Almanya silah cenneti mi?

Baden-Württenberg Eyaleti’ne bağlı Lörrach’ta 41 yaşında avukat bir kadının, oğlunu, ayrılmak üzere olduğu eşini ve bir hastabakıcıyı vurduktan sonra polis tarafından öldürülmesiyle sonuçlanan cinnet olayı Almanya’da silah yasasının yeniden tartışılmasına neden oldu. Daha önceki cinnet olaylarının ardından yapıldığı gibi, silah yasasının sertleştirilmesi talepleri yükselirken bazı çevreler ise var olan yasanın yeterli olduğunu savundular.

SİLAH LOBİSİ BASTIRIYOR
Erfurt, Bad Reichenhall, Metten ve Brannenburg’da cinnet geçiren öğrencilerin rasgele ateş etmeleri ve ardından öldürülmeleri sonrası bu türden olayların engellenmesi için yasal adımların atılacağını söyleyen politikacılar, şimdi de silahların ve mermilerin ayrı ayrı ve erişilemeyecek yerlerde muhafaza edilmesi gerektiğini söylediler. Ancak, silah tekelleri ve ‘silahseverler’den oluşan lobinin karşısında sağlam durmaları zor görünüyor. Alman Atıcılar Birliği, dünyanın en sert silah yasasının Almanya’da olduğunu belirterek ihtiyacı olan herkese silah kullanma izni verilmesini talep etti. Geçen yıl Winnenden’deki cinnet olayı sonrası da bazı politikacıların yasayı sertleştirme girişimleri sert tepkilerle karşılaşmış ve hükümet böyle bir adım atma cesaretini gösterememişti.

ABD’DEKİ SİLAH YASASI ÜSTLENİLSİN
Baden-Württenberg Adalet Bakanı Ulrich Goll gibi bazı politikacılar ise kişinin kendini koruması için silaha ihtiyacı olduğunu belirterek, ABD’deki silah yasasının Almanya’da da geçerli olmasından yana tavır aldı. Silah kullanımının sınırlandırılması veya kontrol altında tutulmasını isteyenler ise AB düzenlemelerine göre 2012 yılında her silahın kayıtlara geçirilmesi gerektiği ve atıcılık klüplerinde 18 yaşından itibaren büyük silahlarla atış yapılabilecek olmasıyla avutuluyor.
Silah lobisinin hükümet ve politikacılara yaptığı baskı konusunda da Bremen İçişleri Bakanı Ulrich Mäurer ve Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir’in açıklamaları ilginç. Winnenden olayı sırasında Eyalet İçişleri Bakanlığı Konferansı Başkanı olan Mäurer, silah kullanımının sınırlandırılması istekleri karşısında, Walther, Mauser, Heckler & Koch gibi silah firmaları ve atıcı derneklerinin yasanın değiştirilmemesi hatta esnekleştirilmesi için baskı yaptıklarını bildirdi. Cem Özdemir de, her cinnet olayı sonrası lobicilerin partilere heyetler göndererek, mektuplar, toplantılar ve açıklamalarla güçlerini gösterdiklerini, partilerin ise buna ses çıkarmadıklarını kaydetti.

GÜVENLİK DİYE DİYE
Ülkede estirilen ‘güvenlik özgürlükten önemlidir’ rüzgarlarının silah tekellerinin işine yaradığı, son dönemde silah lisansı başvurularının artmasıyla da kendini gösteriyor. Şu an Almanya’da 2,5 milyon kişi silah lisansı sahibi ve Almanya’da legal olarak 20 milyon silah kişilerin özel kullanımına terk edilmiş durumda. Uzmanlar, kayıtsız silahların bunun çok üstünde olduğunu vurgulayarak ülkenin kovboy filmlerindeki kasabalara veya silah cennetine dönmesinin yakın olduğu uyarısını yapıyorlar. Psikolog ve sosyologlar ise, yoksullaşma ve sınıfsal bölünmenin atmasına bağlı olarak cinnet olaylarının artacağına kesin gözüyle bakıyorlar. Bu sorunların en aza indirilmesinin ancak sosyal tedbirlerle mümkün olduğunu belirtip, bu süreç içinde silah tekelleri ve diğer lobicilere karşı sağlam durulması ve silah yasasının sertleştirilmesini talep ediyorlar. (YH)

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: