Sarı Yelekliler: Hırsızlar çalıdğınız parayı geri verin

Bugünün baldırı çıplakları, yoksulluk sınırının altında yaşayan 9 milyon Fransız, 6 milyon işsiz, yoksullaşan emekliler, çifte sömürülen ve düşük ücret alan kadınlar, ekranları patlattılar… Artık yeter, sizi hırsızlar sizi!

Jean ORTIZ
Humanite

O kadar dik duruyorlardı ki, CAC40’ın (Fransa’nın en büyük 40 şirketi) hizmetine verdikleri bunca çabadan öyle gurur duyuyorlardı ki, onlar Sayın Macron ve (Başbakan) Philippe, hani şu “yürütme çifti” var ya, sokakları ve kavşakları işgal eden ve “yeter artık” diye haykıranları izliyor ve hiçbir şeyin kendilerine geri adım attıramayacağını düşünüyorlardı. Bugünün baldırı çıplakları, yoksulluk sınırının altında yaşayan 9 milyon Fransız, 6 milyon işsiz, yoksullaşan emekliler, çifte sömürülen ve düşük ücret alan kadınlar, ekranları patlattılar… Artık yeter, sizi hırsızlar sizi!
Ve sözde zenginliklerin herkese doğru aktığı bu ülkede Cumhurbaşkanı (Macron) kepçeyle en zenginlere milyarlar veriyor, toplumunun yüzde 1 için vergi muafiyetini arttırma cüretini gösterebiliyor. 40 yıldır “alttaki Fransa”, para dolu bir okyanusta, ancak ağzı sulanıp duruyor. Şu çınlayan ve çarpıcı milyarlar gözlerinin önünden geçiyor… Onlar ki tüm bu zenginlikleri yaratanlardır…
Dolayısıyla onlar açısından ana sorunun alım gücü, askeri ücret, sosyal hak ve kamu hizmeti olmasında şaşıracak hiçbir şey yok. Alım gücü konusunda, üç haftadır süren öfke ve fedakarlığa rağmen hiçbir somut ve kalıcı adım atılmadı (Böyle davranılırsa hareketin devam etmesinde şaşacak bir şey yoktur). Fakat büyük servetler üzerindeki vergi şu “bahtiyar ülke”ki görüntüyü bozuyordu… Jupiter*, 4.5 milyar avro getiriyordu. Bu vergiyi dostlarımız ve yardımsever zenginlere ödetmek hiç iyi değildi tabii ki. Tam tersine onları piyazlamak, daha fazla zenginleştirmek ve karınlarını tıka basa şişirmek lazımdı, böylelikle halk için birkaç kırıntı kusabilirlerdi. Onlar açısından bu geleneksel mide ağrısından başka bir şey değildi. Fakat milyonlarca işçi ve işsiz açısından ise bu yaşam mücadelesidir.
Oligarşiye doğru yönlendirilen bu milyarlar, gasp ve hırsızlıktır. Çaldığınız paralarımızı geri verin, sizi hırsızlar. Parayı geri verin!

KİMİNLE DALGE GEÇİYORSUN SEN!
Seçeneksizlikten cumhurbaşkanı olan, finans sektörünün eski bankacısı (Seçimlerin ilk turunda seçmenin sadece yüzde 18’inin oyuna almıştı), birkaç dakika bile zahmet edip “ulusa seslenmedi”. Manu (Macron kastediliyor), kiminle dalga geçiyorsun sen?
Bu insanlar ülkeyi bir bankayı “yönetir” gibi idare ediyorlar. “Geri adım atmayız” diye tekrar edip duruyor bu kapitalist barınağın kapı bekçileri… Kesinlikle kıpırdamayız… Kaos mu olur, ölümlere mi yol açar bizi ilgilendirmez…
Haber kanalları sürekli ‘Sarı Yelekliler’i itibarsızlaştırma, bölme, suçlama işini üstlendiler, ki “kırıcılar” ve şiddet görüntüleri bozuk kaset gibi televizyon kanallarında dönüp duruyor… Peki suçlu kim? Bu kabul edilmez şiddetin sorumlusu kim?
Ve sonuçta sermayenin bu kaba kapı bekçileri ilk açılımları kabul etmek zorunda kaldılar, bu ilk kazanımlar, kuşkusuz sınırlı olsa bile, ‘Sarı Yelekliler’in mücadelesi ve olağanüstü halk desteğinin lehine yazılmalıdır. Jupiter tükürdüğünü yalamak zorunda kalmıştır.

BU İKTİDAR MEŞRUİYETİNİ KAYBETTİ
Sert, otoriter, aşağılayıcı ve buyurucu bir iktidara karşı böylesi yeni, yaratıcı ve kitlesel bir halk isyanı durumunu bulmak için ülke tarihimizde bayağı geriye gitmemiz gerekiyor. Evet bu yeni hareket tarihsel bir dönem olacaktır. Onlar ise korkudan titriyorlar.
Macron ve Macroncular geri adım atmak zorunda kaldılar, Ocak 2019’da yürürlüğe girecek üç vergiyi “erteleyerek” (iptal etme değil) bir adım geriye çekilmek zorunda kaldılar. Halk hareketinin dinmesini umarak yedeklemeye çalışıyorlar, yani hikaye, külahıma anlat… Verilen sözler “hem çok az, hem çok geç”. Macron halktan artık koptu. Bu iktidar meşruiyetini kaybetti.

İŞİN SIRRI MÜCADELEDE!
Hiçbir iktidar öfkeli, kararlı, birliğini sağlamış ve kaybedeceği bir şeyi kalmayan bir halka karşı ayakta kalamaz. Fakat kendiliğinden “Gözlerini açtıklarını” da düşünmeyelim. Onlar bizim dünyamızda yaşamıyorlar, Fransa’yı tanımıyorlar. Geri adım atmak zorunda kaldılar zira güçler dengesi onların aleyhine döndü… Yani işin sırrı mücadelede yoldaşlar!
Öfke ve uçurum çok derin. Haykırmaya devam edelim: Servet vergisini yeniden yürürlüğe sokun!.. Cebimizden çaldığınız paralarımızı tekrar verin!.. Çatlaklara yara bandı yapıştırmaktan artık vazgeçin, tüm sisteminizi, kurumlarınızı, anayasanızı gözden geçirmek, masaya yatırmak lazım.
Ciddi, fakat kendi bağrında kopuş, gelecek taşıyan bir durum yaşanıyor. Bunu heba etmeyelim.

*Jupiter : Macron bir konuşmasında kendi başkanlığını ‘jupiterci başkanlık’ olarak tanımlamıştı. Jupiter, Roma’da tanrıların tanrısıydı.
(Çeviren: Deniz Uztopal)