Çocuklara ‘Hartzmatik’

80 milyar Euro’luk paket bilindiği üzere günlük yaşama ilişkin her konuda emekçilere yeni yükler getiriyor. Kısıtlamaların Hartz IV alanları ve uzun süreli işsizleri de hedefleyen bir çok yönü bulunuyor. İş, 80 milyarlık paketle bitmiyor. Eyaletler düzeyinde de tasarruf gerekçesiyle okullar, gençlik, kültür ve danışma merkezleri, havuzlar, kütüphaneler kısacası eğitsel, sosyal ve kültürel kurumlar kapatılacak, olanakları kısıtlanacak. Sözkonusu paketlerin daha fazla çocuğu, genci, yaşlıyı, göçmeni ve yalnız başına çocuk yetiştirenleri yoksulluğa iteceği ise ortada.
1996 yılında 18 yaşın altındaki çocukların yüzde 12,7’si yoksulluk sınırının altında yaşarken 2006 yılında yani Hartz IV’ün yürürlüğe girmesinden bir yıl sonra bu rakam yüzde 17,3’e çıktı. 2006 yılı itibariyle 2,4 milyon çocuk yoksulluk sınırı altında yaşıyordu. Araştırma, o dönem Ursula von der Leyen’in bakanlık koltuğunda oturduğu Aile Bakanlığı tarafından yapılmış ve 2008 yılında yayınlanmıştı. („Armutsrisiken von Kindern und Jugendlichen“, Bundesministeriums für Familie, Senioren, Frauen und Jugend, Mai 2008)

HÜKÜMET GÖZ BOYUYOR
Çocuk yoksulluğuna karşı mücadelede hükümet olarak atılan adımların sıralandığı bir dokümanda ise devletin yoksul çocuklara da iyi bir eğitim ve şans eşitliği sağlama hedefinde olduğu belirtiliyor ve adımlar sıralanıyordu: “2009’da her çocuk için bir kereye mahsus 100 Euro verilmişti. 2009 Ocak ayında çocuk parası ilk ve ikinci çocuk için 10 Euro, üçüncü çocuk için ise 16 Euro artırılmıştı. Hartz IV alanların çocuklarına okulların açılma döneminde 100 Euro tutarında yardım verilmesi kararlaştırılmıştı.” Aynı dönem bankalara ve tekellere de milyarlık yardımlar/hibeler verilmiş, kurtarma paketleri hazırlanmıştı. Sonuç olarak giderek artan yaşam pahalılığı karşısında -ki geçen yıl ilkokula başlayan bir çocuğun ilk etapta asgari masrafının 300 Euro olduğu açıklanmıştı- çocuk yoksulluğuna karşı atılan bu adımlar hükümetin ne kadar samimi olduğunu ortaya koyuyor.
Ancak hükümet, çocuk yoksulluğuna karşı mücadele ettiğini söyleyerek göz boyamaya ve asıl olarak da sermayenin ihtiyaçlarını gözeten planlar hazırlamaya devam ediyor. Federal Çalışma Bakanı Leyen, uluslararası ölçekteki kriz döneminde bile son 23 yılın büyüme rekorunu kıran zengin Almanya’nın yoksul çocukları için yeni bir uygulama yani Çip Kartı uygulaması için kolları sıvadı.

ÇİP KARTI / HARTZMATİK UYGULAMASI
Federal Çalışma Bakanı Leyen, Stuttgart Belediyesi’nin dağıttığı “Chipkarte” uygulamasının örnek alınacağını ve bunun değişik pilot projelerle uygulanmasının ardından ülke geneline yaygınlaştırılacağını açıkladı.
Stuttgart’taki uygulama şöyle: Çocuklara dağıtılan bankamatik türü kartta 100 Euro bulunuyor ve çocuk ebeveynleriyle birlikte bu parayı spor kulüplerinde, hayvanat bahçesinde, kütüphanelerde harcıyor. Çalışma Bakanı Leyen bu örnekten hareketle, Hartz IV ile geçinmek zorunda olan yaklaşık 2 milyon çocuğa “Bildungs- Chipkarte” (Eğitim kartı) vereceklerini söyledi. Çocuklar bu kartla, spor kulüplerinde, hayvanat bahçesi veya kütüphanelerde ödeme yapabilecek. Bunun yanı sıra Hartz IV ile geçinmek zorunda olan çocuklar bu kartla ders yardımı, okulda yemek, kitap/defter/kalem gibi ihtiyaçlarını da karşılayabilecek.
Değişik basın organlarında çıkan bilgilere göre sözkonusu karta yıllık 200 Euro yüklenecek! Bu paranın ders yardımı, spor kulüpleri, hayvanat bahçesi, kütüphaneler de yapılacak harcamalar bir yana okul masraflarını yahut günlük 3 Euro civarında olan yemek masrafını karşılamaya bile yetmeyeceği görülüyor!

“AYRIMCI BİR UYGULAMA”
Hükümet partilerinden CSU, muhalefetten SPD, Yeşiller ve Sol Parti, sendikalar ve sosyal kurumlar kart uygulamasının “ayrımcı bir uygulama” olduğunu belirterek başka bir çözüm bulunmasını talep etti. Onlara göre “Hartz IV alan çocuklar kartlarını çıkardıkları zaman yoksul oldukları ortaya çıkacak ve ezilecekler.” Aslında doğru. Hali hazırda onlarca şehirde özel karnelerle (Köln Pass gibi) Hartz IV, daha önce de sosyal yardım alanlar toplu taşıma araçlarına her bindiklerinde, sosyal ya da kültürel bir etkinliğe katılmaları için bilet almaları gerektiğinde kartlarını göstererek benzer şekilde aşağılanıyorlar. Ancak eğer partiler bu durumu aşağılanma olarak niteliyorlarsa, Hartz IV kaldırılıp yerine insanca yaşamaya yetecek yardım, herkese iş ve yeterli gelir için adım atar ve tasarruf paketlerine karşı çıkar. Ama durum hiç de öyle değil.

İNCİR YAPRAĞI VE DAHASI
Bakanın “Hartzmatik” önerisinin “incir yaprağı” misali devletin ayıbını örtmeye yönelik olduğu ama gerçekte hiçbir şeyi değiştirmeyeceği yönündeki eleştiriler ciddiye alınmalı.
Ayrıca bu uygulamanın hayata geçirilebilmesi için bütün spor kulüplerinin, müzik okullarının, ders yardımı veren kurumların bu kartları okuyabilecek makineleri satın almaları gerekiyor. Ve bundan en fazla yararlanacak şirketlerin başında Bertelsmann Grubu’na ait olan Avarto şirketi geliyor. Şimdiden belediyelere bilgi işlem alanında “hizmet veren” Avarto, bu konuda da bütün kurumlara “yardımcı” olma sözü verdi! Kısacası bu makineleri pazarlayan Avarto önümüzdeki yıl bu aletlerden yüzbinlercesini satacak ve bakımını yapacak.
Aynı zamanda kart uygulaması sermayeye yeni alan açacak. Artık çocuklara ders yardımını sosyal kurumlar, üniversite öğrencileri değil şirketler yapacak. Müzik, spor vb. kurslar için şirketler kurulacak. Zira belediyelerin kursları, spor ve kültürel etkinlikleri tasarruf gerekçesiyle sınırlanıyor, kapatılıyor.
Ne yapılması konusunda en aklıselim öneri Eğitim ve Bilim Sendikası (GEW) Başkanı Ulrich Thöne’den geldi. Thöne “Eğer devlet gerçekten yoksul çocukların geleceğini düşünüyorsa, daha iyi bir eğitim almalarını arzuluyorsa bu tür bir sistem değişikliğine gerek yok. Buraya harcanacak para yerine bütün çocuklar için ücretsiz kreş, tam gün okul, okulda ücretsiz yemek ve ders yardımı, spor, yüzme vb. her şey ücretsiz, kısacası eğitim ücretsiz olmalı” diyor. Çip kartı gibi uygulamalar ise yoksul çocuklar için daha fazla yoksulluk, daha fazla aşağılanma, daha az eğitim ve sağlık anlamına geliyor.

ANAYASAYA UYUMLU YOKSULLUK!

Hartz IV ve dolayısıyla çocuklarla ilgili tartışma aslında yeni başlamadı. Federal Anayasa Mahkemesi (BVG) 20 Ekim günü Hartz IV ödemelerinin Anayasaya uyumluluğunu ele aldı. Mahkeme, Hartz IV ödeneğini bir bütün olarak inceleyeceklerini ve temel olarak “insan onuruna yaraşır bir yaşamın güvenceye alınıp alınmadığına” bakacaklarını söyledi.
9 Şubat Şubat günü görülen ve karar alınan davada ise Federal Hükümete 31 Aralık 2010’a kadar Hartz IV ödemelerinin yeniden düzenlenmesi için süre tanındı. Hartz IV yardımı için devlete yapılan başvurularda yapılan ödemelerin açık, anlaşılır ve tatmin edici kıstaslara göre düzenlenmesi gerekiyordu. Yardım miktarı, yardım alana toplumsal, kültürel ve politik yaşama asgari katılım olanağı sunmalıydı.
Mahkeme hükümet temsilcilerine, “Hartz IV ödeneğini (yetişkinler için 345 Euro) kararlaştırırken siyasi bir rakam mı belirledi, yoksa anayasanın sosyal devlet ilkeleri temelinde mi bir rakam belirlendi” sorusunu yöneltti. Mahkemenin yasada eleştirdiği bugün asıl olarak tartışılan bir diğer nokta ise çocuk ve gençlere yapılan ödemelerle ilgiliydi. Yargıçlar, yetişkinler için belirlenen miktardan hareketle çocukların ihtiyaç duyduğu miktarı hesaplamanın mümkün olmadığına dikkat çektiler. Nitekim yetişkinler için belirlenen miktarda örneğin sigara veya içki tüketimi gözetiliyor. Buradan hareketle bir bebeğin mama ve bez, büyüdüğü için eskileriyle idare edemeyen bir çocuğun kışlık palto, ayakkabı yahut 17 yaşındaki bir gencin beslenme ihtiyacının annesinin yüzde 80’i dolayında olduğu iddiasından yola çıkarak beslenme ihtiyaçları değerlendirilemezdi.
Bazı kesimler bu karardan sonra en azından çocuklara ve gençlere ödenen miktarların yüzde 20 dolayında yükselmesi gerektiğini ileri sürdü. Bazı kesimler ise Hartz IV miktarının yükseltilmesi gerekmediği görüşünü savundular.
Hükümet ilk kesimin görüşünü “Artma olasılığı belki çocuklarda olabilir. Ama bu çocuklara daha fazla para ödeneceği anlamına gelmiyor. Çocukların ihtiyaç duyduğu eşyalar sunularak bu sorun çözülebilir” diyerek savundu. Hükümetin bugün Chipkarte/Hartzmatik uygulamasına yönelmesi de bu konuda kararın aslında çoktan verildiğini gösteriyor!
Hartz IV, BVG’nin gündemine gelmeden önce “Ebeveynler çocukların parasını kötüye kullanıyorlar. Çocukların ihtiyaçlarını karşılamak yerine içki, sigara ve evin ihtiyaçları için kullanıyorlar” sözlerinin sıkça duyulduğu bir “tartışma”  başlatılmıştı.
Bu tartışmayı sürdürenlere göre verilen yardımlar yeterliydi ama yardım alanlar para harcamasını/biriktirmesini bilmiyorlardı! Daha önce verilen sosyal yardım aylık olarak Hartz IV miktarından biraz daha düşüktü. Ama özel ihtiyaçlar için ödemeler yapılıyordu: Kışlık giyecek yardımı, okul başlangıcında özel ödeme, buzdolabı vs. bozulduğunda yenisinin alınması gibi. Şimdi ise Hartz IV dışında özel ödeme yapılmadığı gibi Hartz IV alanların ebeveyn parası bile kesilmek isteniyor.

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: