Berlinliler ‘su bizimdir’ diyor

Rüştü Yıldırım
Berlinliler, başkentin su işletmesinde 1999 yılında gerçekleştirilen kısmi özellestirmenin iptali  icin mücadele ediyor. Dönemin CDU ve SPD’den oluşan eyalet hükümeti, kentteki su şebekesinin yenilenmesi için 300 milyon Euro”yu aşkın yatırım gerektiğini belirterek, bu kaynağın ancak kısmi özelleştirme yoluyla yaratabileceğini ileri sürmüştü. Ardından su işletmesinin yüzde 49,99’luk bölümü özelleştirildi. Taraflar, özelleştirme sözleşmesine ekledikleri bir gizlilik maddesiyle, halkın malının tekellere nasıl peşkeş çekildiğini gizli tutmayı da ihmal etmediler.
“Berlin Su Masası” adında bir inisiyatif oluşturan çeşitli dernek , kişi ve  kuruluşlar özelleştirmenin iptali için mücadele başlattılar. Mahkemeye ve eyalet meclisindeki partilere yapılan başvurular sonuçsuz kalınca, özelleştirme karşıtı mücadeleyi yeni bir aşamaya ulaştırdılar. „Gizli anlaşmalara son! Berlinliler suyunu geri istiyor“ sloganıyla 2007 yılında başlayan kampanyanın ilk aşamasında  Berlin Su Masası, 36.000 imza toplayarak 2008 yılının Ocak ayının sonunda Berlin senatosuna sundu. SPD ve Sol Parti’den oluşan Eyalet hükümeti, gizli anlaşmayı açıklamayı ve halkoylamasına gitmeyi reddetti. Bunun üzerine inisiyatif,  Eyalet Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu ve yasa önerisini  referanduma sunabilmek için gerekli imzaları toplama hakkını elde etti. İnisiyatif, özelleştirme sözleşmesindeki gizli maddelerin açıklanması talebinin yer aldığı yasa önerisini  halkoylamasına sunabilmek için yoğun bir imza kampanyası yürütüyor. Referandum için 27 Ekim 2010 tarihine kadar yaklaşık 172 bin imza toplanması gerekiyor.
Şehrin değişik noktalarında açılan standlarda, semt pazarlarında ya da lokallerde toplanan ve 27 Eylül 2010 tarihi itibariyle eyalet seçim komisyonuna ulaştırılan imza sayısı  105 bini geçti. Bu arada ilçe belediyelerinde de vatandaşların imza verdiğini hatırlatan Berlin Su Masası sözcülerinden Ulrike Kölver, buralarda toplanan imza sayısının henüz bilinmediğini söylüyor.
HALKIN MALI PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR
1999 yılında gerçekleştirilen kısmi özelleştirmeyle, Berlin su işletmesinin  yüzde 49,99’u enerji devi RWE ve Almanya’nın 450 kentinde faaliyet gösteren Veolia tekeline satılmış, bu arada satış sözleşmesi ve ek protokollerin gizli tutulması kararlaştırılmıştı. Yapılan anlaşmanın içeriği Berlin halkından gizlenmesine rağmen, sonraki yıllarda anlaşmanın bazı maddeleri kamuoyuna sızdı. Ortaya çıkan birkaç madde bile, halkın malının nasıl fütursuzca tekellere peşkeş çekildiğini göstermeye yetti. Buna göre, Berlin Su İşletmeleri’nin teknik ve idari yönetimi iki tekele devrediliyor. Ayrıca tekellere her yıl, işletmelerin toplam sermayesinin yüzde 8’i oranında kazanç sağlama garantisi veriliyor. Bu ise yıllık ciro temel alındığında, yüzde 15’lik bir kar oranına denk düşüyor.
Gizli satış sözleşmesinde buna benzer çok sayıda başka maddenin yer aldığına inanan Berlin Su Masası, sözleşmede özelleştirmenin iptali durumunda tekellere fahiş tazminat ödenmesi gibi teminatlara da yer verildiğini tahmin ediyor. Potsdam’da da benzeri bir süreç yaşandığına dikkat çeken inisiyatif, “Potsdam’da da su işletmesi özelleştirildi. Ardından su fiyatları iki yıl içinde ikiye katlandı. Bunun üzerine özelleştirme iptal edildi. Ancak tekellere ödenen yüksek tazminatlar nedeniyle su fiyatları özelleştirmenin iptalinden sonra da yüksek kaldı. Bu nedenle gizli anlaşmaların açıklanması talebimiz çok önemli” diyor.

ÖZELLEŞTİRME ZAM GETİRDİ
Özelleştirmenin ardından Berlin’de de su fiyatları her yıl arttı. 2002 yılında metreküpü 4,18 Euro olan suyun fiyatı  yüzde 35 artarak 2010 yılında 5,64 Euro’ya yükseldi. Bunun sonucunda Berlin, suyun Almanya’da en pahalı olduğu şehirlerden biri oldu. Berlin Su Masası tarafından uzmanlara yaptırılan hesaplamalar ise, bu artışın nedenini açıkça ortaya koyuyor. Buna göre, özelleştirme kapsamında tekellere asgari kar garantisi verilmemiş olsaydı bugün Berlinliler harcadıkları su için yüzde 30,9 daha az ödeyecekti, yani 2002 yılından bu yana suya yapılan toplam zam oranı yüzde 4 civarında kalacaktı.

KAMPANYA DESTEK GÖRÜYOR
Berlin Su Masası’ndan Ulrike Kölver, 27 Ekime kadar sürecek kampanya boyunca gerekli imzaları toplayacaklarından kuşku duymadıklarını söylüyor. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için bütün güçlerin seferber edilmesinin ve kampanyaya herkesin duyarlı  davranarak destek vermesinin gerekli ve önemli olduğunu belirtiyorlar.
‘Hobi bahçesi’ derneklerinden aydın ve yazarlara kadar geniş bir kesim, bu desteği sürdürüyor. Kampanya’ya destek verenler arasında, DİDF’e bağlı Berlin İşçi ve Gençlik Derneği (BIGEDE) de bulunuyor. Berlin Su Masası’nın kampanyasını kendi kampanyası olarak gören BIGEDE, 2007’deki referandum çalışmalarının ilk aşamasında da yer almıştı. Bir yandan üyelerine yönelik bilgilendirme toplantıları gerçekleştiren BİGEDE, diğer yandan semtlerde ve üyelerinin bulunduğu yerlerde imza toplayarak kampanyayı güçlendirmeye çalışıyor. Bu çerçevede BSM Sözcüsü Ulrike Kölver’i Omayra Kültür Merkezi’nde düzenlenen geleneksel Pazar kahvaltısına davet eden BİGEDE’nin planları arasında, inisiyatifle birlikte iki ayrı semtte bilgilendirme toplantıları düzenlemek de yer alıyor.
Referandum için imza kampanyasına sadece 18 yaşından büyük Alman vatandaşlarının imza verme hakkı bulunuyor. BİGEDE üyeleri, Alman vatandaşları gibi özelleştirmeden mağdur olan yüzbinlerce göçmenin bu karara katılma hakkından yoksun olduğuna dikkat çekerek, “musluğu açtığımızda akan su, tüketicinin göçmen mi, yoksa Alman vatandaşı mı olduğuna bakmıyor. Ama göçmenler bu konuda söz ve karar hakkına sahip değil. Çalışmalarımızda sorunun bu yönüne de dikkat çekiyoruz ve büyük ilgiyle karşılaşıyoruz. Bu vesileyle eşit hak mücadelesini güçlendirmenin önemi bir kez daha bilince çıkıyor” diyor.

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: