Korku toplumu yerine özgürlük

11 Eylül saldırısından sonra Almanya’da demokratik hakların budanması konusunda yapılan düzenlemeler özgürlükleri yok ederek korku toplumunun yaratılmasında neden oldu. İkiz Kuleler’e düzenlenen saldırının faillerinden bir bölümünün daha önce Almanya’da bulunmaları nedeniyle, özellikle Ortadoğu ülkelerinden gelen gençler potansiyel suçlu haline getirildi.
“Terörle mücadele” adı altında o dönem işbaşında bulunan SPD-Yeşiller hükümeti tarafından çıkarılan yasalarla, kişilere ait özel bilgilerin toplanması, telefonların dinlenmesi, evlerin kamerayla izlenmesi, kimlik kartlarına ve pasaportlara dijital çiplerin yerleştirilmesi, özel bilgisayarların istihbarat örgütleri tarafından İnternet üzerinden izlenmesi gibi uygulamalara karşı geçtiğimiz yıllarda yapılan ve binlerce kişinin katıldığı gösterilerin bir benzeri bu yıl 11 Eylül’de düzenlendi.
Berlin’deki Potsdamer Platz’da değişik örgüt ve kuruluşlar tarafından çağrısı yapılan ve yaklaşık 7 bin 500 kişinin katıldığı eylemde, devletin yurttaşları dinlemeye aldığı ifade edilerek, demokratik hakların budanmasından vazgeçilmesi talep edildi.
“Korku yerine özgürlük” talebiyle yapılan eylemde, devlet tarafından yapılan denetimin yanı sıra, son yıllarda büyük tekeller tarafından çalışanlara yönelik bu tür izleme-dinleme faaliyetleri de protesto konusu oldu.
Ver.di Sendikası Genel Başkanı Frank Bsirske eylemde yaptığı konuşmada, çalışanlara ait bilgilerin ELENA adlı bir sistemle toplanmasını sert bir şekilde eleştirdi. Sözkonusu sistemde çalışanlara ait birçok bilginin depolanması öngörülüyordu.
Eylemde ayrıca sağlık sigortasının elektronik hale getirilmesi planlarına da sert bir şekilde tepki gösterildi.
Eyleme Sol Parti ve Yeşiller’in yanı sıra hükümet ortağı olan FDP’nin gençlik örgütünün de katılması dikkat çekti. Muhalefette olduğu yıllarda özel bilgilerin denetlenmesine, telefonların dinlenmesine karşı ortaya çıkan toplumsal muhalefetin içinde yer almaya çalışan FDP, bir yılı aşkın bir süredir hükümette olduğu halde, karşı olduğunu söylediği yasaların hiç birisini değiştirmek için girişimde bulunmadı.
Almanya’da terörle mücadele adı altında telefon ve İnternet üzerinden yapılan görüşmelerin devlet tarafından kaydedilerek saklanmasına karşı gösteriyi düzenleyen örgütler tarafından Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuru olumlu sonuçlanmıştı. Ancak, hükümet AB Yönetmenlikleri’ni dayanak göstererek uygulamayı sürdürmede ısrar ediyor. (YH)

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: