Irkçıya mikrofon uzatmanın ZAMAN’ı mı?

Gülen Cemaati’nin yayın organı olarak bilinen Zaman Gazetesi, 24-25 Kasım tarihlerinde, faşist Alman Milliyetçi Demokrat Parti (NPD) Genel Başkanı Udo Voigt ile iki gün süren tam sayfa “ilginç” bir röportaj yayınlandı.
“İlginçlik” daha çok iki gün boyunda faşist partinin başkanının, rafine ırkçı görüşlerini Zaman aracılığıyla bir kez daha yayması ile ilgili. İki gün boyunca yöneltilen 32 sorunun çoğu,  adeta Voigt’in insanlık düşmanı görüşlerine propaganda imkanı sunmak üzere atılan atılan zarflar gibi…
Hal böyle olunca; söyleşiyi okuyan aklı selim bir insan; “Acaba, Gülen Cemaati şimdi de Alman ırkçılarıyla mı diyalog yolları arıyor?” diye soramadan edemiyor.
Zaman’nın Frankfurt’taki merkezinden Berlin’e giden İsmail Çevik, daha söyleşinin başında faşist partinin başkanının kendilerini gayet sıcak karşıladığını yazdıktan sonra, bu partinin “Türk düşmanı” olup olmadığını soruyor.
Voigt de “Böyle algılanması üzüntü verici” diyerek yanıt veriyor ve Türkiye’de yaşayan Türklerle hiç bir sorunun olmadığını, Almanya’da yaşayan Türklerin de en iyisi geri dönmesi gerektiğini anlatıyor.
Bununla kalmıyor, „Türkiyelilerin zorla Almanlaştırılmasına (Ari ırkın bozulmaması adına), asimile edilmesine“ karşı çıkıyor, çocukların (geri döndüğünde zorluk çekmemesi için) kendi anadili olan Türkçe’yi mutlaka öğrenmesi gerektiğini savunuyor.


FAŞİST LİDERİN ‚BOZKURTÇU ARKADAŞI‘

Röportajın ortaya koyduğu en ilginç bilgilerden biri ise, Voigt’in, Türk düşmanı olmadığını kanıtlamak için örnek gösterdiği “Ali” adındaki Bozkurt’çu arkadaşından söz etmesi.
Voigt, “Şu an iletişimde olduğunuz Türk arkadaşınız var mı?” şeklindeki soruya şöyle yanıt veriyor:
“Ali adında bir arkadaşım var. Bara gittiğimde beraber içiyoruz. Bazen bizim dazlaklarla sorun yaşadığında ‘Ben Udo’nun arkadaşıyım’ deyip onların yanında beni arıyor. Bende ‘Ali bizim arkadaşımız. Onu rahat bırakın’ deyince bırakıyorlar. Ali’de siyasi düşünce olarak Bozkurt. Yani ortak yönümüz var. (Gülüyor)” (Zaman, 24 Kasım 2010)
Bu ilginç cevap nedense Zaman muhabirinin ilgisini çekmiyor olacak ki, ırkçı partinin liderinin bir Türk faşisti ile kurduğunu söylediği bu özel ilişkiyi teğet geçip, ırkçı partinin uyum politikasına yönelik sorularla devam ediyor.
O ilgilendikçe de, faşist lider rafine insanlık düşmanı görüşlerini bir bir sıralıyor, sraladıkça da Zaman muhabiri yanıtlar karşısında kafa sallayarak not ediyor!
Ortalama gazetecilik kriterleri açısından meseleye bakıldığında, belki bir Türk gazetesinin ırkçı partinin lideri ile görüşerek söyleşi yapması “manşet”lik bir durum olarak görülebilir.
Ama, sonuçta ortaya çıkan malzeme ırkçı partinin teşhirinden çok propagandasını yapmaya olanak sağlıyorsa burada durup düşünmek gerekiyor. Hele de bunu güçlendirecek yönde sorular sormak söz konusu ise…
Irkı parti başkanıyla röportajı büyük sansasyon yaratacak biçimde duyuran Zaman bunu „cahillikten“, bilmeden yaptıysa gaf; hedefli bir niyet, az çok bir plan dahilinde gerçekletirdiyse ve kendisinin de katıldığı bazı görüşleri Voigt’in ağzından vermeyi tercih etti ise -ki öyle görünüyor- bu sıradan bir skandal değildir. (YH)

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: