YeniHayat 1 yaşında

Farklı bir gazete olmak için yola çıkan Yeni Hayat birinci yılını geride bıraktı. Farklı olacaktı çünkü, kar amaçlı patron gazetelerinden değildi; tarafını sermaye ve zenginlerin değil emeğiyle geçinen, hayatı üretirken yaşamı karartılan işçi ve emekçilerin yanı olarak seçmişti. Farklı olacaktı çünkü, din ve milliyet gibi değerleri öne sürerek insanları bölen politikalara karşı Alman’ı Türk’ü, Kürt’ü, Polonyalı’sı İtalyan’ıyla ortak yaşamın güçlenmesini savunuyordu. Farklı bir gazete olacaktı çünkü, bu ülkeyi kendi vatanı olarak gören Türkiyeli emekçilerin gündemini meşgul eden konuları ele alacak, burada doğup büyüyen gençlerin kendi dilinden konuşacaktı…
Geride bıraktığımız bir yıl boyunca bu yönde bir uğraş içinde olduk. Konularımızı bu bakış açısıyla seçmeye ve işlemeye çalıştık. Varlık zeminini sosyal hareket içinde bulan her kurum için olduğu gibi gazetemiz için de, ne kadar yol alındığını görmek için bir yıl çok kısa bir süre elbette. Yine de birinci yılı geride bırakırken değerlendirmelerimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz. Ve daha çok da öne çıkan sorun ve ihtiyaçları konu etmek istiyoruz.
Dağıtımı önemli ölçüde okurları tarafından yapılan gazetemiz bu süre içinde birçok kişi ve çevreye ulaştı. Hamburg ve Duisburg’dan gelen ve bu sayımızda yer verdiğimiz mektuplar bunun dikkat çeken örneklerini yansıtıyorlar. Ancak şunu açık yüreklilikle söylemeliyiz ki, geride bıraktığımız zaman dilimi içinde ulaşabildiklerimiz, ulaşamadıklarımızın oldukça küçük bir bölümünü oluşturuyor. İşçisi, genci, kadınıyla okur potansiyelimizin hatırı sayılır bir bölümünü kucaklayabilmiş değiliz. Bunun sorunsuz ve kolay olmadığının farkındayız ancak birçok zorluğuna rağmen, gazetemizi tanıyan, okuyan ya da abone olan okur sayısının daha fazla olması mümkündü. Başka örneklerin yanı sıra Hamburg’tan bize yazan okurlarımızın dile getirdiği tablo bunun mümkün olduğunu gösteren bir örnek.
Sonuçta daha geniş bir kesime ulaşmak, bugün gazetemizin öncelikli hedefi olmaya devam ediyor.

AKTİF KATKIYA İHTİYACIMIZ VAR
Okurlarımızın görüş, eleştiri ve önerileriyle ya da, yaşadıkları yerdeki olay ve gelişmeleri haber yorum vb. değişik biçimlerde yazıya dökerek bizimle paylaşmaları konusunda ciddi bir sıkıntı yaşamaktayız. Oysa zengin, doyurucu ve etkili bir gazete olabilmemizin şartlarından biri de okurlarımızın fikri alanda yapacağı bu katkıdır.
Geride bıraktığımız yayın döneminde fabrikalarında ya da semtlerindeki gelişmeleri aktaran; gazetemizde yer alan yazılarla ilgili görüş ve eleştirilerini bize ileten; hangi konular üzerinde durmamız gerektiği konusunda öneri yapan; bulundukları bölgede gazetemizde işlenen konuların nasıl karşılandığını vb. bize aktaran okurlarımızın sayısı maalesef oldukça az oldu.
Bazı okurlarımız, “Ne yazacağımı, nasıl yazacağımı bilmiyorum”; “15 günlük olduğu için yazacağım konular eskir diye düşünüyorum” biçiminde sıkıntılarını dile getiriyorlar. Evet 15 günde bir yayınlanıyor olmamızın getirdiği bazı güçlükler olabilir. Ancak bu durum, okurlarımızın duygularını, gözlemlerini, düşüncelerini katarak bize yansıtacakları sayısız konu ve haber olduğu gerçeğini engellememelidir. Yakın zamanda kiralık işçilerle ilgili dosyamızın ardından kendileri de kiralık işçi olan iki okurumuzun yaşadıkları sorunları gazetemize iletmeleri bunun en basit örneklerinden biri olmuştur.
Okurlarımızın fikri düzeydeki katkılarına zemin hazırlamak üzere önümüzdeki sayılarda bazı adımlar atmayı planlıyoruz (sizlerden gelecek haberler, eleştiriler, görüşler ölçüsünde daha geniş ve düzenli olarak yer verdiğimiz bir bölüm; İnternet sayfamızın daha güncel olması vb.).

‘TÜKETİLEN’ DEĞİL ‘KULLANILAN’ BİR GAZETE
Yeni Hayat’ı farklı kılan özelliklerinden biri de diğer birçok gazete gibi okunup atılan bir yayın olmamasıdır. Olay ve gelişmelerin arka planını araştırıp tartışan, işçi ve emekçilerin gözüyle yorumlayan, onların mücadelesine güç katmaya çalışan bir yayın olmayı hedefliyoruz. Bu ise uyanış işçindeki emekçiyle, yeni bir hayat isteyen gençle, yüzünü ileriye dönmüş aydınlarla gazetemiz arasındaki bağın daha güçlü olmasını gerektirmektedir. Magazine, sansasyona dayalı medyanın yarattığı alışkanlıkların önemli etkileri olduğu günümüzde elbette zahmetli bir iştir bu. Ama örnek bir tutumla emeğini, zamanını, enerjisini ortaya koyarak gazetemizi insanlara ulaştıran okurlarımızın sabırlı ve hedefli çabasıyla bunu başaracağımıza olan inancımız tamdır. Çünkü gazetemiz okunup tartışıldıkça, fabrikalarda okullarda ya da semtlerdeki harekete katkısı artacak ve bunu amaç edinenlerin işini kolaylaştıracaktır. Ve bu olduğu ölçüde de gazetemiz ‘daha rahat okunan’, ‘daha etkili’, ‘daha canlı ve zengin’ hale gelecek; sadece aktif mücadele içinde olan okurların değil daha geniş bir kesimin bütünleşebileceği bir yayın olabilecektir.
Klüh işçisi okurlarımızın belirttikleri örnek bu bakımdan anlamlıdır.

GENÇLERİN SAHİPLENECEĞİ BİR GAZETE
Gazetemizin önemli farklarından biri de 8 sayfalık Almanca bölümüne sahip olması. Almanya’da bazı medya organlarının iki dilli yayın çıkarma deneylerinin çok parlak sonuçlara ulaşmamasına rağmen gazetemiz böyle bir tercihle yola çıktı. Burada doğup büyüyen gençliğin gazetesi olabilmek gazetemizin önemli hedeflerinden biriydi çünkü. Bu bir yıllık döneme bakıldığında bu çabamızın büyük yankı yarattığını söylemek zor; ancak bu yöndeki çabamızı daha da etkin hale getirerek sürdüreceğiz. Genç okur potansiyelimizle bütünleşebilmek için sadece Almanca’nın yetmediği; konu seçimi ve bu konuların işleniş biçiminde de özgünlükler taşıması gerektiğinin farkındayız.

YENİ BİR HAYAT  İDDİASI
Büyük ve anlamlı iddiaları olan, bu yönde çaba harcayanların sorun ve sıkıntılarla karşılaşmaları elbette doğaldır. Sözünü ettiğimiz sancılar, eksiklikler yüzlerce emekçinin, gencin emeği ve çabasıyla başarılan işlerin üstünü elbette kapatmayacaktır. Ve yeni bir hayat iddiasında olanların bu başarıları daha da çoğaltacağına inanıyoruz.
Daha zengin, daha etkili ve daha fazla okunup tartışılan bir ‘Yeni Hayat’ yaratabileceğimiz umuduyla bütün okurlarımızın birinci yılını kutluyoruz.

