2018 kadınlar için nasıl geçti?

Semra Çelik

2018 yılı kadınlar açısından da değişik gelişmelere sahne oldu. Son seçimlerde AfD’nin federal parlamentoya girmesiyle kadınları klasik rollerine geri gönderme politikası ülkenin en üst platformundan da seslendirilir hale geldi. Kadınlara seçim hakkı elde etmesinin 100. yılı, kürtajla ilgili bilgilendirmeyi yasaklayan ceza yasasının 219 a paragrafı, Metoo kampanyasının Almanya’ya etkileri, dijital kadın arşivinin açılması, “bizim feminizmimiz ırkçılığa da karşıdır” eylemleri ve resmi kaynaklardan kadına yönelik şiddetin arttırıldığının duyurulması yılın dikkat çeken gelişmeleriydi.

Seçim hakkının 100. yılı:

Almanya’da kadınların seçme ve seçilme hakkı elde etmesinin 100. yılı çok sayıda etkinlikle kutlandı. Etkinliklerde aradan 100 yıl geçmesine rağmen kadın erkek eşitliği sağlanamadığına dikkat çekildi. Değişik kadın örgütleri toplumsal yaşamda, politikada, parlamentoda 50:50 eşitlik adıyla bir kampanya başlattı.

Kadınlar ‚eşit değiliz‘ dedi:

Almanya’da kadın-erkek eşitliği olup olmadığına dair yapılan bir anket, kadınlarla erkekler arasında bu konuda görüş ayrılığı yaşandığını ortaya koydu.
Ankete katılanlara „Almanya’da erkek ve kadınlar eşit mi?“ sorusu yöneltildi. Kadınların sadece yüzde 32’si bu soruyu „evet“ ya da „genellikle evet“ diye yanıtladı. Bu oran erkek katılımcılarda ise yüzde 57 oldu.
Kadınların yüzde 63’ü aynı soruya „hayır“ ya da „genellikle hayır“ cevabını verirken, bu doğrultuda görüş bildiren erkeklerin oranı ise yüzde 39’da kaldı.

Metoo kampanyası Almanya’yı da etkiledi:

Kampanya Almanya’yı da etkiledi. Aşırı sağcıların kadına yönelik taciz, tecavüz ve şiddeti göçmen ve mültecilerden kaynaklanıyormuş gibi gösterme çabaları çığın altında kaldı. Alman film, televizyon, tiyatro çalışanları „cinsel taciz ve şiddet ile mücadele“ merkezi kurdular. Tacize uğrayan kültür emekçilerine hukuki mücadelelerinde sendikal destek verileceği açıklandı. Alman film sanatçıları televizyon film ve dizi yönetmenlerinden Dieter Wedel‘i cinsel tacizle suçladılar. Wedel Bad Hersfeld Festivali yöneticiliğinden istifa etti. Alman televizyon kanalı WDR’de tacizle suçlanan yöneticilerle ilgili disiplin soruşturması başlatıldı. “Bizim feminizmimiz ırkçılığa da karşıdır” başlığıyla başta Berlin olmak üzere birçok şehirde eylemler yapıldı. AfD’nin Berlin’de düzenlediği iki sözde kadın eylemi yoğun katılımlı karşı eylemlerle engellendi.

Kürtajla ilgili gelişmeler

Almanya’da kadın doktorlarının kürtaj konusunda internet sayfalarında ya da el ilanlarıyla bilgilendirme yapması, reklam muamelesi görerek yasaklanmış durumda. Bunu düzenleyen ceza kanunun 219 a paragrafı Nazi döneminden beri varlığını sürdürüyor.

Doktor Natascha Nicklaus ve Doktor Nora Szasz’a ait internet sayfasında muayenelerinde sunulan hizmetler sütununda “kürtaj” da yer alıyordu. Kürtaj karşıtları, sözkonusu doktorlar hakkında “kürtaja özendirmek ve kürtaj reklamı yapmak” gibi gerekçelerle suç duyurusunda bulundu. Her iki doktor 29 Ağustos’da Kassel’da mahkeme önüne çıktılar.

Bu, Almanya’da “kürtajı teşvik etmek ve kürtaj reklamı” iddiasıyla yapılan ilk mahkeme değildi. Doktor Kristina Hänel, geçen sene aynı iddialarla 6 bin Euro para cezası aldı. 2018 Eylül ayında Kristina Hänel’in itirazını görüşen üst mahkeme doktorun cezasını onayladı.

Kürtaj ‚reklamı‘ konusunda hükümet partileri anlaştı

Almanya’da hükümet partileri (SPD, CDU/CSU) kürtajla ilgili reklam ve bilgilenmeyi yasaklayan 219 a paragrafı konusunda görüş birliğine vardı. SPD tarafından kadınlar lehine büyük başarı olarak lanse edilen uzlaşma pek birşey değiştirmedi. Doktorların kürtaj yaptıkları ve kürtajın nasıl yapıldığı konusunda bilgi vermeleri yasağı devam ediyor. Değişen tek şey, federal sağlık dairesi ve doktorlar odasının resmi sayfalarında kürtaj yapan doktorların listesinin yayınlanacak ve kürtajla ilgili bilgi verilecek olması.

Dijital kadın arşivi açıldı

Alman Dijital Kadın Arşivi (DDF) 13 Eylül 2018’de açıldı. Kadınların yıllar süren çabasının sonucu olan dijital arşivde Alman kadın hareketinin tarihi yanında güncel gelişmeler, kadın mücadelesi, kadınlarla ilgili tartışmalar da yer alıyor. Arşivin amacı Almanya’daki kadın tarihinin korunması ve bilince çıkartılması. Dijital arşiv devlet tarafından destekleniyor. Koalisyon sözleşmesinde kadın tarihinin merkezi bir arşivde korunması ve bilimsel araştırmalarla desteklenmesi esas alınıyor. Arşivin açılış konuşmasını yapan Federal Aile Bakanı Franziska Giffey, hep birlikte kadınların toplumsal yaşama eşit katılımı için çaba harcanması gerektiğine dikkat çekerek dijital arşiv sayesinde önceki dönemlerdeki kadın mücadelelerinin görünür hale geldiği ve yeni mücadelelere deney aktarıldığını belirtti.

Kadına yönelik şiddetle ilgili istatistikler açıklandı

Federal Gençlik Aile Kadın ve Yaşlılar Bakanlığı kadına yönelik şiddetle ilgili istatistikleri kamuoyuyla paylaştı. Federal Asayiş Dairesi istatistiklerine göre 2017’de ev içi şiddetin kurbanı olan kadınların sayısında ciddi bir artış gözleniyor. 2017’de 138 bin 893 kişi eşi ya da eski eşinin şiddetine maruz kalarak suç duyurusunda bulundu. Bunların 113 bin 965’i yani yüzde 82’si kadındı. 2016 yılında 109 bin kadın şiddet kurbanı olmuştu. Zanlılar arasında Alman vatandaşı olanların oranı yüzde 68 oldu. 2017 yılında 147 kadın eşi veya eski eşi tarafından öldürüldü. Ortalama olarak her iki ya da üç günde bir kadın partnerinin kurbanı oldu. Kadın örgütleri, 2018’de de şiddetin artarak devam ettiğini belirttiler.