‘Cami vergisi’ çözüm mü?

Almanya’da Noel tatiline “Cami Vergisi” tartışması damgasını vurdu. İktidar partileri CDU ve SPD milletvekilleri tarafından gündeme getirilen öneriye İslami örgütler de destek verdi. Hayata geçmesi durumunda kendisini Müslüman olarak tanımlayan ve ücretinden “Cami Vergisi” kesilmesini kabul edenlerden alınacak vergiler İslami örgütleri daha da zenginleştirecek.

Almanya’daki İslami örgütler yıllardır, kiliseler için olduğu gibi camiler için de bir verginin devlet eliyle toplanmasını talep ediyor. İslami cemaatler arasında geçmişte tartışma konusu olan “Cami Vergisi”nin hayata geçirilmesi durumunda bu “vergi”nin cemaatler arasında nasıl paylaştırılacağı ise belirsiz.

“Cami Vergisi”ni bu kez gündeme getiren ise Noel Bayramı’nda CDU Meclis Grubu Başkan Yardımcısı Thorsten Frei oldu. Frei yaptığı açıklamada, “Cami Vergisi’nin uygulamaya konulması durumunda yabancı ülkelerin Almanya’da Müslüman örgütlere müdahale etmesinin önüne geçilecek. Böylece İslam Almanya içine yönelmiş olur” dedi. “Cami Vergisi’nin doğru yöne atılmış önemli bir adım olacağını” savunan Frei, camilerin böylece maddi olarak yabancı devletlerden bağımsız olabileceğini ileri sürdü.

Almanya’daki İslami örgütlerin çoğu “körfez ülkeleri” olarak bilinen Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Suudi Arabistan’dan yardım alıyorlar. En büyük İslami örgüt olarak bilinen Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) ise Türkiye’den maddi yardım alıyor. DİTİB camilerinde görev yapan yaklaşık 900 imamın maaşını Diyanet İşleri Başkanlığı ödüyor. Ayrıca son yıllarda Yurtdışı Türkleri ve Akraba Toplulukları Dairesi (YTB) de değişik projeler karşılığında camilere kaynak ayırıyor.

Camiler bugün devlet tarafından toplanan vergilerden pay almasa da kendi üyelerinden değişik aidatlar alıyor. Özellikle her cami cemaatinin sahip olduğu Cenaze Fonu önemli bir gelir kaynağı. Camiler ayrıca her yıl Alman devletinden de projeler karşılığında destek alıyor. Almanya, bu yıl DİTİB’e verdiği yardımları “ajan skandalı” nedeniyle kesmişti.

Daha önce Kölner Stadt Anzeiger gazetesinde yere alan bir habere göre, DİTİB’in projelerine 2018’de toplam 297 bin 500 Euro destek verileceği ifade edilmişti. Bu miktar, 2017’de verilenin beşte biri; 2016’da verilenin ise onda birinden az. Federal İçişleri Bakanlığı, merkezi Köln’de olan DİTİB ve çeşitli kentlerdeki bağlı kuruluşlara 2017 yılında yaklaşık 1 milyon 470 bin Euro destek vermişti. Federal Hükümet de, 2016 yılında DİTİB tarafından yürütülen projeler için 3 milyon 270 bin Euro vermişti. Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi ise 2018 yılında 100 bin Euro mali destek aldı. Müslümanlar Merkez Konseyi, 2017 yılında 1 milyon Euro’nun üzerinde, 2016 yılında ise 880 bin Euro mali yardım almıştı.

ÇARE VERGİ DEĞİL AİDAT OLMALI

CDU’lu Frei’in gündeme getirdiği önerinin büyük koalisyon içinde başka politikacılar tarafından da desteklendiği belirtiliyor. Bu nedenle konunun önümüzdeki dönem daha sık gündeme getirilmesi bekleniyor. SPD İçpolitika Uzmanı Burkhard Lischka da Die Welt gazetesine yaptığı açıklamada, Frei’in önerisini “tartışmaya değer bulduğunu” ifade etti. Yabancı devletlerin Almanya’daki İslami örgütler üzerindeki etkisini azaltmak için bu konuda eyaletlerin bir düzeleme yapmasının önünde engel olmadığını da sözlerine ekledi.

Berlin’de liberal İbn-i Rüşd Cami’sini kuran avukat Seyran Ateş ise aynı gazeteye yaptığı açıklamada camilerin, üyelerinin verdiği destekle finanse edilmesinden yana olduğunu belirtti.

HÜKÜMET PLANI

Konuyla ilgili olarak Süddeutsche Zeitung’da yer alan haberde ise hükümetin bir süredir bu plan üzerinde çalıştığı ifade edildi. İçişleri Bakanı Seehofer tarafından kasım ayında yapılan İslam Konferansı’nda, İslami örgütleri yurtdışında aldıkları yardımları kesme konusunda uyardığı belirtildi. Ayrıca, dışışleri bakanlığı Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve diğer ülkeler ile Almanya’daki dini kuruluşlara yapacakları yandım konusunda irtibata geçerek, önceden bildirilmesini talep etti. Bu konuda sadece Kuveyt’in olumlu yanıt verdiği belirtildi. Yapılan tahminlere göre yabancı devletlerin geçtiğimiz yıl sadece Kuzey Ren Vestfalya’daki milyonlarca Euro, Almanya’daki camilere aktardı. Avrupa genelinde ise bu miktarın yüz milyonlar olduğu ifade ediliyor.