Klüh İşçileri

Düsseldorf Havalimanı’nda uçak temizliği yapan ‘Firma Klüh’ işçileri olarak, günlük Evrensel gazetesini tanıyor ve izliyorduk. Evrensel yaptığı yayınlarla bizlerin de sesi soluğu olmuş, ışık tutmuştu.
Bundan dolayı da Yeni Hayat’ı işyerindeki arkadaşlarımıza tanıtıp anlatma konusunda kolaylıklar yaşadık. Almanca sayfalardan dolayı Alman vd. ülkelerden gelen arkadaşlarımıza da gazeteyi sunma imkanımız oldu. İşyerinde şu anda da gazetemizin 15 sürekli okuru var. Ayrıca Klüh işçileriyle ilgili iki kez Almanca ve Türkçe haber yayınlandı. İşçiler kendi haberini A4 büyüklüğünde kağıtlara basarak, gururla İşyeri İşçi Temsilciliği panosuna ve işçilerin okuyabileceği şekilde bütün işyerinde duvarlara astılar. Hatta bazı arkadaşlar çevresindeki eş ve dostlarına okutturmak için ikişer tane gazete aldılar. Bu iki haberden dolayı işyerinde 70 tane gazete satıldı.
Birçok arkadaşımız kendi haberlerinin yanısıra o sayıda temizlik işlerinde çalışan diğer arkadaşların haberlerini de ilgiyle okuyup kendi durumlarıyla karşılaştırdılar.
Diğer bir örnek de, Klüh ve Uniweg işçileri ortak bir toplantı düzenledik. Toplantı haberi ve aynı sayıda Uniweg işçilerinin haberi yayınlandığında, Uniweg işçileri de 30 gazete satın aldı.
Yukarda belirttiğimiz bu örneklerden de anlaşılıyor ki gazetemiz işçi ve emekçilerin yaşadığı sorunları birebir işlerse, onlar arasında yarattığı ilgi ve etki de ona göre daha fazla oluyor.
Gazetemize emeği geçen bütün arkadaşlarımızı sevgiyle selamlayıp, başarılı çalışmaların devamını temenni ediyoruz.

Düsseldorf Havaalanı Klüh İşçileri

Hamburg Yeni Hayat Okurları

Yeni Hayat Gazete‘sini çıktığı günden beri bölgemizde en geniş emekçi kesimlere ulaştırmaya çalıştık. Gazete yayın hayatına başlamadan önce bölgemizde yapılan ön toplantılarda yıllardır varolan günlük gazete alışkanlığından sonra iki haftalık Türkçe -Almanca bir gazeteye doğrusunu söylemek gerekirse ciddi tereddütler vardı. Emekçi kesimlere ulaştırmada ciddi zorluklar yaşayacağımız kanısı hakimdi. Gazetenin ilk sayısından itibaren başta günlük Evrensel’i yıllardır takip eden bu konuda katkı sunmuş bütün kesimlere ulaştırmaya çalıştık. Bu vesile ile onlarla yeniden canlı bir bağ kurduk.
Tabi ki bazen olumsuz tepkiler de aldık ‘günlük gazeteden sonra geri bir adım mı’ diye değerlendirenler oldu.
Bütün bunlara rağmen Yeni Hayat gazetesinin yayın hayatına başlaması ile birlikte öncelikli hedefimiz düzenli 100 gazete satmaktı. Daha fazla arkadaşı gazete satışına katma gibi hedeflerimiz oldu. Israrlı çabalarımız sonucunda zorluklara rağmen kısa sürede bu hedeflerimize ulaştık.
Bir yıl sonra yeniden bir durum değerlendirmesi yapacak olursak bölgemiz açısından şu anda 117 abonemiz bulunuyor. Ayrıca her sayıdan yaklaşık 50 gazete elden satıyoruz.
Yeni Hayat gazetesini başta çeşitli işletmelerde çalışan işçiler olmak üzere sendikacılar, ve öteden beri ilişkide olduğumuz Alman emekçiler de olumlu karşıladılar. Alman okur sayımız 15-20 dolayında.
Yine abonelerimiz arasında, şehrimizde kültür sanat uğraşı içinde olanlar önemli bir yer tutuyor. Gazetemizin gençler ve kadınlar arasındaki etkisi ise bu derece olmadı.
Gazetenin satışında başından beri ısrarcı bir tutum sergileyen Hermes paket işçileri ve Altona semt grubunun ciddi katkıları oldu. Gazete ile ilişkiye girdiğimiz kesimlerin bir kısmı düzenlediğimiz etkinliklere katılıyor. Bir kısmı da bu çalışmalarımızda yer alıyor.

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: