Merkel direksiyonu tam sağa kırdı

Yücel Özdemir /EVRENSEL

Almanya’da şu anda “büyük koalisyon” hükümetinin başını çeken Başbakan Angela Merkel ve partisi Hıristiyan Demokrat Birlik de (CDU) döneme uyarak direksiyonu tam sağa kırdı ve önümüzdeki dönem sığınmacılar, göçmenler ve yabancıların sırtından siyaset yapacağının açık mesajını verdi.
Hafta içinde Essen’de yapılan parti kongresinde ve sonrasında en çok tartışılan bu konular olunca, CDU’nun da bir süredir Avrupa genelinde etkili olan popülist söylemlere sarıldığı görülüyor.
Parti kongresine damgasını vuran konuların başında göçmen gençlere çifte vatandaşlığın yasaklanması, sınır dışıların hızlandırılması, burka yasağı, Alman Anayasası’na sadakat, iyi derecede Almanca öğrenme, Alman kültürüne uyum sağlama… geliyordu.
Yoksulluk, düşük ücretli işler gibi pek çok temel sorun arka plana atılarak sığınmacılar, göçmenler ve ulusal değerlere yapılan vurgular, her ne kadar bunlar muhafazakar partilere yabancı olmazsa da son yıllarda daha çok aşırı sağcı-faşist partiler tarafından kullanılıyor.
Merkel, kendisinden önceki muhafazakar liderlerden farklı olarak özellikle genel seçimler öncesinde yabancılar, göçmenler, sığınmacılar ve Türkiye’nin AB üyeliği gibi konulardan uzak durmayı tercih etti. Toplumsal gerilimi artırarak belki daha fazla oy alınabilir, ancak bunun yaratacağı sorunların çok daha derin olacağının bilinciyle hareket etti.
Geçen yıl yaşanan “sığınmacılar krizi” sırasında da diğer muhafazakar parti ve liderlere göre daha liberal bir politika izledi ve kısa bir süreliğinde de olsa Avusturya’dan kalkan trenlerin Almanya’ya sığınmacı getirmesi için kapıları açtı. Muhafazakar kesimlerden gelen eleştirilere rağmen yaptığının doğru olduğunu savundu. Bu nedenle uluslararası kamuoyunda sempati topladı, hatta bu nedenle Nobel Ödülü’ne aday gösterilmesi bile gündeme getirildi.
Ancak, Merkel’in sığınmacılar politikasını eleştirerek kısa sürede önemli güç toplayan aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yükselişi durdurulamayınca, hem Bavyera’daki kardeş parti CSU, hem de parti içinde Merkel’in daha sağdan politika izlemesini isteyenler seslerini yükselti.
Hal öyle olunca genel kongrede en çok bu kesimlerin sesi duyuldu ve onların istekleri yerine geldi.
Merkel, bir süre önce sığınmacılar konusunda izlediği politikadan çark ederek “Bir kez daha öyle bir durum olmayacak” diyerek sığınmacılara kapıların açılmayacağını açık olarak ilan etmişti. Bununla da kalmayarak, sığınma başvurusu kabul edilmeyenlerin en kısa sürede sınır dışı edileceğini, bunlar arasında yaşlı ve çocukların da olabileceğini söyledi.
Denilebilir ki; önümüzdeki eylül ayında yapılacak genel seçim öncesinde sığınmacılar politikası nedeniyle kaybedilen güvenin yeniden kazanılması için “kitlesel sınır dışılar” da gündeme.
İkinci önemli mesaj ülkede yaşayan göçmenlere verildi. Özellikle de Türkiye kökenlilere.
Parti kongresinde gençlik örgütü Junge Union’un sunduğu çifte vatandaşlığın yasaklanması önergesi 300’e karşı 319 oyla kabul edildi.
Böylece, doğumdan 21 yaşına kadar çifte vatandaş olma hakkına sahip göçmen gençlerin bu yaştan itibaren sahip oldukları vatandaşlıklardan birisini tercih etmek zorunda bırakılmaları uygulaması geri getirilmesi karara bağlandı. Daha önce yürürlükte olan bu uygulama, geniş kesimlerden gelen istek üzerine 2014’te CDU-SPD hükümeti tarafından kaldırılmıştı.
Süddeutsche Zeitung’dan Nico Fried, dün kaleme aldığı yorum yazısında, parti kongresinin çifte vatandaşlık hakkında aldığı kararı “CDU, Merkel’den sığınmacılar politikası nedeniyle intikamını aldı” diye yorumladı. Keza, parti başkanlığı için yapılan oylamada Merkel’in önceki seçimlere göre daha az oy alması da bu intikamın bir parçası olarak değerlendirildi.
Muhafazakar Frankfurter Allgemeine Zeitung’un yazdığı gibi kongre “Muhafazakarların zaferi”yle sonuçlanmış durumda.
Bu sonuç elbette önümüzdeki yıl içindeki politik gelişmelere de damgasını vuracaktır.
Mayıs ayında en büyük eyalet Kuzey Ren Vestfalya’da, eylülde ise genel seçimler yapılacak. Merkel ve partisi için neredeyse hayati önemde olan bu seçimlerin kazanılması için direksiyon tam sağa kırılmış ve milliyetçilik, popülizm, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı konusunda AfD ile yarışa girileceğinin kararları alınmıştır.
Bu tehlikeli politikadan başta Alman emekçiler olmak üzere, ülkede yaşayan farklı uluslardan ve inançlardan insanların lehine bir sonuç çıkmayacaktır. Özellikle de Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli göçmenler için, Türkiye’deki gelişmelerin Almanya’ya yansımasını da göz önünde bulundurduğumuzda çok daha sıkıntılı ve sancılı bir süreç görünüyor.
Bu nedenle zaman kaybetmeden ırkçı-milliyetçi, emekçileri bölen gerici politikalara harekete geçmek gerekiyor.

 

https://www.evrensel.net/yazi/78062/merkel-direksiyonu-tam-saga-kirdi