NSU Davası müdahil avukatına polisten ırkçı tehdit

NSU Davası sonrası yapılan gösteride.

Almanya’da, 2000-2007 yılları arasında 10 kişiyi öldürmek, banka soygunları yapmak ve bombalı saldırılar düzenlemekle suçlanan ırkçı terör örgütü NSU davasında Şimşek ailesinin müdahil avukatı olarak görev yapan Seda Başay-Yıldız’a ırkçı ve tehdit içerikli yazı gönderilmesiyle ilgili başlatılan inceleme kapsamında, Frankfurt’ta haklarında soruşturma açılan 5 polis görevden alındı. Seda Başay-Yıldız, “Bu polisler hakkında soruşturma başlatılması, tehdit mektubu almam ve benim suç duyurusunda bulunmamla oldu” dedi.

„Frankfurter Neue Presse“ gazetesinde yer alan habere göre, Başay-Yıldız’a, 2 Ağustos fgünü aksla ırkçı içerikte “NSU 2.0” imzalı tehdit yazısı gönderildi. Çeşitli hakaretler ve iki yaşında olan kızıyla ilgili ifadeler bulunan yazıda, Başay-Yıldız’ın açık ev adresi de yer aldı.

Özel yaşamı hakkında bu kadar ayrıntılı bilginin yer aldığı tehdit mektubu üzerine Frankfurt Savcılığı’nda suç duyurusunda bulunan Başay-Yıldız’ın Frankfurt merkezindeki görev yapan polisler tarafından tehdit edildiği ortaya çıktı. Eyalet Kriminal Dairesi tarafından yapılan incelemede karakolun bir bilgisayarından, Başay-Yıldız’ın nüfus bilgilerine sorgulama için resmi bir sebep olmadığı halde bakıldığı tespit edildi.

Avukatın kimlik bilgilerine bakıldığı sırada ise bilgisayara erişimi bulunan polis memurlarının evlerine yapılan baskında elde edilen bilgilere göre, Whatsapp üzerinden oluşturdukları grupta birbirlerine gamalı haç ve Hitler’in fotoğrafları ile yabancı düşmanlığı içeren mesajlar gönderdikleri de belirlendi. Bunun üzerine karakolda çalışan 1’i kadın 5 polis memuru hakkında, „halkı kışkırtma“ ve „anayasaya aykırı sembollerin kullanıldığı“ iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

ÇOK TEHDİT ALIYORDUM

Avukat Başay-Yıldız konuyla ilgili basına yaptığı açıklamada, “Bana dava boyunca çok tehdit geliyordu, ancak bunları çok ciddiye almıyordum. Bu kez kızımın adı ve ev adresim yazıldı. Bu yüzden ilk defa suç duyurusunda bulundum” dedi.

Kişisel bilgileri öğrenip yazanların devlet memuru olması gerektiğini suç duyurusunda belirttiğini aktaran Başay-Yıldız, bu hafta başında konuyla ilgili bir gazetecinin aradığını, bunun üzerine polisle görüştüğünü anlattı.

Emniyet birimiyle ikinci kez görüştüğünde, „Polisler hakkında başlatılan soruşturmanın yaptığı suç durusundan sonra gerçekleştiği“nin ifade edildiğini söyleyen Başay-Yıldız, söz konusu polislerin evlerinin arandığını, cep telefonlarına el konulduğunu ve görevden uzaklaştırıldıklarını öğrendiğini kaydetti. „Bu polisler hakkında soruşturma başlatılması tehdit mektubu almam ve benim suç duyurusunda bulunmamla oldu“ diyen Başay Yıldız, polisin bu olayı örtbas etmesini istemediğini vurguladı. Başay-Yıldız, kendisinin başvurusu üzerine ortaya çıkan yeni bilgiler konusunda Eyalet Kriminal Dairesi’nin kendisini önceden bilgilendirmemesini ve gelişmeleri basından öğrenmesi ise eleştirdi. (YH)