CAMİ VERGİSİ ÇARE DEĞİL

Bugün çoğu cami cemaati tarafından eşitsizlik olarak gösterilen vergi alımı konusunda, camilere bu imkan sağlansa da bunun devlet ve çeşitli tarikatların camiler üzerindeki etkisini değiştirmesi çok mümkün görünmüyor. Zira, yabancı devletler sürekli Almanya’da kendi çıkarlarına göre hareket ettirdikleri gruplara ihtiyaç duymakta ve değişik yöntemlerle bunu organize etmekteler.

Diğer taraftan şurası açıktır ki, laiklik ilkesi, devletin dini işlerde bir taraf olmamasını gerektirmektedir. Hem kiliselerin hem de cami veya diğer inanç merkezlerinin ihtiyaçları devlet eliyle ve aracılığıyla karşılanmamalıdır. Bu nedenle öncelikli olarak Avusturya’da uygulamaya konulduğu gibi camilerin yabancı devletlerden para almasını yasaklayan bir düzenlemenin yapılması gerekiyor. Bununla birlikte, kiliselerden de devlet eliyle vatandaşlardan vergi toplama uygulamasına son verilmeli, her kilise üyesinin uygun gördüğü bölge kilise derneğine üye olarak aidatı ödemesinin önü açılması gerekiyor. Bu durumda “Cami Vergisi” tartışmasına gerek kalmayabilir. Camiler sonuçla üyelerinin verdiği aidatlarla ayakta durmanın yollarını bugün olduğu gibi gelecekte de bulabilirler. Böylece “Cami Vergisi” alma yerine “Kilise Vergisi”nin de kaldırılması laiklik açısından en doğru olanı.

KİLİSE VERGİSİ ÖRNEK ALINIYOR

Almanya’da kiliselerin en önemli gelir kaynaklarının başında devlet tarafından vatandaşların maaşından kesilen “Kilise Vergisi” geliyor. Eyaletlere göre değişmekle birlikte, Almanya’da her kilise üyesinden devlet tarafından kesilen vergi, sonradan kiliselere aktarıyor. Almanya’da, eyaletlere göre farklılık arz etmekle birlikte, maşlardan kesilen gelir vergilerin yüzde 8-9’u “Kilise Vergisi” olarak ayrılıyor. Bu kesintinin yapılmasını istemeyenler, işverene başvuruda bulunarak hiç bir dini gruba mensup olmadığını beyan edip kesinti yapılmasının önüne geçebiliyor. Aksi halde otomatikman kesinti yapılıyor.

Resmi verilere göre Protestan kilisesi 2017 yılında toplam 5,67 milyar Euro “Kilise Vergisi” topladı. Katolik Kilisesi ise bir açıklamada bulunmadı. Vergiye ek olarak bir de kiliselerin aldığı maddi destekler ve yan gelirler eklendiğinde yıllık gelirlerinin 12-15 milyar Euro civarında olduğu tahmin ediliyor. Gelirlerin önemli bir bölümü personel giderlerine gidiyor. (YH)


Büyük cami yarışı

Yıllar önce Avrupa’da cami açılışı yarışına giren dini cemaatler şimdi ise “en büyük cami” açma yarışında. DİTİB’in Köln-Ehrenfeld semtinde Avrupa’nın en büyük camisini yapmasından sonra harekete geçen İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG), “en büyük camiyi” yapmak için Fransa’nın Strasbourg kentinde geçtiğimiz Ekim aynında temel atma töreni gerçekleştirdi.

IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün, Köln’deki genel merkezde gazetecilere yaptığı açıklamada, „Tamamen bağışlarla yükselen camimiz Balkanlar dahil Avrupa’nın en büyüğü olacak. Tamamen Osmanlı mimarisiyle yapılan bir cami olacak. 3 bin 500 kişi aynı anda namaz kılabilecek, müştemilatıyla birlikte aynı anda 5 bin kişi namaz kılabilecek“ dedi. Projenin sadece bir camiden ibaret olmadığını vurgulayan Ergün, “Caminin özellikle dış aksamlarıyla birlikte Alsas ve Safranbolu evleri şeklinde kültür evleri olacak. Çarşısından restoranına, kadınlar, gençler ve yaşlılar için ayrı lokalleri, İslam tanıtım merkezleri, anaokulu, ilkokul, ortaokul ve İslam Enstitüsü şeklinde yapılar olacak” dedi. Caminin ne kadara mal olacağı konusunda ise bilgi verilmedi.

Merkezi Köln’de olan İslam Toplumu Milli Görüş Teşkilatı’nın topladığı bağışlarda 11 milyon Euro tutarında yolsuzluk yaptığı suçlamasıyla dava açılmıştı. Suçlama 2004-2009 yıllarını kapsarken, camilerinde yapılan kurban bağışlarından, namaz takvimi satışlarından ve hac seyahati organizasyonlarından toplanan paraların vergi dairelerine bildirilmediği ve böylece vergi kaçakçılığı yapıldığı suçlaması da yer alıyor. Dava devam ediyor.

Avrupa’nın en büyük cami halen DİTİB’in Köln’deki merkez camisi olma özelliği taşıyor. Temeli 2009’da atılan caminin açılışı geçen yıl yapılmıştı. Ancak bu yıl 29 Eylül’de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ikinci kez açılışı yapıldı. 17 bin metre kara alan üzerinde kurulu camide aynı anca 1250 kişi namaz kılıyor. 22 milyon Euro’ya mal olması planlanan caminin maliyeti iki katına çıkmıştı. Bunun bir bölümü bağışlardan karşılanmıştı. Türkiye devletinin cami için para verip vermediği ise bilinmiyor. (YH)