NSU Davası: DNA izleri ağ teorisini destekliyor

image

230’dan fazla duruşması geride kalan NSU Davası’nda, başsanık Beate Zschäpe’ye ait DNA izinin Eisenach’taki karavanda bulunduğu açıklandı. Bu da Zschäpe’nin karavanda olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor.

Münih Eyalet Mahkemesi’nde devam eden NSU davasının 230. ve 231. duruşmalarında Federal Kriminal Dairesi’nde çalışan bilirkişi Dr. Proff, iki gün boyunca özellikle Frühlingstraße’de ve Böhnhardt ve Mundlos’un içerisinde ölmüş oldukları karavanda bulunan DNA izleri hakkında bilgi verdi. Bilirkişi, öncelikle araştırma yönteminden ve bu tarz araştırmalarda yaşanan ve özellikle farklı şahısların DNA’larının karışmasından kaynaklanan güçlükleri anlattı.

Sanık Andre Eminger, bir ikiz erkek kardeşi olmasından dolayı özel bir duruma sahipti. İkisinin tek yumurta ikizleri olduğu iddiası doğru ise DNA’ları özdeş olmalıydı.

İki gün içerisinde ayrıntılı şekilde sunulan inceleme sonuçlarından çoğu ile dava sürecinde zaten ilgilenilmişti: NSU’nun gazete arşivlerinde bulunan ve Beate Zschäpe’ye ait izler, silahlar üzerindeki Böhnhardt ve Mundlos’a ait çok sayıda iz. Bu sonuçlar şu ana kadar ele geçirilen delilleri destekliyorlardı: Böhnhardt ve Mundlos NSU’nun işlediği suçlarda buldukları bisikletler, kıyafet, maske ve silahları kullanıyorlardı. Zschäpe, cinayet ve saldırılarda doğrudan bir rol oynamamıştı, ama gündelik işlerin organizasyonu, belgelerin tedarik edilmesi, kalacak yer, kiralanan araçlar ve yeraltında yaşamın sürdürülmesinde rolü vardı.

BEATE ZSCHAE’PE KARAVANDA MIYDI?

Ancak Eisenach’daki karavanda bulunan bir pet şişede de Zschäpe ve Böhnhardt’ın izleri ve üzerinde yine Zschäpe’nin DNA izleri olan iki çorap bulunmuştu. Zschäpe de muhtemelen araçtaydı. Şu ana kadar halen sorgulanmayan bir tanık, polise Eisenach’taki saldırının gerçekleştiği gün, içerisinde Zschäpe’ye benzeyen bir kadın olan bir karavan görmüş olduğunu anlatmıştı.

Ama müdahil davacıların NSU’nun sadece üç kişilik bir gruptan oluşmayıp aktif Nazilerden oluşan bir ağa dahil olduğu yönündeki ifadesi de desteklendi. Beate Zschäpe’nin kaçarken giydiği ayakkabılarda Andre Eminger’in eşi Susan Eminger’in DNA izleri bulunuyordu. André ve Susan Eminger’in çocuğu üçlünün yanında kalmıştı. İpuçlarından biri de, sanıkların ve şu ana kadar bilinen destekçilerin yakını olmayan en azından bir diğer çocuğun grupla bağlantıda olduğunu gösteriyordu. Frühlingstrasse’deki evin bodrumunda bulunan 19 sigara izmaritinde de şu ana kadar varlığı bilinmeyen bir kadına ait izler bulunmuştu. Bir tabanca ve karavanda bulunan bir el bombasında bilinmeyen en az bir şahsa ait izler bulunmuştu.

Aynı şekilde yanan evde bulunan gözlem notlar ve haritalarda da kim oldukları şu ana kadar bilinmeyen başka şahıslara ait DNA izleri bulunmuştu. İzler özellikle de 2006 yılında Halit Yozgat’ın öldürüldüğü Kassel’e ait gözlem notlarının üzerindeydi. Bu da başka işbirlikçilerinin en azından kurbanların ve uygun olay yerlerinin arayışında rol oynadıklarını gösteriyordu. Ancak müdahil davacıların, NSU’nun silahlı Nazi gruplarıyla olası temaslarını ortaya çıkaracak delillere, özellikle de Dortmund ve Kassel’e yönelik verdikleri bütün dilekçeler reddedildi.

Frühlingstraße’de bulunan bir koşu eşofmanının incelenmesi Uwe Mundlos’un ruh hali hakkında bir fikir vermişti. Mundlos, bu eşofmanı büyük olasılıkla giymişti, eşofmanın kendisinde ve ceplerindeki selüloz mendillerde onun hücreleri bulunmuştu. Eşofmanın bacak kısımlarında öldürülen polis memuresi Michelle Kiesewetter’in kan izleri vardı. Yani bu eşofman Heilbronn’daki cinayet sırasında giyilmişti. Bilirkişi, eşofman altının görünüşünün ve DNA izinin niteliğinin, pantolonun o zamandan beri yıkanmamış olduğunu gösterdiğini belirtmişti. Mundlos’un eşofmanının bir zafer hatırası gibi saklanmış olduğunu net bir şekilde kanıtlamak tabii ki mümkün değil. Ama grubun gündelik yaşamlarında delilleri yok etmek için neredeyse hiç çaba göstermeyip aksine işledikleri suçlardan kalan ve artık işe yaramayan nesneleri saklamış oldukları bir kez daha belli oldu.

Buna karşılık üzerinde „Suçun üstlenildiği video“ yazan çok sayıdaki CD’de hemen hemen hiç ipucu yoktu. Anlaşılan o ki burada çok dikkatli çalışmışlardı. Böhnhardt, Mundlos, Zchäpe ve işbirlikçileri görünüşe göre kendilerini güvende hissetmiş ve bulunacaklarından korkmamışlardı.

Alexander Hoffmann (NSU Davası Avukatı)

http://www.nsu-nebenklage.de/