İklim değil tekeller korunuyor!

Alman otomobil tekelleri kâr rekorları kırarken diğer yanda ise dizel skandalında bütün tekellerin suç şebekesi gibi çalıştıkları ortaya çıkıyor. Audi’nin şefi Stadler Almanya’da hapisti, VW tekelinin eski şefi Winterkorn Almanya’yı terk edemiyor, Daimler ve BMW’nin şefleri ise bir ayaklarıyla cezaevindeler.

Alman otomobil tekelleri yazılım programlarıyla dizel motorlarını maniple ettiler ve milyonlarca tüketiciyi “temiz dizel” yalanıyla kandırdılar.

ÖDÜLLENDİRİLİYORLAR!

“Herkesin yasalar önünde eşit olduğu” söylenen bir “hukuk devletinde” ne beklenir bu durumda? Sorumluların yargı önüne çıkarılması, işlenen tüm suçların ortaya çıkarılması, yasalara uygun olmadığı halde atılan tüm adımların geri alınması, tüketicilerin zararının karşılanması çevreye ve topluma verilen zararın tanzim edilmesi için gerekirse suçlu şirketin tüm mal varlığına el konulması beklenir…

Ama Almanya’da “hukuk devleti” böyle işlemiyor. Suç işlediği yargı önüne çıkmadan bilinenler yargı önüne çıkarılıyorlar. Ama tekellerin asıl patronlarına kimse dokunmuyor. VW’nin Porsche ve Piech hanedanları, BMW’nin Klatten hanedanı hiçbir şey olmamış gibi yaşamlarını sürdürüyorlar.

Bu da yetmezmiş gibi Alman otomobil tekelleri devlet kasalarından dolaylı teşviklerle ödüllendiriliyorlar.

Son yapılan dizel zirvesinde tekellere fatura çıkarılmadı. İşyerlerini ve iklimi koruma adına dizel araçların bir kısmına bir nevi filtre takılması diğer kısmına ise yeni bir yazılım programı yüklenmesi karar altına alındı.

Filtre takılması dizel salınımlarını çok cüzi derece hafifletecek, yazılım programları ise sadece motorların normal çalışmasını sağlayacak; yani salınımda olumlu değişiklik olmayacak.

TOPLU TAŞIMACILIK GÜÇLENDİRİLMELİ

Gerçekte dizelin tamamen yasaklanması ve tüketicilerin zararının karşılanması gerekmekte; nitekim Almanya’nın 65 kentinde dizel araçların şehir merkezine girmeleri yasaklanabilir ama Federal ‘araba bakanı’ (Ulaştırma Bakanı) mahkemelerin bu tür karar almalarını merkezden engelliyor… Tekellerin çıkarı söz konusu olduğunda hem çevre ve insan sağlığının hem de hukuk devletinin sınırları ortaya çıkıveriyor.

Almanya’da VW (VW, Audi, Porsche, Skoda, Seat, Ducatti, MAN, Scania markaları), Daimler ve BMW tekellerinin yanı sıra bine yakın otomotiv yan sanayi firması bulunuyor. Bosch, Mahle, Continental.. liste uzun. 800 binden fazla emekçi bu işkolunda çalışıyor, Almanya’nın ticaret fazlasının üçte ikisi de bu sektör tarafından gerçekleştiriliyor. Yani olağanüstü güçlü ve politikacıları avuçlarında oynatabilen bir işkolu…

Oysa hükümet gerçekten çevre ve insan sağlığını düşünse o zaman bu tekellerin tüm mal varlıklarına el koyduğu gibi bireysel değil toplu taşımacılığı teşvik eder, şehir içi taşımacılığı ücretsiz hale getirir. (YH)