Halk şehrine sahip çıkıyor

Stuttgart istasyonunun yıkılması ve yeraltına çekilmesini, havaalanı ve Ulm güzergahına yeni ulaşım raylarının eklenmesini içeren ve milyarlarca Euroya mal olacak “Stuttgart 21” adlı proje halkın tepkisini çekmeye devam ediyor.
Projenin insana ve doğaya aykırı bir girişim olduğu için aylardır ortaya konan tepkiler geçtiğimiz hafta doruk noktasına ulaştı. Proje karşıtı inisiyatif tarafından düzenlenen ve sendikalardan çeşitli demokratik kuruluşlara geniş bir kesimin destek verdiği eyleme yaklaşık 50 bin kişi katıldı.
Projeyi kınayan yüzlerce döviz ve pankartla ana istasyon önünde buluşan insanlar, geleneksel schwabenstreich (schwaben muzipliği) adını verdikleri bir dakikalık ıslık, düdük, kapaklarla gürültü çıkarma eyleminin ardından ( insanları tepkiye duyarlı kılmak amacı ile bu eylem aylardır Stuttgart’ın yaklaşık kırk noktasında her gün saat 19.00 da gerçekleştiriliyor) buradan eyalet parlamentosuna kadar yürüdüler. Eylemciler eyalet parlamentosunu elele vererek çembere aldılar ve saatlerce ıslık ve sloganlarla S21 projesinin sözcülüğünü yapan politikacıları kınadılar.
Bu eylemin ardından proje sözcüleri ve taraftarı politikacılar, protestocularla görüşme yapabileceklerini açıkladılar. Öncelikle yıkım çalışmaları durdurulmadan görüşmeye yanaşmayacaklarını bildiren S21 platform sözcüleri, “davamızdan ve taleplerimizden vazgeçmemiz yönünde bir buluşma değilse görüşme yapabiliriz” diye açıklama yaptılar.
Bölgedeki DGB ve verdi sendikalarının “S21 projesine hayır diyoruz” kararı almasına rağmen yakın zamana kadar pasif davranmalarına tepki gösteren sendikacı ve işçi temsilcilerinin inisiyatifiyle kurulan “ Sendikacılar Stuttgart 21 Projesine Karşı” adlı bir platform da geçen hafta yapılan eylemde aktif destek verdi.

STUTTGART 21 PROJESİ NEDİR?
Proje, mimar Paul Bonatz tarafından tasarlanan ve inşa edilen 16 peronluk bugünkü Stuttgart tren istasyonunun yıkılarak yerine yeraltı istasyonunun inşası, Stuttgart şehrinin altına yaklaşık 60 kilometreyi bulan tünel ve yeni raylar yaparak hızlı trenlerin geçiş ve konaklanması kolaylaştırılmasını içeriyor. Ek olarak Havaalanı ve Wendlingen-Ulm güzergahına yeni tren yolu döşenmesi söz konusu. Çok daha önceleri çeşitli mimarlar tarafından benzer projeler sunulmuş olsa da, o dönemki teknolojik imkanlar bu projelerin kabul görmesini engellemişti.
1994 yılında ilk defa kamuoyuna sunulan proje, bir yıl sonra Deutsche Bundesbahn ve Federal Hükümet, Baden Württemberg Eyaleti ve Stuttgart Belediyesi temsilcileri tarafından ortak bir anlaşma ile finans, süre arasında bir çerçeve anlaşmasına konu oldu. 2001 yılında planlamaları tamamlanan, finansı konusundaki tartışmaları nedeniyle 2009 yılına kadar bekleyen proje, son anlaşma ile girişim aşamasına geldi. Yıkım ve yeniden inşa çalışmalarının 2019 yılına kadar süreceği ve 4,1 milyar Euro’ya mal olması planlanıyor.

PROJEYE NEDEN İTİRAZ EDİLİYOR?
Projenin kamuoyuna sunulmasının ardından 1990’lı yıllarda doğa örgütleri, Yeşiller partisi temsilcileri ve demokratik kurumlar tarafından maliyeti ve doğaya getireceği tahribat nedeniyle projeye tepki göstermişlerdi.
Projeyi durdurmak için mahkemelerde açılan sayısız dava eyalet mahkemesi tarafından geri çevrildi. Bir yıl sonra 67 bin Stuttgartlı tarafından imzalanan ve projenin geri çekilmesini içeren dilekçe Belediye Meclisi tarafından kabul görmedi ve Belediye Meclisi SPD, FDP, CDU ve Freie Wahler temsilcileri tarafından oluşan çoğunlukla lehte oy kullandı. Bu oylama sonucu mahkemeler için de bir referans oldu. Projeye karşı gelen çevreler, en son bilirkişi raporları ile kanıtladıkları üzere, projenin yapımı çok daha uzun sürecek (en erken 2025) ve maliyeti 10-11 milyar Euro arasında tutacak. Avrupa’nın en büyük inşaatının gerçekleştirileceği girişimle tarihi değeri olan Bonatz İstasyon Binası ve 200 yıllık ağaçlarla Schlossgarten Parkı’nın katledileceği de belirtiliyor.
Ayrıca Stuttgart ın altında bulunan Almanya’nın en temiz doğal su kaynaklarının kirletileceği ve yok edileceği, 10-15 yıl boyunca ses ve hava kirliliğinden dolayı Stuttgart’ta insanların sağlığı ile oynanacağı, hızlı tren önceliği olan projede bölgesel tren ulaşımın sınırlanacağı gibi gerekçeler de proje karşıtlarının diğer nedenleri arasında yer alıyor.
Proje karşıtları yine, kentteki okulların, kreşlerin, spor salonlarının dökülüyor olmasına aldırış etmeyenlerin, vergilerle vatandaştan alacakları milyarları bu projede çıkarı olan bankalara, inşaat tekellerine ve mağaza zincirlerine peşkeş çekeceklerini dile getiriyorlar.
Ekim 2009 yılında 4 kişi ile başlayan Pazartesi Eylemleri, Ağustos 2010 başında 10 bin kişilik gösterilere, ilerleyen günlerde de 20 bine ve ardından 50 bine ulaştı.
Son üç haftadır her gün eylem planı çıkaran protestocular haftalık program şeklinde duyurular çıkarak Stuttgart’ın tüm semtlerine dağıtıyorlar.
“Stuttgart 21” karşıtı eylemler bugün Almanya’nın onlarca il ve ilçesinde de dayanışma eylemleri ile destek görüyor. Almanya ve Avrupa’da yüzlerce sanatçı, mimar, yazar ve bilim adamı tarafından projenin durdurulması yönünde yapılan açıklamaya destek imzaları da giderek artıyor.

Bülent Bozkurt

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: