2018 yılı ve emekçilerin çalışma alanları

2018 yılında Almanya’da ücretli emekçilerin sayısı 40 milyonun üzerindeydi. Bunlardan 5 milyondan fazlası haftalık normal çalışma süresinin altında çalışmaktaydı. 32 milyondan fazla emekçi sosyal sigortalı çalışmaktaydı. Buna ek olarak 1,8 milyon devlet memuru, hâkim ve asker vardı. 1,9 milyon kişi meslek eğitimi yapmaktaydı. 24 milyon kişi tam gün çalışırken 10 milyon kişi de partime çalışmaktaydı. Partime çalışanların sayısı giderek artmakta. 1991 yılında emekçilerin yüzde 10’u partime çalışırken bu oran 2018’de yüzde 26’ya yükseldi. Tam gün çalışanların oranı ise aynı dönemde yüzde 80’den yüzde 60’a indi. Çalışma süreleri azaltılan tam gün çalışanların iş saatlerindeki azalma yüzde 78 civarında oldu, ancak son yıllarda ekonominin iyileşmesine bağlı olarak ya istikrarını korudu ya da (hatta) arttı. Atipik ya da güvencesiz işler 1990-2000’li yıllarda olağanüstü derecede arttı. 2010 yılından itibaren ise bu artışın durduğu gözlendi. Bu döneme çalışma sürelerinin esnekleşmesi, vardiya ve haftasonu çalışmasının yaygınlaşması, yan işlerde ya da birkaç işte birden çalışanların sayısının artması damgasını vurdu. Çalışanların yarısından fazlasının düzenli fazla mesai yaptığı da belirlendi.

33 MİLYON ÖZEL SEKTÖRDE

Ücretli emekçilerin yüzde 80’i (29 milyonu sosyal sigortalı çalışan yaklaşık 33 milyon emekçi) sayıları üç milyonu geçen özel sektörde istihdam edilmiş durumda. 14 milyon sosyal sigortalı işçi, işçi sayısının 250’nin üstünde olduğu ya da yıllık cirosunun 50 milyon Euro’nun üstünde olduğu 15 bin büyük işletmede çalışıyor. Bunlardan 10 milyonu aynı işverene ait farklı büyük işletmelerde çalışmakta. 6 milyon işçi, işçi sayısının 9-49 olduğu göreli küçük işletmelerde veya işçi 50-249 işçinin çalıştığı orta ölçekli işletmelerde istihdam edilmiş durumda. Yaklaşık 4 milyon işçi ise 10’dan az işçinin çalıştığı küçük işletmelerde çalışıyor.

DÖRTTE BİRİ SANAYİDE

İşçilerin yüzde 25’i sanayide, bunların yarısından çoğu da büyük işletmelerde çalışmakta, yüzde 7’si ise inşaat, tedarik ve boşaltma sektöründe çalışarak parasını kazanıyor. Dörtte biri ticaret, ulaşım ve gastronomi alanında göreli küçük veya küçük işletmelerde istihdam edilmiş durumda. Beşte biri sağlık, sosyal, eğitim, öğretim, kültür ve boş zamanları geçirme alanında çalışıyor. Dörtte birinin çalışma alanı ise hizmet sektöründeki özel firmalar.

Üçte biri idari işler, güvenlik kurumlarında olmak üzere 4,7 milyon emekçi kamu alanında görev yapıyor. Üçte biri ise eğitim, bilim, sosyal yardım ve bakım alanında çalışmakta. 1,2 milyon emekçi hukuki açıdan özel kişilere ait kamu kurumlarında istihdam edilmiş durumda. Toplam olarak kamuda çalışan emekçi sayısı 6 milyon olarak belirlendi. 2,5 milyon emekçi, üçüncü sektör adı verilen, kamu işletmeleri dışındaki, kar hedefi olmayan işletme ve organizasyonlarda çalışıyor. Çalışanların yaklaşık dörtte biri kapitalizmin kurallarına göre işlemeyen alanlarda istihdam edilmiş durumda.

İŞLERİN FARKLILIĞI ÜCRETİ DE ETKİLİYOR

İş alanlarının ve nüfusun yarısından fazlası şehir merkezlerinde bulunmakta. İş alanlarının beşte biri, nüfusun ise dörtte biri, özellikle Doğu eyaletlerinde, şehir dışında bulunuyor. Çalışanların üçte biri yönetim kademelerinde görev yapıyor, bunların yüzde 13’ünün akademik kariyer yapmış uzmanlar olduğu dikkat çekiyor. Tam gün çalışanların yüzde 55’i i yüksek vasıflı durumda, yüzde 14’ü uzman, yüzde 18’i ise yarı vasıflı veya vasıfsız işçi olarak (yardımcı işçi düzeyinde) çalışmakta.

Ücretli emek içindeki tüm farklılıklar doğal olarak kazanılan parayla bağlantılı. Çalışılan işin özellikleri kazanılan parayı da olumlu veya olumsuz etkiliyor. İşyerindeki hiyerarşideki yer, kalıcı veya geçici sözleşmeli, tam ya da yarım gün çalışmak, kiralık işçilik, işlemede yeni çalışmaya başlamak, işletmenin büyük, orta ölçekli veya küçük olması, TİS’in geçerli olduğu ya da olmadığı bir işletmede istihdam edilmiş olmak, işletmenin şehir ya da kırsal kesimde bulunması, sektörde kadın işçi istihdamının ağırlıklı olması ücretlere de yansıyor.