Kira artışları devam edecek

Almanya’da konut sorunu 2019 yılında daha da büyüyecek. Kiracılar Birliği, “kira artışını durduracak bir gelişme yok” diyor. Son 30 yıl içinde 5,5 milyon sosyal konuttan geriye sadece 1,2 milyon kaldı. HBS tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre 2 milyon yeni konut inşa edilmesi gerekiyor. İşçi ve emekçiler gelirlerinin %30 – 46’sını kira için harcıyorlar. Kamuya ait konutlar ise kelepir fiyatına elden çıkarılıyor.

Almanya genelinde kiraların yüksek olması gündemden düşmüyor. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan işçi ve emekçiler gelirlerinin önemli bir bölümünü kiraya ve yan giderlerine harcıyorlar. Kiraların sürekli yükselmesine karşı Haziran 2015’de yürürlüğe giren “Kira Frenleme Yasası” (“Mietpreisbremse Gesetz”) bir işe yaramadı. Aksine kira artışları hızla devam etti.

YENİ YASA BİR İŞE YARAMAYACAK

Hükümet, Kira Frenleme Yasası’nın yetersiz kaldığı eleştirileri karşısında yasayı sertleştirme kararı aldı. 2019’da yürürlüğe girecek olan “sertleştirilmiş” yasaya yönelik eleştiriler devam ediyor.

Alman Kiracılar Birliği (DMB) Başkanı Lukas Siebenkotten, “Bizim yaptığımız araştırmalara göre Almanya’da kira artışını frenleyecek bir şey yok. Belki kiraların olağanüstü aşırı düzeyde arttığı bazı bölgelerde kira artışları yavaşlayabilir. Ama ülke genelinde kira artışları yaygınlaşarak devam edecek” dedi.

Yeni yasanın da bu durumda bir değişikliğe yol açmayacağını söyleyen Siebenkotten, “Yasanın eksik yanların çıktığı günden bu yana dikkat çektik ama bu uyarılarımız yasa değişikliğinde dikkate alınmadı” dedi.

Önümüzdeki yıl içinde kiraların büyük şehirlerde yüzde 3 ila 5 arası artmasını beklediklerini söyleyen Siebenkotten, “Önümüzdeki yıl büyük şehirlerin etrafındaki kırsal bölgelerde de kiraların ciddi bir oranda artmasını bekliyoruz” dedi.

GELİRİN YARISINDAN FAZLASI KİRAYA

Alman Sendikalar Birliği DGB’ye bağlı Hans Böckler Vakfı (HBS) tarafından yapılan bir araştırmada Almanya’nın 77 büyük şehrinde kiraların aşırı yüksek olduğu ortaya konuldu. Bu şehirlerdeki hanelerin yüzde 40’ı, bu 5,6 milyon hane ve burada yaşayan 8,6 milyon insan anlamına geliyor, gelirlerini yüzde 30’undan fazlasını soğuk kira (yan gidersiz ve enerji harcamaları olmadan) için harcamak zorundalar.

Sosyal bilimde yüzde 30’un “kritik sınır” olarak görüldüğüne dikkat çekilen araştırmada, “eğer kira için gelirin yüzde 30’u harcanıyorsa bu normal bir yaşam için harcanacak miktarın ciddi ölçüde azaldığı anlamına gelir” deniliyor.

Özellikle dar gelirli veya nüfusun kalabalık olduğu ailelerde durumun daha kötü olduğunu belirten HBS uzmanları, “bir milyon hanede yaşayan 1,6 milyon insan gelirlerinin yarısından fazlasını kira için harcadıklarını söylüyorlar. Bu pratik olarak sosyal ve kültürel yaşamın dışında kalmak anlamına geliyor” görüşündeler.

100 binden fazla nüfusa sahip şehirlerde yaklaşık 1,3 milyon hanenin kiralarını ödedikten sonra Hartz IV yardımının altında bir gelire sahip olduklarına dikkat çeken HBS uzmanları, “İnsanca yaşamanın en önemli koşullarından biri de sağlıklı barınmadır. Ama bu giderek imkansız hale geliyor” diyorlar.

KİRASI ÖDENEBİLECEK KONUT EKSİK!

1987 yılında Almanya genelinde 5 milyondan fazla sosyal konut bulunuyordu. 2018 sonunda ise bu rakam 1,2 milyona kadar geriledi. Federal Hükümet tarafından bir soru önergesine verilen yanıtta, sosyal konut sayısının yılda 60-80 bin arası azaldığı bildirildi.

Devletin sosyal konut yapımından geri çekilmesi ve kamuya ait sosyal konutların özelleştirilmesi gibi nedenlerden dolayı sosyal konut sayısı sürekli azalıyor.

HBS araştırmasının sonuçlarına göre söz konusu olan 77 büyük şehirde 1,9 milyon yeni konuta ihtiyaç var. Özellikle 45 metrekarenin altında olan küçük konutlara ihtiyacın olağanüstü fazla olduğu bildirilen araştırmada, “Öğrencilerin ödeyebileceği metrekaresi 4-5 Euro arası olan konutlara ihtiyaç var” denildi.

NRW’DE 550 BİN KONUT EKSİK!

Büyük şehirler arasında kirası ödenebilecek konut eksikliği 310 bin ile en çok Berlin’de yaşanıyor. Bu rakam Hamburg’de 150 bin, Köln’de 86 bin ve Münih’te 78 bin olarak veriliyor.

Kuzey Ren Vestfalya eyaleti toplamında 550 bin konut eksikken bu rakam Bavyera’da 192 bin, Baden Württemberg’de 156 bin, Aşağı Saksonya’da 110 bin, Saksonya’da ise 105 bin olarak veriliyor.

Araştırmayı yapan uzmanlar, incelemeler için edinebildikleri verilerin 2014 yılına ait olduğuna dikkat çekerken, “Bu bugün durumun çok daha kötü olduğu anlamına gelmekte” dediler.

VONOVİA, SOSYAL KONUTLARI PARA MAKİNESİNE DÖNÜŞTÜRDÜ

Konut sorunu üzerine araştıranlar çok geçmeden Almanya’nın en büyük konut sahibi olan “Vonovia” konsorsiyuma rastlıyorlar. İlk olarak 2001 yılında Devlet Demiryolları DB’ye ait 65 bin konutu satın alarak Almanya’daki konut piyasasına giren ve ilerleyen yıllarda küçük konut şirketlerini yutarak Almanya genelinde 346 bin konutun sahibi haline gelen Vonovia 2013 yılında borsaya girmişti. Şirket 2018 sonuna kadar borsa değerini yüzde 148 artırarak 20,35 milyar Euro’ya çıkardı.

Yıllık cirosu 3,5 milyar olan Vonovia, kiracılarından elde edebileceği en fazla rantı sağlamak için karmaşık bir şirketler ağı da kurmuş bulunuyor. 250 yan şirkete sahip olan Vonovia evle ilgili neredeyse her şeyi kendisi yapıyor ve bunları kiracılara fatura ediyor. Kar küremekten bahçenin temizliğine, asansörlerin bakımından kalorifer tesisatının tamirine, su ve enerji sevkiyatından internet/telefon bağlantısına kadar her türlü “hizmeti” sunan Vorovia buralardan da ek rant sağlıyor. Örneğin bahçe bakımının ayda bir mi yoksa hafta da bir mi yapılacağına da karar veren Vonovia, böylece kira yan giderlerini olağanüstü artıyor.

KONUTLAR KELEPİR FİYATINA SATILDI

Kamuya ait kaç konutun özelleştirilerek satıldığına dair güvenilir rakamlar yok. Ancak satılan konutların kelepir fiyatına gittiği ortada. 2001-2011 arası sosyal konut alanından adım adım geri çekilen Berlin Eyalet Hükümeti, 2004 yılında 66 bin konuta sahip olan GSW’yi tümden satılığa çıkardı.

66 bin konut Cuberus ve Whitehall-Fonds’a 405 milyon Euro’ya satıldı. Yani konut başına 6 bin 136 Euro alındı. Birkaç sene sonra 31 bin 800 konutu bir başka emlak spekülatörüne 477 milyona satarak yaptıkları harcamaları çıkardılar.

DMB, kamuya ait konutların özelleştirilmesine son verilmesini ve özelleştirilenlerin yeniden kamu tarafından satın alınmasını talep ediyor; “Bu pahalıya gelecek fakat zarardan ne kadar erken dönülürse o kadar iyidir. Özelleştirilen konutların kira fiyatları son 10 yıl içinde yüzde 100-150 arası arttı.” Ama Vonovia’nın hissedarları sağımlık ineklerinden vazgeçmiyorlar.

Sosyal konutların gözleri kârdan başka bir şey görmeyen acımasız yatırımcılara satılması sonrası ev kiraları astronomik düzeyde arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Werner Rügemer, Anayasa göre ulusal konut krizi ve topluma karşı olumsuz davranışları nedeniyle konutların kamulaştırılması mümkün olduğunu söylüyor. Fakat böyle bir adımın atılması için tabandan baskının çok daha yüksek olması gerekiyor.