İşçi ücretleri yükseltilsin

Kısa çalışma, işten atmalar, sermayeyi kurtarma paketlerinin faturası, tasarruf paketi adı altında altında gerçekleştirilen sosyal gasplar… Almanya’da krizin bütün yükü, diğer ülkelerde olduğu gibi, bugüne kadar işçi ve emekçilere çıkartıldı.
Kriz yılında 900 milyar Euro ciro yapan Almanya’nın önde gelen 30 tekeli (DAX Borsası’na kayıtlı olan) 2010 yılı içinde cirolarını 950 milyar Euro’ya çıkarmayı hedefliyorlar. Piyasa uzmanlarının tahminlerine göre bu 30 tekelin net kâr bir önceki yıla oranla yüzde 62 artacak! Kriz nedeniyle devletten en fazla maddi yardım alan bankalar tekrar milyar düzeyde kâr yapıyorlar. Yılın ikinci çeyreğini 5 milyar brüt kâr ile kapayan Deutsche Bank bu yılı 10 milyar brüt kâr ile kapamayı hedefliyor.
Aynı zamanda Almanya’nın ihracatı da yeniden yükselişte. Federal İstatistik Dairesi DESTATIS’in verilerine göre Almanya bu yıl dünyanın en fazla ihracat yapan ülkelerinin başında gelecek.
Şüphesiz uluslararası alanda kriz tamamen atlatılmış değil ve 2010 sonuna kadar veya 2011 yılında nelerin yaşanacağı henüz tam kestirilemiyor. Bir takım iktisatçılar dünya ekonomisinin ikinci kez dibe vurabileceğini ve bunun etkilerinin çok daha tahrip olacağını söylüyorlar.

SPEKÜLASYONA DEVAM!
Durum böyle olmasına karşın tekeller ve mali sermaye sanki hiç kriz yaşanmamış gibi 2008’de bıraktıkları yerden spekülasyona devam ediyorlar. Almanya’nın en büyük bankası Deutsche Bank, bu yılın ilk altı ayında yaptığı kârları önemli ölçüde spekülasyonlarla yaptığını çok rahat söyleyebiliyor. Deutsche Bank’ın özellikle Yunanistan ve İspanya’nın devlet tahvilleri ve Euro’nun değer kaybedeceği üzerinden spekülasyon yaptığı basında yer aldı.
Aynı bankalar gibi “devlet bize yardım etmezse batarız” feryatları ile milyarlarca açık ve gizli teşvik sübvansiyonları alan tekeller ise rakiplerini yutma, “piyasayı arındırma çabalarına” tekrar hız verdiler. Almanya’nın en önemli ticaret gazetelerinden Handelsblatt, 25 Ağustos günü yayınladığı bir haberde, “Yılın ilk altı ayı içinde dünya çapında 800 milyar Euro hacminde devralma işlemleri ilan edildi. Ve bu gelişme duracak gibi görünmüyor. Sadece Ağustos ayının ilk üç haftasında 160 milyar Euro hacminde devralma işleminin ilan edilmesi son dört yılın rekoru olarak değerlendiriliyor” denildi.

SIRA NE ZAMAN  İŞÇİLERE GELECEK?!
Tekellerin ve bankaların hissedarları yeniden şampanya patlatırlarken işçi ve emekçi hanelerinde aylardır “ayın sonunu nasıl getireceğiz” sorusu soruluyor. Kısa çalışma ve işten atmalar nedeniyle bütçeleri iyice eriyen emekçileri zor bir kış bekliyor.
Okulların açılmasıyla birlikte işçi ve emekçi hanelerini ilk zor dönemlerine girdiler. Okula yeni başlayan bir ilkokul çocuğunun “normal” masrafının 300 Euro dolayında olduğunu bildiren yetkililer aynı zamanda ebeveyn parasının kesilmesinden başka yol olmadığını söylüyorlar!
İşçi ve emekçi örgütlerinin “ekonomik canlanmadan biz de faydalanmalıyız” demesine bile tahammül gösteremeyen sermaye örgütleri, “Şimdi yüksek ücret taleplerinin sırası değil. Daha henüz krizin yaralarını sarıyoruz. Önümüzdeki yıllarda ılımlı ücret politikasından başka yol yok” diyorlar.

ÜCRET ZAMLARI MÜCADELEYLE ELDE EDİLİR!
Eylül ayının ikinci yarısından itibaren Almanya’nın birçok bölgesinde belediyelerin gasp politikalarına karşı eylemler başlayacak. 29 Eylül günü ise Avrupa çapında yapılacak olan eylemde yine birçok bölgede çok değişik eylemler ve etkinlikler planlanıyor.
Ekim ve Kasım aylarında devam edecek eylemlerde sağlık reformu ve tasarruf paketi doğal olarak ön planda olacak. Ancak işçi ve emekçilerinin yaşam koşullarını düzeltmek için bu yeterli olmayacak.
Bu eylemlerde, özellikle de Ekim ve Kasım aylarında fabrikalarda yapılacak eylem ve etkinliklerde işçi ve emekçilerin alım gücünü yükseltmek üzere ücretlerin ciddi olarak arttırılması, 67’de emekliliğin geri alınması, yasal asgari ücret ve haftalık çalışma sürelerinin tam ücret ve personel karşılığı 30 saat çekilmesi taleplerini ileri sürmek gerekiyor.
İşçi ve emekçilerin yaşam ve çalışma koşullarının düzeltilmesi gazetelere “ekonomik canlanmadan biz de faydalanmak istiyoruz” şeklinde verilen demeçlerle değil mücadeleyle gerçekleşebilir.


UMUT YAŞAR

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: