Almanya’da ücretler sürekli eriyor!

Almanya’nın dış ticaret gücünün sırrının düşük ücretlerde olduğu bir kez daha kanıtlandı. Uluslararası Çalışma Örgütü İLO tarafından yayınlanan “Küresel Ücret Raporu”na (“Global Wage Report”) göre 26 gelişmiş endüstri ülkeleri arasında Almanya en son sırada geliyor. Norveç ve Finlandiya gibi ülkeler ise listenin en önünde yer alıyorlar.
ILIMLI ÜCRET POLİTİKASI
Ekonomik gelişmenin Almanya’nın lehine olmasına karşın ücretlerin 2000 – 2009 arasında bu kadar düşmesini “sendikaların ılımlı ücret politikası, düşük ücretli ve güvencesiz işlerin artmasıyla” açıklayan İLO Almanya Temsilcisi Wolfgang Schmidt, “bu aynı zamanda Almanya’nın uluslararası alandaki rekabet gücünün olağanüstü artmasına neden oldu” dedi.
Almanya’daki reel ücretlerin düşmesine en büyük etkeni “ücret artışları üretkenliğe ayak uyduramadı” diyerek ortaya koyan Schmidt, “Üretkenlik sürekli yükselirken ücretlerin sürekli düşmesi Almanya mallarının dünya genelindeki rekabet gücünü artırdı. Almanya’nın dış ticarette başarılı olmasının asıl nedeni üretim maliyetinin sürekli düşmesidir” dedi.
Ücretlerin, toplumsal gelirdeki payının da sürekli gerilediğine işaret eden Schmidt, “Bu da bizim tezimizi doğrulayan bir etken” dedi. 2000 yılında Almanya’daki ücretlerin toplumsal gelirdeki payının yüzde 72,2 olduğuna dikkat çeken Schmidt, 2010 yılının üçüncü çeyreğinde ise bu oranın yüzde 65,1 kadar gerildiğini söyledi. Bunun ise toplumsal gelirdeki dağılımın şirket kârları ve servet gelirinin lehine gelişme eğilimini sürdürdüğünü gösterdiğini söyleyen Schmidt, “Ortalama olarak bu denge her yıl yüzde 0,39 ücretlerin aleyhine değişiyor” dedi. Yani ücretlerin toplumsal gelirdeki payı her yıl yüzde 0,39 düşerken şirket kârlarının ve servet gelirinin payı ise aynı oranda artıyor.
GÜVENCESİZ İŞLER ARTIYOR
Federal İstatistik Dairesi DESTATİS’in yayınladığı raporlarda da, “güvencesiz” veya “tipik olmayan işler” olarak tanımlanan süreli, haftada 20 veya daha az süreli işler, kiralık işçilik gibi düşük ücretli işler giderek artıyor.
DESTATİS’in verilerine göre 1995 yılında 4,42 milyon insan bu tür işlerde çalışırken 2008’de bu rakam 7,72 milyona çıktı. Diğer yanda ise “normal”, yani tam gün ve düşük ücretli olmayan işlerde çalışanların sayısı 1998’de 23,71 milyondan 2009’da 22,93 milyona geriledi.
Güvencesiz işlerde çalışanların sayısı kriz nedeniyle 2009’da kısmen gerilemesine karşın ekonomideki yeniden canlanma belirtileriyle birlikte yeniden artmaya başladı. Açıklanan raporlara göre 2009’da 500 binin altına düşen kiralık işçi sayısı 2010 yılının ortalarında 900 bini aşmıştı. Önümüzdeki yıllarda kiralık işçi olarak çalışanların sayısının 2 milyonu aşması bekleniyor. Güvencesiz işlerin artması aynı zamanda işçi ücretlerinin düşmesi anlamına da geliyor. (YH)

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: