Macaristan’daki eylemler ve Alman tekelleri

8 Aralık 2018’den beri Macaristan’ın başkenti Budapeşte ve diğer birçok şehirde işçi eylemleri yapılıyor. Nedeni çalışma sürelerinin esnekleştirilmesini esas alan bir yasa tasarısı. Bu yılın başından itibaren yılda 400 saat fazla mesai yapmanın mümkün hale getirilmesi planlanmaktaydı. Yapılan bu fazla mesailer, aylık geliri arttıracak, fazla mesai ek ödemesi alınan bir uygulama olarak gündeme gelmiyor. Hesaplanmaları ancak üç yıllık çalışma sonunda yapılacak. Hükümetin işçilerin aylık gelirlerini arttırmak için fazla mesai yapmak istedikleri argümanı da böylelikle çürütülmüş oluyor.

Çalışma sürelerinin olabildiğince esnekleştirilmesinin ana nedeni Macaristan’a başta Alman otomobil tekelleri olmak üzere dünya tekelleri tarafından büyük yatırım yapılması. Örneğin Audi 20 yıldan beri Macaristan’da üretiliyor. İkinci fabrikasını açmak üzere olan Daimler de 2012 yılından beri Macaristan’da. BMW, bir işletme açacağını ilan ederken, Opel de otomobil parçaları üreten bir fabrikaya sahip. Çok sayıda Alman otomobil tekeli yedek parçalarını da Macaristan’da üretiyor.

ÜRETİM TÜMDEN ORADA YAPILIYOR

Macaristan artık bir otomobil modelinin belli parçalarının üretildiği ‚ek tezgâh‘ olmaktan çıkmış durumda. Alman tekelleri üretimlerini en modern teknikle Macaristan’da gerçekleştiriyorlar. BMW, Macaristan’daki fabrikasından dijitalleşmede ölçü alınacak bir işletme olarak söz ederken ThyssenKrupp ve Bosch teknolojik gelişim merkezi olarak ülkeyi seçtiler. Alman tekelleri üretimi orada yapıyorlar ama aynı firmanın Almanya’da çalışan işçisi ile Macaristan’daki işçisinin aldığı ücret arasında büyük fark var. Macaristanlı işçiler Batı’da ödenen ücretin 3’te, hatta 4’te birine çalışmaya mecbur ediliyorlar. Buna karşı protestolar, iş bırakmalar, grevler yapılıyor. Örgütlenmenin gücüne bağlı olarak TİS’lerde yüzde 20 ücret artışı elde edilen işletmeler bile var.

Sadece endüstri alanında değil hizmet sektöründe de hem çalışma hem de ücretlendirme koşulları oldukça kötü. Bu nedenle birçok insan Macaristan’ı sezonluk da olsa terk ederek Avusturya’ya gastronomi veya tarım alanında çalışmaya gidiyor. Otomobil sektöründe de bu yönde bir eğilim gözlenmekte. Fabrikada çalışıp belli konularda vasıflı hale gelen işçiler, tahammül edemeyip işten ayrılıyor, vasıflı işçi bulma zorluğu yaşanıyor.

ESNEKLEŞTİRMENİN GERÇEK NEDENİ

Çalışma sürelerinde planlanan esnekleştirmenin bu arka plan bilgisi eşliğinde görülmesi zorunlu. Macaristan hükümetinin bu konuda yasa tasarısı hazırlamasında Alman otomobil tekellerinin büyük etkisi olduğu da düşünülüyor. Çünkü bu yolla bir yandan vasıflı hale gelen elemanların bu sayede çalışmaya özendirileceği, işi terk etmelerinin engelleneceği düşünülüyor, diğer yandan ise Macaristan’daki bu uygulamanın Almanya’daki TİS görüşmelerinde baskı unsuru olması planlanıyor. Macaristan’da sendika ve işyeri işçi temsilciliklerinin onay vermesi gerekmediği için, şimdiden yeni vardiya, teknoloji ve ikili meslek eğitimi modelleri uygulamaya sokuluyor. Bu modellerin AB genelinde esas alınması, tüm ülkelere yaygınlaştırılması ve bu yolla çalışma koşullarının kötüleştirilmesi planlanıyor.


KÖLELİK YASASINA HAYIR

Aralık 2018’de başlayan eylemlerin hedefi bu kölelik yasası adı verilen yasanın uygulamaya sokulmasının engellenmesi. Ancak başka talepler de var. Protestolarda ileri sürülen ana talepler şunlar:

  • Kölelik yasasının geri çekilmesi

  • Polisler için fazla mesai süresi için Avrupa standartlarına uygun bir üst sınır belirlenmesi

  • Yargı bağımsızlığının yeniden uygulamaya sokulması

  • Avrupa Savcılığı’na (Rüşvet ve yolsuzlukla mücadele için kurulmuş AB hukuk kurumu) acil katılım

  • Medyanın bağımsızlığının garanti edilmesi, devlet medyasının parti propagandası için istismar edilmemesi.


MACARİSTAN’DAKİ ALMAN TEKELLERİ

Almanya’da Orban rejimi eleştirilse, en yetkili ağızlardan demokratikleşme uyarıları yapılsa da Alman tekelleri rejimle çok iyi ilişki içindeler. Daimler, Audi, Bosch, Continental, Opel, BMW, vb. Tekellerin karları Orban’ın rüşvetçi rejimi sayesinde artıyor. Macaristan’da işçi haklarının yok edilmesi, çalışma koşullarının daha da kötüleşmesi, işverenlere getirilen vergi kolaylıkları, işverenin ihtiyacını esas alan izinler ülkeyi patron cennetine çeviriyor. En zayıftan başlayarak, kadınlara, mültecilere, sendikalara, emeklilere, sigortasız çalışan işçilere yapılan baskılar temelinde başta Alman otomobil tekelleri olmak üzere sermayenin karına kar katmasının koşulları hazırlanıyor.

Orban rejiminin desteklediği resmi veya yarı resmi Alman-Macar işveren örgütleri rüşvetçi politikacılarla, kaz gelecek yerden tavuk esirgemeyen tekel sözcülerinin buluşma yeri haline gelmiş durumda. Oralarda daha fazla kar için işçiler üzerinden pazarlık yapılıyor. Yatırımların korunması, yeni yatırımlar yapılması için atılan her adım Macaristan’daki yoksulluğun artmasına neden oluyor. Kadın, mülteci, işçi hakları ayaklar altına alınıyor. Tekeller söz konusu kar ise insan hakları teferruattır düşüncesiyle ilerliyorlar. Daimler, Audi, Opel’den sonra BMW de fabrika açacağını duyurdu. Bosch vb. tekeller üretimi dikensiz ve verimli gül bahçesi olan Macaristan’a kaydırdılar bile. Otomobil lastiği tekeli Continental ise Macaristan’daki yeni işletmesine 100 milyon Euro ayırdı.