Siyasette taşlar yerinden oynayacak mı?

Son aylarda yapılan kamuoyu yoklamalarında dikkat çeken konuların başında bir yıldır işbaşında olan CDU/CSU-FDP koalisyon hükümetinin önemli oranda güven kaybetmesi geliyor. “Bu Pazar seçim olursa oyunuzu kime verirsiniz?” sorusuna yanıt verenlerin, bir yıl önce yaklaşık yüzde 50 oranında destek verdiği hükümet partilerinin oyu 2010’un sonu itibariyle yüzde 40’ın altına düşmüş bulunuyor.
Yani, bugünkü koşullarda bir seçimin olması durumunda mevcut hükümetin kaybetmesine kesin gözüyle bakılıyor. Bu tablo içinde en çok dikkat çekense, 2009’daki genel seçimlerin ‚en çok kazananı‘ olan liberal Hür Demokrat Parti’nin (FDP) durumu.
Anketlere göre bu partinin oyu yüzde 5 sınırında seyrediyor ve genel seçimlerde barajı aşıp aşamayacağı belirsizliğini koruyor.

HALKIN TEPKİSİ ARTIYOR
Buna karşın, bir yıl önce meclise giren partiler arasında en az oyu alan (yüzde 10.7) Birlik 90/Yeşiller Partisi son anketlerde yüzde 20’lere kadar çıkmış bulunuyor. SPD ve Sol Parti’nin oy oranında ise ciddi sayılacak bir değişim sözkonusu değil.
Siyasi partilerin içinde bulunduğu bu tablo, ekonomik sosyal sorunlara çözüm bulma yerine “reform” adı verilen uygulamalar ve tasarruf paketleriyle emekçilerin yaşamını daha da çekilmez hale getiren hükümet partilerine karşı geniş kesimler arasında tepki ve hoşnutsuzluğun hayli ilerlemiş olduğunu gösteriyor. Tepkiler sadece partilere güvenszlik ve oy vermeme eğilimi biçiminde değil, farklı türdeki sosyal protesto hareketlerinin artışında da kendini gösteriyor.  (Stuttgart 21, nükleer atık karşıtı eylemler ve sendikaların düzenlediği eylem haftaları)
Keza, genel seçimlerden sonraki en büyük sınav olarak kabul edilen Kuzey Ren Vestfalya seçimlerinde de hükümet partileri oy kaybederek eyalet iktidarını muhalefete bırakmak zorunda kaldılar.

FDP’DEKİ TARTIŞMA NEREYE VARACAK?
Ekonomik kriz ve onunla bağlantılı olarak ortaya çıkan Euro krizi hükümetin durumunu daha da zorlaştırmış ve bunun bir yansıması olarak, emekçiler aleyhine uygulamaların en pervasız savunuculuğunu yapan FDP, dibe vurur bir hale gelmiştir.
Gelişmeler, Almanya’da siyasette taşların yerinden oynamaya devam edeceğini gösteriyor.
FDP içinde Genel Başkan Guido Westerwelle’ye karşı yılın son haftalarında başlayan eleştirilerin seyri, sonunda Merkel hükümetini de etkileyebilecek bir düzeye ulaşabilir.
7 EYALETTE SEÇİM VAR
20 Şubat’ta Hamburg’da, 27 Mart’ta Baden-Wüttemberg ve Rheinland-Pfalz’a, 22 Mayıs’ta Bremen’de, 4 Eylül’de Mecklenburg-Vorpommern’de ve 18 Eylül’de Berlin’de yapılacak eyalet parlamentosu seçimleri de, ülkedeki siyasi dengeleri etkileme özelliğine sahip.
Keza, Saarland eyaletinde de Yeşiller Partisi’nin tıpkı Hamburg’da olduğu gibi bir gerekçe uydurarak CDU ve FDP ile ‘Jamaika’ ortaklığından çekilip erken seçim yolunu açması muhtemel görünüyor. En azından 6 eyalette yapılacak seçimlerin, NRW seçimleriyle birlikte zaten Eyaletler Meclisi’nde (Bundesrat) çoğunluğu kaybeden hükümet partilerini daha zor bir döneme sürüklemesi sürprüz olmayacak.
2011’deki bu eyalet seçimlerinin ‚en beklenen sürprizi‘ ise, Yeşiller’in Baden-Württemberg ve Berlin’de büyük çıkış yapması olacak. Anketler şu anda her iki eyalette de bu partinin birinci olabileceğini gösteriyor. (YH)

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: