Afrikalı diye gözaltına alınan Suriyeli cezaevinden ölü çıktı

Halep’ten Almanya’ya gelen sığınmacı Ahmed Ahmed’in hapishane hücresindeki ölümü, ülke genelinde tartışmalara yol açtı. Afrikalı bir sığınmacı yerine gözaltına alınan Ahmed’in intihar ettiği konusunda somut bir delil bulunmazken, Kleve Cezaevi yöneticileri intihar senaryosunda ısrarlı. Eyalet Hükümeti ise net bir açıklama yapmaya yanaşmıyor.

Kleve Cezaevi’nde kaldığı hücrede ölü olarak bulunan 26 yaşındaki Suriyeli Kürt Ahmed Ahmed’in intihar ettiği yönündeki iddialar giderek daha fazla şüpheli hale geliyor. Ortada Ahmed’in intihar etmesi için hiç neden bulunmazken, yangın sırasında alarm düğmesine bastığı, ancak görevlilerin gereken müdahaleyi yapmadığı olasılığı tahmin ediliyor. Bu nedenle işbaşındaki Kuzey Ren Vestfalya Eyalet Hükümeti’nin yanıtlaması gereken bir çok soru var. Sorulara inandırıcı yanıtların verilmemesi, cezaevi görevlilerin ölüme seyirci kaldıkları yönündeki şüpheleri güçlendiriyor.

AFRİKALI DİYE GÖZALTINA ALDILAR

Ahmed, Temmuz ayında Hollanda sınırında bulunan Geldern kasabasında çeşitli olaylara karıştığı ileri sürülen bir Afrikalı şüphesiyle gözaltına alınıp Kleve Cezaevi’nde tek başına kaldığı bir hücreye atıldıktan sonra 17 Eylül günü çıkan bir yangın nedeniyle ağır yaralandı. Kaldırıldığı hastanede tedavi altına alınan Ahmed, 29 Eylül’de hayatını kaybetti. Ardından ailesinin ve bakanların katılımıyla Bonn’da düzenlenen bir törenle defnedildi. Mali’den gelen, çeşitli olaylara karışan ve Ahmed Ahmet sahte ismini kullanan kişinin yerine gözaltına alınan gerçek Ahmet, kendisinin Suriye’den geldiğini, söz konusu kişi olmadığını anlatmaya çalıştığı halde dinleyen olmadı.

YANLIŞ KİŞİNİN GÖZALTINA ALINDIĞI BİLİNİYORDU

Ancak nasıl hayatını kaybettiği konusundaki sorular bugüne kadar aydınlatılabilmiş değil. Yöneltilen sorulara cevap veren Eyalet İçişleri Bakanı Hebert Reul (CDU), polisin yanlış kişiyi gözaltına aldığını bilmesi gerektiğini söyledi. Reul, ortada büyük bir hatanın olduğunu, bu nedenle olayın aydınlatılması için sonuna kadar çaba harcayacaklarını ileri sürdü.

Olayla ilgili soruşturma yürüten Hamburg Savcılığı, daha önce Kleve Cezeavi’ne yazı göndererek söz konusu kişinin kimliğinin aydınlatılıp aydınlatılmadığı sorusunu yöneltti. Buna yanıt alamayan savcılık 25 Eylül’de ikinci kez Eyalet Adalet Bakanlığı’na başvurdu, Ahmed’in ölümünden bir gün önce Kleve polisi, Hamburg Savcılığı’na yanlış kişinin gözaltına alındığını bildiren bir yazı göndererek, aranan Malilinin gözaltına alınmadığını bildirdi.

İNTİHAR ETMESİ İÇİN BİR NEDEN YOKTU

Başkasının yerine gözaltına alınan Ahmed’in cezaevinde nasıl ve neden öldüğü konusunda ise çelişkili açıklamalar yapılıyor. Kleve Cezaevi yönetimi kendisinin intihar ettiğini ileri sürerken, intihar etmesi için gereken bir nedenin olmadığı belirtiliyor. Zira 3 Eylül günü cezaevi psikologu tarafından yapılan muayenede intihar edecek bir durumun olmadığı belirtildi.

Basında yer alan haberlere göre, yangın çıktıktan sonra Ahmed’in alarm düğmesine bastığı, ancak cezaevi görevlilerinin bunu görmezlikten gelerek ölümüne neden oldukları tahmin ediliyor. Yine basındaki haberlere göre, cezaevindeki diğer tutukluların da yardım etmek istediği belirtildi. Bu da ortada bir intihar olmadığı yönündeki iddiaları güçlendiriyor. Eyalet Adalet Bakanlığı ise intihar iddiaları konusunda net bir açıklama yapmaya yanaşmıyor. Bu nedenle muhalefet partileri SPD ve Yeşiller Bakan Peter Biesenbach’ın derhal istifa etmesini talep ediyor. Bakan daha önce yaptığı açıklamada Amed’in alarma basmadığını söylerken, konuyla ilgili hazırlanan bir iç rapor bunun doğru olmadığını ortaya koydu. Raporda tersine alarmın kullanıldığına yer verildi.

Ahmed’in ailesi ve avukatları yaptıkları açıklamada, Ahmed’in intihar ettiğine inanmadığını belirterek, sorumlu olanların açığa çıkarılarak hesap sorulmasını talep ettiler. Altı polis hakkında suçsuz bir kişi içeride tutma ve ölümüne yol açma gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. (YH)


GEÇMİŞTE BENZER OLAY YAŞANMIŞTI

2005 yılında da Dessau kentinde benzer bir olay yaşanmıştı. Uyuşturucu sattığı gerekçesiyle polis tarafından gözaltına alınan Sierra Leoneli sığınmacı Oury Jollah, hücresinde ölü bulunmuştu. Ancak daha sonra polisin alarmı kapattığı, olaya müdahale etmediği, bilinçli şekilde ölüme yol açtığı tespit edilmişti. Mahkeme tarafından olay günü karakolda bulunan grup amirine ceza verilmişti. Daha sonra Jollah’ın kendisini ateşe vermediği, dışarıdan yangını hızlandırıcı maddenin atıldığı ileri sürülmüştü. (YH)