NATO’ya barış yok!

1963 yılından beri düzenli olarak Münih’te yapılan NATO Güvenlik Konferansı’na karşı bu yılda binlerce kişinin katıldığı bir gösteri düzenlendi.

 

Her yıl çok sayıda devlet başkanı, başbakan ve ilgili bakanların yanı sıra silah tekellerinin yöneticilerini ve savaş lobisi görevini üslenen „Think Tank“ kuruluşunun yöneticilerini bir araya getiren 51. Münih NATO Güvenlik Konferansı’nda bu yıl ağırlıklı olarak Ukrayna’daki çatışmalar konuşuldu. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un hazır bulunduğu toplantıda ABD Başkan Yardımcısı John Baiden başta olmak üzere batılı ülkelerden pek çok politikacı yaptığı konuşmada Rusya’nın Ukrayna politikasını eleştirdi.

Bayerische Hof adlı otelde düzenlenen konferansa taraflar arasında Ukrayna konusundaki görüş ayrılığı damgasını vururken, dışarıda ise binlerce kişi Batılı ülkelerin NATO üzerinden Ukrayna’ya yönelik yaptığı askeri saldırı hazırlıklarını protesto etti. Toplantının düzenlendiği otele yakın Marien Platz meydanında yapılan gösteri sırasında polis yoğun güvenlik önlemeleri aldı. İki gün boyunca Bayerische Hof çervesinde giriş, çıkışlar kontrollü yapıldı ve insanların günlük yaşamına önemli sınırlamalar getirildi.

Her yıl NATO Güvenlik Zirvesi’ne karşı değişik örgütlerin oluşturduğu inisiyatif tarafından çağrısı yapılan protesto gösterisine 5 bin kişi katıldı.

„NATO’yla barış yok!“ sloganı altında yapılan bu yılki protesto kapsamında bir yürüyüş düzenlendi. Kent merkezinde gerçekleştirilen yürüyüş polis tarafından sık sık durduruldu. Gerekçe olarak da otonom grupların taşıdığı pankartlar gösterildi.

Yürüyüşün ardından düzenlenen mitingde konuşanlar arasında bu yıl Sol Parti Federal Parlamento Milletvekili Sevim Dağdelen de vardı. Dağdelen yaptığı konuşmada, zenginlerle yoksullar arasında sürekli artan uçuruma dikkat çekerek, bunun asıl sorumlularının Bayerische Hof’ta toplanan sermaye temsilcileri, silah tekeli yöneticisi ve bankalar olduğuna işaret etti. Dağdelen artan savaş tehlikesine karşı güçlü bir mücadele örgütlenmesi çağrısında bulunurken, AB’nin sığınmacılara yönelik sert politikasını da protesto etti. Dağdelen konuşmasında Almanya’nın Ukrayna’ya silah vermemesi gerektiği çağrısında da bulunarak, sorunun çözüm yolunun Rusya ile diyalog içinde olmaktan geçtiğine işaret etti.

ver.di Gençlik adına yapılan konuşmada 2 Mayıs 2014’te Odessa’daki sendika binasına yapılan saldırı ile 2 Mayıs 1933’de Hitler faşizminin Almanya’da sendikalara yönelik saldırılar başlatması arasında bir bağ kurarak Ukrayna’daki faşist harekete dikkat çekti.

Eylem sırasında Sol Parti, DİDF, DKP ve çeşitli örgütler bayrak ve pankartlar açarken, savaşa ve silahlanmaya karşı sloganlar atıldı.

 

DİĞER GÖSTERİLER

Aynı gün iki ayrı gösteri daha düzenlendi. Karlplatz’da yapılan eylem Batı yanlısı Ukrayna yönetimine destek verme amaçlıydı. Diğer gösteri ise 2 Mayıs 2014’te Odessa’da sendika binasına yönelik faşistlerin yaptığı saldırıyı hatırlamak/hatırlatmak amaçlıydı. Bu eylemde sendika binasının kundaklanmasından sağ kurtulan Oleg Muzyka yaptığı konuşmada, faşistlerin Ukrayna’da bugünkü yönetimi işbaşına getirmek için darbe yaptığını dile getirdi. Muzyka, NATO Güvenlik Konferansı’na katılan Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko’yu da protesto etti. Gösteride yapılan diğer konuşmalarda da şimdiki yönetimin faşistlerin desteğini arkasına aldığına dikkat çekildi. Bu eylemde Rusya bayraklarının yanı sıra Donezk ve Lugansk cumhuriyetlerinin bayrakları taşındı. Sol Parti, DKP ve SDAJ bu eyleme desek verdi. (Münih/YH)