Hükümet yardıma muhtaç insanların hayatını tehlikeye atıyor

Federal Hükümet’in yılbaşından bu yana Sığınmacılar Yasası’nı iki kez sertleştirmesine tepki gösteren sığınmacılara yardım örgütü Pro Asyl, imza kampanyası başlattı.

CDU/CSU-SPD “büyük koalisyon” hükümeti tarafından kısa sürede Sığınmacılar Yasası’nı iki kez sertleştirerek, gelen sığınmacılara karşı yaptırım kararları almasına, sığınmacılara yardım örgütü Pro Asyl tarafından tepki gösterildi.

Örgüt tarafından yapılan açıklamada, Kasım ayında koalisyon partileri tarafından Sığınma Paketi II (Asylpaket II) adı altında bir yasa tasarısı hazırlandığını, şimdi de bu yasaya eklemeler yapıldığına dikkat çekerek, genel olarak sığınma hakkına yönelik büyük bir saldırının olduğuna dikkat çekti.

Almanya’ya gelen ve hayati tehlikesi olduğu için sığınma başvurusu kabul edilen sığınmacılara iki yıl boyunca aile birleşimi yasağının getirilmesinin, bulunduğu ülkede işkence, ölüm cezası ya da insanlık dışı muamele gören insanların gelmesinin engellenmesi anlamına geldiği belirtildi. Aileleri Almanya’ya gelen insanlara getirilen sınırlandırmaların, yaşamı tehlike içinde olan ancak Almanya’ya yasal yollarda gelmesi uzun sürecek insanların tehlikeyi yolları seçerek Avrupa’ya ulaşmaya çalışacağına dikkat çeken Pro Asyl açıklamasında, “Bu da daha fazla insanın ölmesi anlamına geliyor. SPD tarafından önerilen kıtasal çözüm de sorunları çözmeyecektir. Çünkü, zor durumda olan insanların Avrupa’ya ulaşması gerekiyor, başka bir yere değil” denildi.

Hükümet tarafından alınan kararda ayrıca sığınma başvurularının bir hafta içinde ele alınarak karara bağlanmasının bulunduğuna dikkat çeken Pro Asyl, bu durumun bir çok yanlış karara yol açacağına işaret ederek, ilticası reddedilenlerin üç hafta içinde de sınırdışı edilmesinin planlandığını dile getirdi.

Pro Asyl, yeni yasa ile birlikte psikolojik travma geçiren sığınmacıların sınırdışı edilmesi anlamına geldiğini ifade ederek Tunus, Cezayir ve Fas gibi ülkelerin “güvenlik ülkeler” olmadığını, alınan kararın derhal geri adım atılmasını istedi.

Pro Asyl, hükümet tarafından sığınmacılar yasasının sertleştirilmesine karşı internet üzerinden bir imza kampanyası başlattı. “Asylpaket II durdurulsun-Adil sığınma başvurusunda kısıtlama yapılmasın” başlığıyla açılan imza kampanyasının binlerce kişi tarafından imzalanması bekleniyor.  (YH)

Sığınmacılardan ajan devşirilecek

Almanya’nın dış istihbarat servisi BND ve iç istihbarat servisi Anayasayı Koruma Teşkilatı bilgi almak için 2000-2013 yılları arasında 850 ilticacıyla ilişki kurdu. Alman Der Spiegel dergisi haberini Sol Parti‘nin mecliste konuyla ilgili verdiği soru önergesine hükümet tarafından verilen yanıta dayandırdı.

Soruşturmalarda istihbarat servisiyle işbirliği yapmaları karşılığında sığınmacılara „koruma statüsü“ verildi. Normal koşullarda bu statü geldiği ülkeye sınırdışı edilmesi durumunda hayati tehlikesi olanlara tanınıyor. İdam cezası almış olanlar, işkenceye, insani olmayan muameleye maruz kalma ihtimali bulunanlar ya da savaş nedeniyle hayati tehlikesi bulunanlar bu statüden yararlanabiliyor. İltica başvurusu yapan birçok sığınmacının hukuki işlemlerde kolaylık nedeniyle istihbarat servislerine bilgi sağlamayı kabul ettiği sanılıyor.

Der Spiegel’in haberine göre ilticacılarla mülakatlar BND’nin “Soruşturma Bölümü Merkezi” bünyesinde çalışan istihbaratçılar tarafından yapıldı. Söz konusu birim 2014 yılının haziran ayında hükümet tarafından kapatıldı. Ancak güvenlik çevrelerinden edinilen bilgilere göre BND, Almanya’ya sığınanları “gönüllülük temelinde” dinlemeye devam ediyor.

İstihbarat servislerinin faaliyeti Almanya’da muhalefet partilerinin tepkisini çekti. Sol Parti milletvekili Martina Renner “Eğer istihbarat servislerinin sığınmacılara uyguladığı baskı sürüyorsa, bu ahlaki açıdan rezil bir durum” diye konuştu.(YH)