JİTEM Davası: Beyaz Torosçular AKP’nin savaş arabasında!

Yusuf Karataş

JİTEM davası olarak bilinen Albay Cemal Temizöz ve Korucubaşı Kamil Atağ’ın Cizre’de 21 kişinin katledilmesiyle ilgili olarak yargılandığı davada bütün sanıklar beraat etti. Cizre’de ‘beyaz Toros’ların terör estirdiği 1993-95 yılları arasında gerçekleştirilen bu ‘faili meçhul’ cinayetlerle ilgili yapılan kazılarda insan kemikleri bulunmuş, adli tıpta bu insanların silahlarla öldürüldüğü kanıtlanmıştı. JİTEM itirafçısı Abdülkadir Aygan da Temizöz ve ekibinin yaptığı cinayetleri ayrıntılarıyla anlatmıştı ama mahkeme “delil yetersizliği” gerekçesiyle bütün sanıkların beraatına karar verdi.   
Karara şaşırdık mı?
Hayır!
Ama karara şaşırmamamız bu davanın öyle sıradan bir dava olmadığı ve verilen kararın da sıradan bir karar olmadığı gerçeğini değiştirmiyor.
Hatırlanırsa AKP ve Cemaatin hükümette birlikte yer aldıkları dönemde aralarında Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un da yer aldığı yüzlerce ordu mensubu Ergenekon ve Balyoz davalarından yargılanmıştı. Bu davalarda sanıklar, “AKP iktidarına karşı darbe girişimi yapmak”la suçlanıyordu. Biz o zaman AKP iktidarının bu davaları ‘darbe girişimi’ ile sınırlandırmasını, amacının devlet içindeki muhaliflerini tasfiye etme ve kendi statükosunu kurmak olduğunu gösterdiğini söylüyorduk. Çünkü bu sanıkların önemli bir kısmı Kürdistan’da 90’lı yıllardaki ‘özel savaş’ döneminde işlenen suçlardan sorumluydu ve hiç biri bu suçlarından dolayı yargılanmıyordu.
Neyse önceleri kendini bu davaların ‘savcısı’ ilan eden dönemin başbakanı Erdoğan, Cemaatle (Gülencilerle) çatışmaya başlayınca “aldatıldık” dedi. Başdanışmanı Yalçın Akdoğan “Milli ordumuza kumpas kurulduğunu” söyledi.
Sonra ne mi oldu?
Önceleri binlerce sayfalık iddianameleri kabul eden bağımsız yargı da birden bu iddiaların temelsiz olduğuna hükmetti; bütün sanıklar beraat etti!
Tıpkı JİTEM davasında olduğu gibi.
Derken Erdoğan ve Ergenekoncular arasında su sızmaz oldu. Ergenekoncular özellikle Kürdistan’da yürütülen ve 90’lı yıllara benzetilen son savaşta Erdoğan’ın en büyük destekçileri oldular.
Ergenekoncu Doğu Perinçek, Aydınlık’taki yazılarında Erdoğan’ı ve savaş politikasını desteklemelerinin gerekçesini “Erdoğan ve AKP’nin kendi çizgilerine gelmesi”yle açıklıyor. Kafatasçılıkta, ırkçılıkta MHP’yi bile yaya bırakan Perinçek, bu kez doğru söylüyor!
Hal böyle olunca lafı uzatmaya da gerek yok.
Temizöz davası, Kürdistan’da 90’lı yıllarda işlenen 17 bin ‘faili meçhul’ cinayetin aydınlatılması bakımından örnek teşkil eden/edecek davalardan biriydi. Bu davada verilen beraat kararı, AKP iktidarının bağımsız yargısının JİTEM’i ve kirli savaş suçlarını aklama kararıdır.
Bunun da ötesinde bu kararla AKP-Erdoğan ile Ergenekoncular arasındaki işbirliği yeni bir boyuta taşınmış; AKP iktidarı, 90’lı yılların JİTEM’inin mirasçısı olduğunu ilan etmiştir. Hani Davutoğlu Van’daki mitinginde “biz gidersek beyaz Toroslar gelir” diye Kürt halkını korkutmaya çalışıyordu ya işte beraat edenler/ettirilenler o ‘beyaz Toros’çulardır!
Şimdi AKP-Erdoğan, savaş ve kaos politikasıyla bütün toplumu rehin alarak yine tek başına iktidar oldular.
Ve elbette o çoktan külüstür olmuş ‘beyaz Toros’lar aramızda dolaşmayacak.
Ancak beraat ettirilerek miraslarına sahip çıkılan ‘beyaz Torosçular’, yani JİTEM’ciler AKP-Erdoğan iktidarının modern savaş arabasına bindirildiler.
Şimdi soru şudur: 90’lı yılların ‘özel savaş’ suçları orta yerde dururken ve halklarımız bu dönemin travmasını daha atlatamamışken yeniden tırmandırılan kirli savaşa seyirci mi kalacağız?