‚Göç Yasası’nın altından nitelikli işgücü çıktı

Hükümet partileri tarafından üzerinde anlaşmaya varılan Göç Yasası, 19 Aralık’ta yapılacak bakanlar kurulu tarafından onaylandıktan sonra üç ay içinde yürürlüğü girecek. Yasa, ülkede yaşayan göçmenlerin uyum ve entegrasyon sorunlarına çözüm getirme yerine Alman sermayesinin ihtiyaç duyduğu nitelikli işgücünü getirmeye odaklı.

Almanya’da uzun yıllardır göçmen örgütleri, sendikalar, ilerici partiler tarafından uyum ve entegrasyon sorunlarının çözümü yönünde çıkarılması talep edilen Göç Yasası, CDU/CSU-SPD koalisyon hükümeti tarafından “Nitelikli İşgücü Yasası’na çevrildi. Yasa 19 Aralık’ta kabine tarafından onaylandıktan üç ay sonra yürürlüğe girecek.

İlgili bakanlıklar tarafından hazırlanan ve “Üçüncü Ülkelerden Nitelikli İşgücü Göçü” başlığını taşıyan yasa asıl olarak, AB dışındaki ülkelerden, Almanya’nın ihtiyaç duyduğu nitelikli işgücünün getirilmesini içeriyor. Ülkedeki demografik değişimden yola çıkan hükümet, oluşacak nitelikli işgücü açığının karşılanması için AB dışındaki ülkelerden işgücü getirmeyi zorunlu görüyor.

Doğu Avrupa ülkelerinin AB’ye alınmasıyla birlikte ihtiyacın belli ölçülerde karşılanacağı tahmin ediliyordu, Ancak gelinen aşamada bu ülkelerden gelen nitelikli işgücü sayısında da önemli bir gerileme yaşandı.

NİTELİKLİ İŞGÜCÜNE İHTİYAÇ VAR

Bertelsmann Vakfı tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 2050 yılına kadar Almanya’ya göçmen gelmediği takdirde şu anda 45 milyon olan çalışan sayısı 29 milyona düşecek. Yüzde 36 gerileme anlamına gelen bu sayının gerçekleşmesi, Alman sanayisinin, sosyal sigorta ve emeklilik sisteminin önemli ölçüde zarar görmesi anlamına geliyor. En önemlisi de Almanya dünya genelinde rekabet gücünü kaybetmiş olacak.

Almanya’ya gelenler ile Almanya’yı terk eden ve ölenler arasında yapılan hesaplamalardan ötürü, ülkeye gelenler sayesinde Almanya’daki nüfuz henüz büyüme yönünde seyrediyor. Örneğin 2016 yılında yaklaşık 600 bin insan ülkeye gelirken 281 bin insan da göç etti. Buna ölenler de eklendiğinde başa baş gittiği görülüyor. Yine değişik araştırmalara göre her yıl AB’yi yaklaşık 300 bin nitelikli işgücü terk ediyor.

Araştırmayı hazırlayan uzmanlar her yıl 70 bin nitelikli işgücünün AB ülkelerinden Almanya’ya geleceğini tahmin ediyor ancak bu rakam ihtiyacı karşılamıyor. Bu nedenle 2050 yılına kadar gerekli ihtiyacın karşılanabilmesi için 276 ila 491 bin arasında işgücünün gelmesi gerekiyor. 2013’te AB üyesi ülkelerden gelen işgücünün 140 bin olduğuna dikkat çeken uzmanlar, nitelikli işgücü getirmeyi hedefleyen “Mavi Kart” ile gelenlerin sayısının ise 25 binde kaldığına dikkat çekiyor. Nitelikli işgücü çekme konusunda Almanya’nın oldukça geride kaldığına işaret ediliyor.

Bu şekilde yurtdışından gelecek işgücüne bağımlı olan Almanya, şimdi dünya genelinde daha fazla nitelikli işgücünü getirmek için yasal düzenlemeler konusunda harekete geçen Almanya, gelinen aşamada bu ihtiyaca yönelik olarak bir “Göç Yasası” hazırlamış durumda. Daha önce böyle bir yasanın çıkarılmasına karşı çıkan muhafazakar parti ve politikacılar bile, ülkedeki işgücünün durumuna baktığında sessiz kalmayı ya da destek vermeyi tercih ediyor.

KİMLER GELEBİLECEK?

Göç Yasası’nın yürürlüğe girmesiyle AB dışındaki ülkelerde yeterlilik belgesi, üniversite bitirme diploması olanlar Almanya’ya gelebilecek. Diplomaların tanınmasına kolaylık sağlanıyor. Daha önce AB dışından gelen göçmenlerin meslekleri ve diplomalarının tanınmasının önünde pek çok engel bulunuyordu. Nitelikli işgücünün gelebilmesi için öncelikli olarak kendilerini işe alacak firmalardan onay almaları gerekiyor. Göçmenlerin meslek ve diplomalarının tanınması konusunda merkezi tek bir daire yetkili olacak.

Üniversite bitiren nitelikli işgücü için ise Almanya’ya gelmeleri için önceden bir iş anlaşması yapma şartı getirilmiyor. Bu kişiler Almanya’ya gelip altı ay boyunca iş arayabilecekler, haftada 10 saate kadar deneme süresi amacıyla çalışabilecekler. Bunun için yeterli derecede Almanca bilmeleri ve kendi geçimlerini kendilerinin sağlaması yeterli.

İLTİCASI KABUL EDİLMEYEN SIĞINMACILAR NE OLACAK?

Nitelikli işgücünü karşılamak harekete geçen hükümet, bir ara ilticası kabul edilmeyen sığınmacıların geri gönderilmemesi de tartıştı. SPD’nin gündeme getirdiği bu önerinin ardından, iltica başvurusu reddedilen ancak bir işte çalışan sığınmacılara iki yıllık çalışma müsaadesinin verilmesi konusunda anlaşmaya varıldı. En an bir buçuk yıl boyunca haftada en az 35 saat çalışan ve en az bir yıllık oturum müsaadesi olanlar bu haktan yararlanabilecek. Ayrıca söz konusu sığınmacının kimliğinin tamamen açığa çıkarılması, suç işlememesi ve yeterli derecede Almanca bilmesi de sıralanan şartlar arasında yer aldı.

YURTDIŞINDA REKLAM KAMPANYASI

Yasanın çıkarılması tek başına nitelikli işgücünün Almanya’ya gelmesini sağlamayacağı ortada. Daha önce çıkarılan benzer yasalar bunu yapamamıştı. Bu nedene hükümet yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, İçişleri Bakanlığı aracılığıyla yurtdışında reklam kampanyaları düzenleyecek.

Asıl amacı Almanya’da ucuza çalışacak nitelikli işgücünü getirme olan yasa, doğal olarak yerli emekçi sınıflar üzerinde de bir baskı anlamına geliyor. Ülke içinde var olan işgücünün nitelikli hale getirilmesi, eğitim ve meslek eğitimine yeterli bütçe ayırmayan hükümet her açıdan sermayeye daha ucuza mal olacak işgücü konusunda anlaşmaya varmış görünüyor. Ülkede yoksulluk, düşük ücretli ve güvencesiz işler konusunda yaşanan rekor rakamlar gözününde bulundurulduğunda, özellikle milliyetçilerin göçmen düşmanlığı üzerinden düşmanlığı körüklemeye devam edecekleri görülüyor. Getirilen ve getirilecek “yabancı” işgücünün geçmişte olduğu gibi gelecekte de yerli emekçiler üzerinde baskı kurmak için kullanılacağı açıktır. Bu nedenle, ülkede çalışan yerli, göçmen, sığınmacı ayrımı yapılmadan aynı işi yapan herkese aynı ücretin verilmesi talebi bir kez daha büyük bir önem kazanmış durumda. Sermayenin farklı uluslardan ve inançlardan emekçileri karşı karşıya getirerek bölme, işçi ücretleri üzerinde baskı yaratma politikası boşa çıkarıldığında, ırkçı demagoglara da anlamlı bir yanıt verilmiş olacak. (YH)


İtalya da ‘Göç Yasası’nı sertleştirdi

İtalya’da işbaşında olan Beş Yıldız Hareketi (MP5) ile milliyetçi Liga partisi koalisyon hükümeti de ‘Göç Yasası’nı sertleştirerek, özellikle sığınmacıların sınır dışı edilmesini kolaylaştırdı. İçişleri Bakanı Matteo Salvini tarafından hazırlanan yasaya 396 milletvekili Evet oyu verirken, 99 milletvekili ise karşı çıktı. MP5’ten 14 milletvekili ise çekimler kaldı. Yasaya göre İtalya’ya sığınma başvurusunda bulunanlara mümkün olduğu kadar az oturum izni verilmesini ve daha fazla sınır dışını öngörüyor. Ayrıca daha önce İtalya vatandaşlığını kazanan göçmenler hakkında terör suçlamasıyla dava açıldığı takdirde vatandaşlıkları elinden alınacak.

Yasa ayrıca iç güvenlikte de sert önlemleri getiriyor. Buna göre polis daha fazla elektrikli şok aleti kullanabilecek ve işgal edilen yerleri çok rahat bir şekilde boşaltabilecek.

Birleşmiş Milletler Sığınmacılara Yardım Konseyi (UNHCR), İtalya’daki Göç Yasası’nın endişe verici düzeyde olduğunu açıklamıştı. (YH)