Ukrayna’da rövanşı kim kazanacak?

Ukrayna’da 2004’te ABD ve AB’nin desteğiyle gerçekleştirilen “turuncu devrimin” önemli aktörlerinden biri olan eski başbakan Yulya Timoşenko’nun sağlık durumu üzerinde başlayan tartışma, bu ülkeye yönelik boykot ve yaptırımları yeniden gündeme getirdi.

Görevini kötüye kullandığı için mahkeme tarafından 7 yıl hapis cezasına çarptırılan ve bu nedenle halen cezaevinde bulunan Timoşenko’nun sağlık durumunu gerekçe gösteren AB ve ABD, tedavinin Almanya’da yapılması için işbaşındaki hükümetten kolaylık göstermesini istiyorlar. Daha önce Timoşenko’yu cezaevinde muayene eden Berlin’deki Chariete Hastanesi yetkilileri, çektiği bel ağrılarından ötürü tedavinin Almanya’da yapılması yönünde bir rapor vermişti.

Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç ise tedavinin yurtdışında yapılmasına karşı çıkıyor. Bunun üzerine 20 Nisan günü açlık grevine başlayan Timoşenko’nun sağlık durumu günden güne kötüleşirken, başta Almanya olmak üzere pek çok ülke Rusya ile yakın ilişki içerisinde olan mevcut yönetimi abluka altına almak için harekete geçmiş durumda. Bunun için de önümüzdeki Haziran ayında Ukrayna ve Polonya’nın ortak ev sahipliğiyle yapılacak Avrupa Futbol Şampiyonası’nı suistimal etmenin yoğun çabası içindeler. Maçların Ukrayna’da yapılmaması çağrısında bulunan Almanya ve AB yetkilileri, şimdiden yenilgiye uğrayan “turuncu devrimi”nin rövanşını alma peşindeler.

 

MAÇLARI BOYKOT EDECEKLER

Ukrayna’da batı yanlısı güçleri yeniden harekete geçirmek için Avrupa Futbol Şampiyonası’nı bir fırsat olarak gören Almanya Başbakanı Angela Merkel, Timoşenko olayı nedeniyle bu ülkedeki maçlara gitmeyeceğini açıkladı. Aynı şekilde AB Komisyonu’nun 27 üyesi de mevcut yönetimin politikalarını protesto etmek için Ukrayna’da oynanacak maçları izlememe kararı aldı. Komisyon sözcüsü bunun futbol şampiyonasının boykot edildiği anlamına gelmediğini ileri sürdü. AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy de Ukrayna’da oynanacak maçları izlemeye gitmeyeceğini açıkladı.

 

ALMANYA ZARARLI ÇIKAR

Ukrayna’ya yönelik yaptırımların uygulanmasını savunan ülkelerin başında gelen Almanya’ya Kiev’den sert tepki geldi. İktidardaki Bölgeler Partisi’nin dış politikadan sorumlu Başkan Yardımcısı Leonid Koşara, boykot durumunda alınacak önlemlerden en çok Alman firmalarının etkileneceğini söyledi. Almanya’nın başından beri “turuncu devrimi”ni en çok destekleyen ülkeler arasında yer aldığını söyleyen Koşara, açık olarak Alman firmalarının Ukrayna’daki çalışmalarını sınırlandırabilecekleri mesajı verdi.

 

ŞAMPİYONA POLİTİKAYA ALET EDİLİYOR

Ukrayna yönetimi ayrıca, AB ülkelerinin aldıkları tutum ve yaptıkları açıklamalarla Avrupa Futbol Şampiyonası’nı politize ettiğini ifade etti. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada sportif karşılaşmalara siyasetin karıştırılmaması çağrısı yapıldı. Aynı şekilde FIFA Başkanı Joseph Blatter de politikacılara boykot çağrılarını iyi düşünerek yapmalarını istedi.

Şampiyona son maçının Ukrayna’nın başkenti Kiev’de yapılması da ayrı bir önem taşıyor.

Öte yandan Uluslararası Af örgütü tarafından yapılan açıklamada da maçların boykot edilmesinin yanlış bir mesaj olacağını açıkladı. Ukrayna ile birlikte şampiyonaya ev sahipliği yapacak olan Polonya da maçların boykot edilmesine karşı çıktı. Başbakan Donald Tusk ve Cumhurbaşkanı Bronislaw Komorowski, boykotun Ukrayna’nın Batıya yakınlaşmasını olumsuz etkileyeceğini ileri sürdüler. Sağcı anamuhalefet partisi lideri Jaroslaw Kacizynski ise Ukrayna’ya baskının artırılması için boykottan yana olduğunu açıkladı.

 

PUTİN’DEN RUSYA TEKLİFİ

Öte yandan AB ile Ukrayna arasında son haftalarda yükselen gerilimi düşürmek için seçilmiş ancak görevine henüz başlamayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den bir teklif geldi. Interfax ajansına açıklama yapan Putin, insani nedenlerden ötürü Timoşenko’nun tedavisinin Rusya’da yapılabileceği teklifinde bulundu. Ukrayna yönetiminin bu teklife nasıl yanıt vereceği merakla bekleniyor. Almanya ise tedavinin Berlin’de yapılmasında ısrar ediyor. Ancak, Ukrayna yasalarında tutukluların yurtdışında tedavi edilmesini öngören bir düzenleme bulunmuyor.

Bu nedenle Timoşenko olayı bir süre daha “turuncu devrimi”nin arkasındaki güçler tarafından rövanşı almak için kullanılmaya devam edilecek gibi görünüyor. (YH)