Kitap şöleni başlıyor

MEHMET SALİM

Bu yıl 62. si düzenlenecek olan Frankfurt Kitap Fuarı, 6 Ekim Çarşamba günü başlıyor. Beş gün sürecek olan fuarın bu yılki konuk ülkesi Arjantin. Dünyanın en büyük kitap ve medya fuarı olan Frankfurt Kitap Fuarı bir çok ülkeden yazarı, yayıncıyı, sanatçıyı ve kitapseveri buluşturuyor.
Bu yıl da fuara yüzün üzerinde ülkeden yedi binden fazla yayınevi katılıyor. Edebiyat, politika, resim, insan hakları gibi değişik konularda yüzlerce toplantının, söyleşinin yapıldığı fuar, dünyanın çeşitli ülkelerinden tanınan onlarca tanınmış yazar, şair ve sanatçıyı konuk ediyor.
Fuarda kitabın yanında medya, cd gibi dijital ürünler giderek daha çok ağırlık kazanıyor. Fuarda geçen yıl yüzde otuz olan bu ürünlerin payının bu yıl daha da artması bekleniyor. Bundan olsa gerek bu yılın ağırlıklı konusu kitapta ‘dijitalleşme’ olarak seçildi. 2006 yılından itibaren fuarda “Eğitimin Geleceği” başlığı altında bir konu seçilip bununla ilgili çeşitli toplantılar yapılıyor. Bu yılın eğitim ile ilgili konusu “Oynayarak Öğrenmek” başlığını taşıyor. Fuarda ayrıca edebiyat eserlerinden uyarlanarak çekilen en iyi filmler seçilip ödüllendiriliyor.

KONUK ÜLKE ARJANTİN
Latin Amerika’dan Meksika ve Brezilya’dan sonra bu yıl fuara konuk olan Arjantin, Laura Alcoba, María Teresa Andruetto, Analía Argento, Vicente Battista, Leopoldo Brizuela, Félix Bruzzone, Fabían Casas, Sonia María Cristoff, Marcelo Figueras gibi yazarlarının da aralarında bulunduğu atmışın üzerinde yazar, şair, eleştirmen ve sanatçı ile katılıyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da konuk ülkenin edebiyatı, kültürü üzerine birçok sergi, toplantı ve film gösterimi gerçekleştirilecek. Arjantin’de bulunan dinozor fosillerinden tangoya, Borges’ten Plaza Mayo Anneleri’ne kadar birçok motif etkinliklerde konu edilecek.

TÜRKİYE BİRÇOK ETKİNLİKLE KATILIYOR
Türkiye aralarında Yayıncılar Birliği, Basın Yayın Birliği, Türkiye Yazarlar Birliği gibi birçok örgütün oluşturduğu bir komite oluşturarak fuara hazırlandı. Bu yıl Türkiye’den İletişim, Alfa, Metis, YKY, Evrensel’in de bulunduğu kırk yayınevi fuarda stand açacak.

Darbe, kayıplar ve edebiyat

Kitap Fuarı’nın bu yılki konuk ülkesi Arjantin. Günümüz Arjantin edebiyatının ağırlıklı konusu darbenin (1976-83) insanlar üzerinde yarattığı zor, şiddet ve bir çok insanın canına kıymış olan vahşiliği. Fuarda bu konu üzerine birçok yazarın katıldığı toplantı ve söyleşiler de yapılacak.
Her yıl kitap fuarı öncesi Frankfurt’ta, konuk ülkenin kültürü, edebiyatı, sanatı ile ilgili birçok etkinlik düzenlenir. Kentin hemen hemen her yerinde konuk ülkeye ait afişlere, resim sergilerine, filmlere, toplantılara, seminerlere, konserlere rastlanır. Bu yıl da çok farklı olmadı. Tango konserlerinden, Arjantin’de bulunan dinozor fosillerine kadar değişik konularda etkinlik düzenleniyor. Ama fuar söz konusu olunca ağırlık noktası her zaman olduğu gibi kitap ve edebiyat.
Aylar öncesinden başlayarak yayınevleri, Arjantin yazarlarına ait birçok kitabı Almanca’ya çevirdiler. Bu aralar gazetelerin, dergilerin kültür sayfalarında bu kitaplar tanıtılıyor ve yazarlarla yapılan söyleşiler yayınlanıyor.
Bu kitaplardan birisi de Félix Bruzzone’ye ait öykü kitabı. Kitabın adı ‘76’. 76 rakamı Arjantin yakın tarihinde vahşi bir dönemi hatırlatıyor. Amerika destekli cunta şefi general Jorge Rafael Videla önderliğinde yüzlerce muhalif sokak ortasında katledildi, onbinlercesi tutuklandı ve bunlardan otuz bin kişi yoğun işkencelere tabi tutulduktan sonra uyuşturularak uçaklardan Atlantik Okyanusu’na atıldı. Kaybedilenlerin çocukları ise katiller tarafından zengin ailelere evlatlık olarak verildi. Bundan dolayı Arjantinlilerin hafızasında  1976 vahşeti, işkenceyi, kayıpları hatırlatan bir tarih. Ama 76 tarihi Félix Bruzzone için daha da özel bir öneme sahip.
Bunu özel kılan sadece Félix Bruzzone’nin doğum tarihinin 1976 olması değil, aynı zamanda anne ve babasının da bu yıl gözaltına alınıp kaybedilmesi. Félix Bruzzone daha üç aylıkken anne, babası kaybedilir ve büyükanne ve büyükbabası tarafından büyütülür. Çok sonraları anne ve babasının kaybedildiğini öğrenen Bruzzone kitaplarında Arjantin tarihinin bu karanlık dönemini konu olarak işler.
76 adlı kitabındaki bütün öykülerin konusu cunta döneminde anne ve babasız büyüyen çocuklar. Geçmiş, şimdi genç olan ya da orta yaşa merdiven dayamış olan bu insanların peşini bırakmaz. Bazen bir anne ve babasına ait bir adres defteri, bazen en son görüldükleri yer, bazen anne-babalarının eski arkadaşları, bazen bir fotoğraf hep geçmişi hatırlatır. Bu adeta yaşamlarının bir parçası olur.
O dönemi konu edinen sadece Félix Bruzzone değil kuşkusuz. Bugün Fransa’da yaşayan Laura Alcoba da romanlarında bu karanlık dönemi konu ediyor. Darbeden sonra ailesi ile birlikte illegal yaşamak zorunda kalan ve sekiz yaşında olan Alcoba’nın babası da gözaltında kaybedilir ve annesi ile birlikte Fransa’ya yerleşir. ‘Tavşan Ahırı’ adlı kitabında Alcoba, illegal olarak yaşamak zorunda kaldığı bu yılları anlatır.
Şimdiki Arjantin edebiyatının merkezinde cuntanın bu kanlı dönemi (1976-1983) yer alıyor. Özellikle genç yazarların eserlerinde bu dönemi anlatan olaylar hakim. Yazar Alan Pauls, geçmişin, otuz yıl sonra yeniden yaşandığını ve bunun uzun süre edebiyatın konusu olacağını ifade ediyor. Adalet için yazdığını söyleyen yazar Marcelo Figueras ise, “Tarihi şimdi anlatmak zorundayız. Ancak böylece gelecek kuşakların aynı şeyleri yaşamamasını önleyebiliriz.” diyor.

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: