seçimlerine kendi listeleriyle katıldılar ve iki kişiyi BR’ye sokmayı başardılar.

Semra Çelik

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: