Hükümetin şeffaflık yasası da işe yaramadı

Aradan bir yılı aşkın süre geçmesine rağmen kadın erkek eşitliğini sağlayacağı iddia edilen Ücretlerde Şeffaflık Yasası pratikte uygulanmadı. Bunun nedeni ise, konunun patronların insafına bırakılmış olması.

Ücretlerde Şeffaflık Yasası ile eşit ya da eşit değerde işte çalışan kadın ve erkeklerin eşit ücret almaları hedeflenmekteydi. Ancak ikinci aşaması bir yıldan beri uygulamada olan yasanın pek de bir işe yaramadığı ortaya çıktı. Hans Böckler Vakfı’na bağlı Ekonomik ve Sosyal Bilim Enstitüsü WSI’nin yeni bir araştırmasına göre, çoğu işletme yasa yokmuş gibi davranıyor. Araştırma sonucuna bağlı olarak sendikalar ve kadın örgütleri, yasanın gönüllülük temelinde değil yaptırımlara bağlı olarak zorunluluk temelinde uygulanmasını talep ediyorlar.

WSI araştırmasını yöneten Dr. Helge Baumann, Dr. Christina Klenner ve Dr. Tanja Schmidt, enstitünün 2018 işyeri işçi temsilciliği anketine bağlı olarak 20’den fazla personel çalıştıran her işletme için geçerli bir araştırma yapıldığını bildirdiler.

AMAÇ ÜCRET EŞİTŞİĞİ

2017 Temmuz ayında yürürlüğe giren Ücretlerde Şeffaflık Yasası’na göre işveren aynı ya da aynı değerde işte çalışan kadın ve erkeğe eşit ücret ödemek zorunda. 2018 başında yürürlüğe giren yasanın ikinci etabı ise işçi sayısının 20’nin üstünde olduğu işletmelerde ise her işçinin aynı işi yapan karşı cinsten birinin maaş bordrosunu görme hakkını garanti ediyor. Böylece varolan eşitsizliğin berteraf edilmesi amaçlanıyor. İşçi sayısının 500’ün üstünde olduğu işletmelerde ise ücret eşitliğinin sağlanıp sağlanmadığı düzenli aralıklarla kontrol edilmek ve bir rapor hazırlanmak zorunda.

ÇOK AZ İŞLETME ADIM ATTI

İşletmelerin büyük bir kısmı bu konuda herhangi bir adım atmış değil. İşletmelerin sadece yüzde 12’si birşeyler yapılması gerektiği düşüncesiyle harekete geçti. İşçi sayısının 201-500 arasında olduğu işletmelerin yüzde 19’u, işçi sayısının 500’ün üzerinde olduğu işletmelerin yüzde 18’i pratikte etkisi az da olsa eşitliği sağlama hedefli planlar hazırladı. Küçük işletmelerde ise herhangi bir hareketlilik yok. Araştırmanın sonucu, BR’nin güçlü ve işverenle sıkı ilişki içinde olduğu işletmelerde yasanın göreli ciddiye alındığını ortaya koyuyor.

Personelin de yasanın tanıdığı hakları kullanmada çekinik davrandığı görülüyor. Orta büyüklükte, yani işçi sayısının 201-500 arasında olduğu işletmelerin yüzde 13’ünde en az bi kişi bordro görme hakkından yararlandı. Büyük işletmelerin yüzde 23’ünde de yasanın tanıdığı haklardan yararlanmak için başvuruda bulunanlar oldu. Kadın veya erkek olmalarından bağımsız vasıflı elemanların kontrol hakkını kullandıkları dikkat çekti.

İşyeri İşçi Temsilciliği’ne (BR) sahip işletmelerin hemen hemen üçte birinde geçen bir yıl içinde ücret eşitsizliği konusunda ya anket ya da kontroller yapıldı. Ancak kontrollerin sadece yüzde 10’u yasada belirlendiği gibi tarafsız müfettişler tarafından yapıldı.

GÖNÜLLÜLÜK DEĞİL ZORUNLULUK

Ancak araştırmadan çıkarılan sonuç, kadın erkek arasında ücret eşitliğinin sağlanmasının patronların gönüllülüğüne bırakılmaması, zorunlu kılınması. Bunun için ilkin maaşların kontrolünün mecburi kılınması, yapmayan işletmelerin cezalandırılması, ikinci olarak da en küçük işletmede dahi işçilerin karşı cinsten birinin maaş bordrosuna bakma hakkına sahip olması gerekiyor.