Fransa’dan Roman sürgünü

Fransa’da önümüzdeki yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Romanya ve Bulgaristan’dan gelen Romanlara karşı tam anlamıyla bir cadı kazanı kaynatılıyor. Seçimler öncesinde işçi ve emekçilerin kazanılmış pek çok hakkına yönelik saldırı düzenleyen Sarkozy, en korumasız kesim olan Romanlara karşı başlattığı yabancı düşmanı politika, sendikalar ve muhalefet partileri tarafından tepkiyle karşılandı.
Resmi verilere göre Romanlar (Çingeneler) Avrupa’daki en büyük “azınlık topluluğu” konumunda. Sayıları 10-12 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor ve pek çok Avrupa ülkesine dağılmış halde yaşıyorlar. “Anavatanları” olarak görülen Romanya’dan Fransa’ya göç eden Romanların Sarkozy tarafından önce hedefe konulması, sonradan da sınırdışıların başlaması Avrupa çapında yankı yarattı.

VATANDAŞLIK GERİ ALINACAK
Fransız vatandaşlığını alan ancak suç olaylarına karıştığı tespit edilen göçmenlerden Fransız vatandaşlığının geri alınmasını, ardından da sınırdışı edilmelerini isteyen Sarkozy, ülkede kağıtsız olarak barakalarda ve çadırlarda yaşamak zorunda olan Romanların sınırdışı edilmesi için düğmeye basmıştı. Sendikaların, insan hakları örgütlerinin ve muhalefet partilerinin yoğun eleştirilerine rağmen Romanların kampları polis zoruyla boşaltıldı ve toplu sınırdışılar gerçekleştirildi.
Fransız hükümeti, Ağustos sonu itibariyle 700 Romanın Bulgaristan ve Romanya’ya göndereceğini duyurmuştu. 26 Ağustos itibariyle 800’den fazla Roman sınırdışı edildi.
Fransa İçişleri Bakanı Brice Hortefeux, övünerek ülke genelinde 51 “illegal” Roman kampının boşaltıldığını ifade ederken, ülke genelinde 600’e yakın kampın bulunduğunu söylemeyi de ihmal etmiyordu. Hortefeux, bir sonraki toplu sınırdışının Eylül sonunda yapılacağını ifade ederek, Romanlara karşı kaynatılan cadı kazanın bu ay içinde de devam edeceği mesajını da vermiş oldu.

10 BİN ROMAN SINIRDIŞI    EDİLDİ
2009 yılında Fransa’da Romanya ve Bulgaristan’a 10 bin Roman sınırdışı edilmişti. Sınırdışı edilen her yetişkin Romana uçak bileti ve 300 euro verilmişti. Romanya ve Bulgaristan’ın 2007 yılında AB’ye girmesiyle birlikte bu ülkelerin vatandaşları herhangi özel bir uygulamaya tabi tutulmadan Fransa’ya giriş yapıp 3 ay kalabiliyor. Üç ayın sonunda bir iş bulmamaları, eğitim görmeleri ya da yeterli kaynak gösterebilmeleri gerekiyor. Fransa’daki Romanların sayısı 15 bin olarak tahmin ediliyor.

VERİLEN VATANDAŞLIK GERİ ALINACAK
Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin Temmuz ayı sonunda yabancıları hedef alan ırkçı açıklamalarının ardından hükümet, yabancıların vatandaşlıklarını ellerinden almayı öngören iki düzenleme yapılmasını talep edilmişti.
Buna göre, suç işleyen 10 yıldan daha az bir süredir vatandaş olanlar arasında suç işleyenlerin vatandaşlıklarının düşürülmesi öngörülüyor. “Göçmen yasa projesi”ne eklenecek olan ve önümüzdeki günlerde şiddetli tartışmalara yol açması beklenen tasarı 27 Eylül’den itibaren parlamentoda incelenmeye başlanacak.
Liberation gazetesinde yer alan bir habere göre düzenlemelerden ilkinde “çok eşlilik, dolandırıcılık ve zayıflığın suistimal edilmesi” suçları için 5 yıla kadar hapis ve 75 bin euro para cezası öngörülüyor. Eğer “cehaletten” ya da “eşinin zayıflığından” yararlanma ihlali yaşanırsa, hapis cezası 7 yıla, para cezası ise 100 bin euroya çıkacak. Buna ek olarak vatandaşlık hakkı geri alınacak.
Diğer düzenleme ise 10 yıldan az bir süredir vatandaş olanların, 5 yıl hapse mahkum olmaları veya bir devlet görevlisini, bir itfaiyeciyi, hakim, avukat ve hatta eşini veya ailesindeki herhangi bir kişiyi hedef aldığı suç işlemeleri durumunda vatandaşlıklarının ellerinden alınmasını öngörüyor. Bu arada hükümetin bu girişiminin Anayasa Mahkemesi engeline takılabileceği yorumları da yapılıyor. (YH)

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: