INF Anlaşması korunsun!

Lühr Henken*

ABD hükümeti, Rusya’nın sürdürülmesinden yana olmasına rağmen Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması’nın (INF) iptal edilmesinde ısrar ederse dünya 3. dünya savaşıyla karşı karşıya kalacak.
ABD hükümeti, anlaşmanın iptalini Rusya’nın 2008 yılından itibaren antlaşmayı sürekli olarak ihlal etmesine dayandırıyor. İddialara göre önce 2.600 km menzilli SSC-8 (Rus: 9M729) tipinde bir seyir füzesi test edildi, sonra her birinde 24 füze bulunan birkaç tabur konuşlandırıldı. Bu konuda kamuoyuna açık kanıtlar mevcut değil. ABD istihbarat çevrelerinin çektiği yasaklı bir uçuşu belgeleyen uydu filminin NATO ortaklarını ikna etmeye yettiği belirtiliyor.
Rus tarafı 9M729’un varlığını inkar etmiyor. Bununla birlikte, sözleşmede izin verilen, sadece 480 km’lik maksimum menzile sahip olduğunu ifade ediyor. NATO tarafına füzeyi incelemek için yapılan Rus davetleri kabul görmedi. Bunun yerine, BM ve Alman ordusu doğrulama uzmanları NATO iddialarını netleştirmek için yerinde incelemeyi yeterli görmelerine rağmen, Rusya’dan bu füzeleri yok etmesi talep ediliyor.
Şimdiye kadar NATO’nun Rusların durumunun açığa kavuşturulması girişimlerine cevap verme konusuna dair herhangi bir işaret yok. Bu, en azından ABD’nin yeni orta menzilli silahların konuşlandırılmasında serbestçe hareket edebilmek için anlaşmayı bozmak istediğini gösteriyor. Bu nedenle iddia edilen Rusya’nın sözleşme ihlali, yalnızca NATO’nun yeni silahlanma adımlarına bahane bulunmasına hizmet ediyor. Bu durumda, Rusya da karşı askeri önlemlere başvurmakla tehdit etti.
INF Anlaşması’nın iptalinin ardından ABD, dünya çapında kara tabanlı nükleer ve geleneksel orta menzilli silahları yerleştirebilecek. Bunların Çin Halk Cumhuriyeti, İran, Venezuela, Küba, Kuzey Kore, vb. yerlere yakın konuşlandırılacağı düşünülebilir. Benzer şekilde, iki artı dört sözleşmesi haricindeki eski Doğu Almanya Cumhuriyeti bölgesi hariç, Avrupa’daki NATO bölgesi buna açık. Rusya sınırına yakın olan bölgeler (Baltık Ülkeleri, Polonya, Bulgaristan, Romanya), aynı zamanda Batı Almanya’nın yanı sıra Varşova Antlaşması’nın eski üyeleri ve Balkanlar’daki NATO üyeleri de tercihte ön sırayı alacak. Konuşlandırma bölgeleri Rusya sınırına ne kadar yakınsa, ön uyarı süreleri o kadar kısa ve nükleer savaş tehlikesi o kadar yüksek olacak. Buna bağlı olarak ortaya çıkacak savaş tehdidi, 1980’lerin başlarında Pershing II ve Cruise Missiles füzelerinin konuşlandırılmasıyla Batı Avrupa’da ortaya çıkan tehdidi de aşmakta.
ABD nükleer silahlarını trilyon dolara mal olacak şekilde modernleştiriyor. Bu proje, 2018’de hazırlanan Nükleer Duruş İncelemesi’ne göre ABD atom silahlarının planlanması dikkate alındığında dramatikleşiyor. ABD’nin nükleer savaş başlıkları kısmen, Avrupa’daki bir savaş için ideal olan „Hiroşima formatının“ küçük savaş başlıklarına dönüştürülüyor. Ayrıca, Büchel’deki 20 Amerikan atom bombası da hedeflerine daha iyi erişecek ve etkilerini arttırıp azaltabilecek şekilde teknik değişime uğratılacak.
ABD ve NATO, Rusya’nın karşı saldırılarını imkansız hale getirmek amacıyla Romanya ve Polonya’da füze savunma üsleri inşa ediyor. ABD Başkanı Trump’ın dünyanın her yerinde hatta uzayda (yıldızlar savaşı gibi) operasyonlar yapabilecek bir üs oluşturulacağını açıklaması Avrupa’daki bu türden konuşlandırmaların arttırılması anlamına geliyor. ABD’nin bu şantaj potansiyelleri altında, 2011’den beri yürürlükte olan ve ABD ve Rus stratejik nükleer silahlarının sınırlandırılmasını kontrol eden New Start antlaşmasının 2021’in başlarında tekrar uzatılıp uzatılmayacağına dair şüpheler artıyor. Sonuç olarak; Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması da riske girebilir.
Almanya ve diğer Avrupa NATO ülkeleri, zaten geleneksel silahlarda kötü ve çok daha düşük seviyede olan Rusya’ya yönelik geleneksel silahlarla silahlanma dönemi başlattı. NATO üyesi ülkelerin ekonomik kazançlarının yüzde ikisinin orduya akması gerekiyor. Almanya ordu bütçesini iki katına çıkarmakla tehdit ediyor. Savunmaya itilen Rusya, nükleer potansiyelini güçlendiriyor. Almanya ve Avrupa – 1980’lerde olduğu gibi – nükleer savaş alanı („Euroshima“) olma tehdidini savuruyor. 1980 başlarında ABD nükleer orta menzilli silahları Pershing II ve Cruise Missiles füzelerinin konuşlandırılması milyonlarca insanı harekete geçirmişti. Yaklaşan dejavu deneyimi, yeni kitlesel protestolara duyulan ihtiyacı gösteriyor.
Acil bir rota değişikliği gerekiyor. Federal Hükümet, başbakanların göreve başlaması sırasında içtiği andı, ‚Alman halkına zarar vermekten kaçınmak‘ yeminini ciddiye almalıdır. INF sözleşmesi korunmalıdır! Federal hükümet, Rusya’nın davetlerini dikkate alarak Rusya’da yerinde kontrollerde bulunmalıdır.
Ayrıca, ABD orta menzilli silahlarının Almanya’da konuşlandırılmasına izin vermemeli ve ABD’nin orta menzilli silahlarının NATO’daki üye ülkelere yerleştirilmesini de veto etmelidir. NATO’nun geleneksel silahlardaki üstünlüğü, taktik ve stratejik nükleer silahlar, füze savunma sistemleri ve bir bütün olarak uzay silahlarını içerecek şekilde Rusya ile NATO arasında kapsamlı silahsızlanma müzakereleri için girişimlerde bulunulmalıdır.
Bu, NATO’nun silahlanma bütçelerinin gayri safi milli hasılanın yüzde 2’sine çıkarılması hedefini terk etmeyi, orduyu tek taraflı olarak silahsızlandırmayı ve ABD’nin nükleer silahlarının Alman topraklarından çekilmesini de hedeflemelidir.

* Barış Konseyi merkez yönetim kurulu üyesi
(Çeviren: Semra Çelik)