‘Evlerimizi terketmeyeceğiz!’

Frankfurt’un Niderrad semtindeki yüksek binalar sorun olmaya devam ediyor.  Nisan 2009 tarihinde ABG Holding Başkanı tarafından açıklanan yeniden imar planıyla gündeme gelen sorun esas olarak düşük gelirli bina sakinlerini mağdur ediyor.
Ev şirketi tarafından açıklanan plana göre binaların yıkılacak ya da kat sayıları düşürülecekti. Bu süre içinde ise kiracılar başka yere taşınacaklardı; ancak bir daha dönüp dönemeyecekleri belirsizdi. Bunun üzerine bina sakinleri bir inisiyatif kurarak imar planına itiraz etmişler birçok protesto eylemi yaparak bunun haksızlık olduğuna dikkat çekmişlerdi.
ABG Holding ve Frankfurt Belediyesi tarafından, kiracılar görmezlikten gelinerek alınan bu karar, kiracıların tepkisini çekmeye devam ediyor. Yıkım ya da restorasyon sırasında binalarda oturanların, semtin hemen yanında bulunan ‘Bürostadt’a taşınması isteniyor. ‘Bürostadt daha önceden oluşturulmuş, fakat hemen yanındaki arıtma tesislerinden dolayı bugüne kadar kullanılmamış ölü bir büro semti. Kiracılar için bu bürolar konut haline getirilmeye çalışılıyor. Otuz yıldan fazla bir süredir aynı yerde yaşayan bina sakinleri ise, birçok yerde yapıldığı gibi, insanlar evlerindeyken restorasyonun yapılabileceğini, yıkımı ise kabul etmeyeceklerini belirtiyorlar. Konutlarını terketmemekte kararlı olan bina sakinleri geçtiğimiz Mayıs ayında Frankfurt Belediye toplantısına katılarak meclis toplantısında taleplerini dile getirmişlerdi.
ABG HOLDİNG HER TÜRLÜ  YOLU DENİYOR!
21 Kasım 2010 pazar günü yapılan bilgilendirme toplantısında, meclisteki gelişmelerden sonra ABG Holding yönetiminin harekete geçtiği belirtildi. Şirketin kiracılar arasından yeni temsilciler seçerek, görünüşte demokratik bir hava yaratmaya çalıştığına, kiracılar aleyhine sonuçlar doğuran kararlarınsa değişmeden kaldığına dikkat çekildi.
Ev şirketi kiracılara temsilcilerini seçmeleri ve oluşacak bu temsilcilerden üç asil üçte yedek oluşturmalarını istiyor. Geçtiğimiz hafta yapılan bu seçime, 400 daireden sadece yirmiyi aşkın kişinin katıldığı, seçimin tam bir fiyasko ile sonuçlandığı ortaya çıktı. On gün geçmesine rağmen seçim sonuçları kiracılara ve kamuoyuna açıklanmadı. Çünkü önceden oluşturulmuş bir Kiracılar İnisiyatifi bulunuyordu ve bu oluşum kiracıları zaten temsil ediyordu. Holding yönetimi tarafından görüntüyü kurtarmak amacıyla oluşturulmak istenen temsilcilere bina bakımı ile ilgili bir takım görevler getirilmesi ise ayrıca tepkilere neden oluyor.
Toplantıya katılan bir kiracı, bu seçimlere katılmamasına rağmen gıyabında seçildiğini, kendisine gönderilen kutlama mesajı ile öğrendiğini belirterek tepkisini dile getirdi.
Bu kiracının Belediye Meclisi’ndeki toplantıya katılan ve şirket yönetimi ve meclisi en çok eleştiren kişi olması dikkatlerden kaçmadı. Şirket yönetimi kendisine karşı çıkan, semtte etkisi olan ve tanınan kişileri bu şekilde yalnızlaştırarak yanına çekmeyi, oluşan muhalefeti etkisiz hale getirmeye çalışıyor.
Şirketin bu yöndeki başka bir girişimi ise okuma yazması olmayan bir kiracıya seçilmesi için teklif götürmesi oldu. Bu kişinin “benin okumam yazmam yok, ben yapamam“ demesine karşılık Holding yönetiminin, “Önemli olan senin okuma yazma bilmemen değil, bizim söylediklerimizi yerine getirmen yeterlidir“ dediği ortaya çıktı.
Yine şirketin kiracılarla tek tek görüşerek evlerinden ayrılmaya ikna için çalıştığı dile getirildi. Birçok kiracı sosyal konut statüsündeki bu evlerde düşük kira bedelleri ile oturuyor. Kendi istekleri ile ayrılacak olanların, restorasyon veya yıkım sonrasında tekrar gelmesi durumunda bile bu haklarının ellerinden alınacağına kesin gözüyle bakılıyor.
DİĞER SEMTLER DE HAREKETE GEÇTİLER
Kiracılar İnisiyatifi’nin çalışmaları, çevrede bulunan diğer semt ve kiracıları da harekete geçirdi. Mainfeld’in hemen yanında bulunan, bahçe sahipleri ve diğer kiracılar da inisiyatifler oluşturmaya başladılar. Sıranın kendilerine de geleceğini fark eden bu kiracılar da deneyim ve tecrübelerden yararlanmaya çalışıyorlar. Çünkü bu saldırılar sadece Meinfeld’e karşı değil, yerleşim merkezlerinin yeniden yapılandırılması ya da diğer bir deyişle rant getiren yerlerin işçi ve emekçilerden arındırılarak yeniden yapılandırılması ve zenginlere peşkeş çekilmesini içeriyor.
TALEPLERİMİZ İÇİN  MÜCADELEDE KARARLIYIZ
DİDF’e bağlı Frankfurt Gençlik ve Kültür Derneği ve Göçmen Kadınlar Birliği (GKB) tarafından değişik tarihlerde semt sakinleri ile birlikte kahvaltı, bilgilendirme toplantıları gerçekleştirildi. Belediye Meclisi Üyesi ve Göçmen Kadınlar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Zehra Ayyıldız da semtteki kiracılara aktif destek veriyor.  GKB ve Frankfurt DİDF tarafından yapılan açıklamada bina ve semt sakinlerine sonuna kadar destek vermeye devam edecekleri belirtildi. (YH)

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: