Fransa genel greve giderken…

İHSAN ÇARALAN

Haftalardır, asgari ücrete zam yapılmasından çeşitli sosyal ödemelerin artırılmasına, özelleştirilen kamusal hizmet firmalarının kamulaştırılmasından tekel kârlarının sınırlandırılmasına geniş bir alanda sosyal reform talebiyle eylem yapan Sarı Yelekliler, cumartesi günü 12. kez alanlara çıktı.
Aslına bakılırsa, Sarı Yeleklilerin eylemleri ilk birkaç haftadan sonra rutin bir gösteriye, Paris sokaklarında “Polisle eylemciler arasında bir mücadele” çizgisine çekilmiş bulunuyor. Dahası, bu hareketin ilk haftalarında Belçika, Hollanda, Almanya ve diğer bazı AB ülkelerine yayılma işaretleri de önemli ölçüde kırılmış görünüyor.

YARIN FRANSA’DA GENEL GREV GÜNÜ!
Bugün konuyu bu köşeden ele almamızın nedeni elbette doğrudan Sarı Yeleklilerin eylemi değil ama Fransa’da 5 Şubat günü yapılacağı ilan edilen genel grev!
Fransa’nın en büyük işçi sendikaları konfederasyonu olan Genel İş Konfederasyonu (CGT), 5 Şubat Salı gününü, “sosyal adalet için genel grev ve genel eylem günü” olarak ilan etti. Diğer sendika konfederasyonlarının çeşitli eleştirileri olsa da CGT’nin çağrısına destek verdikleri belirtiliyor.
Sarı Yelekliler hareketinin kimi liderlerinin de aynı gün için “her yerde blokaj” çağrısı yaparak, işçilerin “genel grev” çağrısından kendilerine “görev çıkardıkları” da anlaşılıyor.
Gazetemizin “Avrupa’nın Gündemi” sayfasını hazırlayan arkadaşlar, Humanite Dimanche’tan Cyprien Boganda’nın makalesinde sendikacı Denis Lalys’ın, Sarı Yeleklilere “Masayı ancak hep birlikte devirebiliriz” çağrısı yaptığına dikkat çekiyor.
Nitekim CGT, 5 Şubat’ta yapılacak genel grev ve gösterilere çağrısında Sarı Yeleklilerin uyandırdığı etkiyi görmezden gelmek yerine onların girişimlerine atıf yapıyor.
“Sarı Yeleklilerin hareketine cevap vermek için ilan edilen küçük önlemlerin bugünkü sosyal aciliyete yanıt vermediği”ne dikkat çeken CGT, Sarı Yeleklilerin talepleriyle de kesişen, “asgari ücret ve sosyal yardımların artırılması, vergi reformu, kamu hizmetlerinin geliştirilmesi” gibi talepleri de dile getiriyor.

SİYASİ SONUÇLARI DA OLABİLECEK GELİŞMELER
CGT bildirisinde, “Birkaç haftadır süregelen yurttaşların mücadelesinden de öte, özellikle grev aracılığıyla, patronlara refah dağılımını dayatabilmek için güçler dengesini oluşturmak bir zorunluluktur” denilerek, Fransa’nın en büyük konfederasyonu, Sarı Yelekliler hareketinin başlattığını daha ileriye götürmek için niyetini açıklamış bulunuyor.
Kuşkusuz CGT’nin bu yaklaşımı, bundan sonrası için işçi sınıfı mücadelesinin içinde Sarı Yeleklilerin eylemlerine soğuk bakanlarla Sarı Yelekliler içinde işçi sınıfı mücadelesine, grevlere yabancı kesimler için ön yargıların yıkılmasına yardım eden bir yaklaşım olarak önemli olacaktır.
Avrupa’da parlamenter sistemin partilerinin büyük ve hızlı bir itibar kaybı yaşıyor olması ve ortaya çıkan siyasi boşlukla birlikte ele alındığında, Fransa (ve Avrupa’nın sınıf partileri ve ilerci demokrat güçleri) için işçi sınıfı ve emekçi sınıfların talepleri etrafında girişilen mücadele elbette ki ayrıca bir öneme sahiptir. Bu mücadelenin sokak eylemlerine ve genel greve kadar varmasının siyasi bakımdan önemli sonuçları olabilir.
Hele de Frasa’nın Avrupa’daki (ve dünyadaki) devrimler ve demokrasi mücadelesi için önemi dikkate alındığında!

GENEL GREV SONRASI GELİŞMELER TÜRKİYE İÇİN DE ÖNEMLİ
Fransa’daki bu gelişmeler, Fransa başta olmak üzere tüm Avrupa ve öteki ülkelerdeki emek ve demokrasi mücadeleleri açısından dikkatle izlenmesi gereken mücadelelerdir.
Bu açıdan CGT’nin çağrısıyla sendikaların, Sarı Yeleklilerin ve tüm ilerici demokrat güçlerin destek vereceği anlaşılan genel grev ve gösterilerin, etkilerinin neler olacağını, hareketin ne kadar sendikal bürokrasi tarafından kontrol altına alınp ne kadar alınamayacağını yakında göreceğiz.
Ama genel grevin sendikacıların kafasından çıkan bir karara değil Sarı Yeleklilerin sokaklara dökülmesinin arkasındaki siyasi taleplerle de birleşen sınıfsal, ekonomik ve sosyal taleplere dayandığı dikkate alındında, bu genel grevin, bir günlük bir eylemden ibaret bir çıkış olmadığı da görülür.
Bu yüzden sendikalar cenahından yükselen ve “Masayı ancak hep birlikte devirebiliriz” denilerek yapılan birlik, dayanışma ve ortak mücadele çağrısının Sarı Yelekliler hareketinin başlamasından beri en önemli gelişme olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Kuşkusuz ki Fransa’da Sarı Yeleklilerden sonra ortaya çıkan bu genel grev, Türkiye’nin işçileri, emek mücadelesi, sınıf partisi ve ilerici demokrat güçler tarafından da dikkatle izlenecek gelişmelerdir.
Bu konudaki muhtemel gelişmeleri, yarınki genel grev ve onun yaratacağı etkiler üstünden izlemek ve değerlendirmek önemli olacaktır.