Çelikte anlaşma sağlandı

Demir çelik işçileri toplu sözleşme görüşmeleri sonuçlandı. 12 aylık bir sözleşme süresi talebiyle yola çıkan IG Metall 26 aylık sözleşmenin altına imza attı. Ek izin parası – ek izin günü işçiler açısından olumlu bir sonuç anlamına geliyor. Fakat 26 aylık sözleşme yüzde 3,7 ücret zammının yetersiz olduğunu gösteriyor.

AYHAN ZEYTİN

Kuzeybatı Almanya’da 72 bin demir çelik işçisini kapsayan Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri sonuçlandı. 16 Mart günü Düsseldorf’ta bir araya gelen taraflar 16 saatlik müzakerelerin ardından 26 ay geçerli olacak sözleşmeyi imzaladılar.

HERKES KATLANACAK”

Sendika adına görüşmeleri sürdüren IG Metall NRW Başkanı Knut Giesler, özellikle 1000 Euro tutarındaki ek izin parasının alt ücret gruplarına çok olumlu yansıyacağını dolayısıyla sosyal olarak örnek bir sözleşme olduğunu söyledi. Giesler ayrıca, “bu iyi bir anlaşma, her iki tarafın bazı sonuçlara katlanması gerektiğini gösteriyor. Patronlar izin parasına, bizler sözleşmenin 26 aylık olmasına” dedi.

TİS sonucu değerlendiren IG Metall Genel Başkanı Jörg Hofmann, reel ücretleri ciddi bir oranda yükseltilmesinin önemine dikkat çekerken, ek izin parasının yürürlüğe girmesiyle birlikte işçilerin çalışma süreleri hakkında daha fazla söz sahibi bir pozisyona geldiklerini söyledi. Çırakların maaşının da ciddi oranda yükseldiğini söyleyen Hofmann, böylece demir çelik işkolunun rekabet gücünün korunmasına katkı sunduklarını ve gençler için işkolunu çekici hale getirdiklerini söyledi.

NE ELDE EDİLDİ?

Demir çelik işçileri arasında bir süre daha devam edecek tartışmalara neden olan sözleşmede şunlar yer alıyor:

Tüm işçiler ve büro çalışanları için:

Ocak ve Şubat ayları 0 zam; bunun yerine iki ay için bir kereliğe mahsus 100 Euro

1 Mart 2019 – 28 Şubat 2021 arası için ücretler yüzde 3,7 artacak

1 Temmuz 2020’den itibaren yıllık 1000 Euro ek için parası – Bu para beş günden fazla olmamak şartıyla izin gününe çevrilebilecek.

Yaşlılıkta kısmi emeklilik, İstihdam güvencesi ve Taşeron firmalarla ilişkileri düzenleyen toplu sözleşmelerde içerikleri değiştirilmeden uzatıldı.

Tüm çıraklar için:

1 Ocak 2019: Maaşlar aylık olarak 44 – 94 Euro arası artacak,

1 Mart 2020: Maaşlar aylık olarak 44 – 94 Euro arası artacak,

Meslek ve üniversite eğitimini (“Dual Studierende”) aynı anda yapanlarla ilgili özel bir sözleşme yapılmasına karar verildi.

İYİ VE KÖTÜ YANLAR…

Sözleşmeyi tümden “çok iyi” veya “çok kötü” diye yorumlamak gerçeği yansıtmayacağı açık. Değerlendirmeyi yaparken de değişik faktörleri gözetmekte fayda var.

Öncelikle görüşmelere hangi taleplerle başladığımıza, bunun için neler yaptığımıza ve bunlara bağlı olarak sonuçları değerlendirmek gerekiyor. Aralık ayında yola şu taleplerle çıkmıştık: 12 aylık sözleşme kapsamında ücretlere yüzde 6 zam, 1800 Euro ek izin parası, Yaşlılıkta kısmi emeklilik, İstihdam güvencesi ve Taşeron firmalarla ilişkileri düzenleyen toplu sözleşmelerin uzatılması. Çıraklar için ise maaşların ciddi ölçüde yükseltilmesi (metal dalındaki çıraklarla aynı düzeye gelmesi/daha da yakınlaşması) ve 600 Euro ek izin parası. Meslek ve üniversite eğitimini (“Dual Studierende”) aynı anda yapanlarla ilgili özel bir sözleşme yapılması için karar verilmesi. Demir çelik işçilerinin çoğunluğu bu talepleri doğru bulup destekledi.

İlk olarak sözleşmenin 26 ay olması iyi değil. Yüzde 3,7 ücret zammının ilk 10 ay (Ocak ve Şubat ayları sıfır zam, bu iki ay için 100 Euro verilse de normal ücret artışını değiştirmiyor) için iyi bir sonuç olduğu söylenebilir. Ancak 1 Mart 2020’den itibaren ücretlerimiz pratik olarak 12 aylığına dondurulmuş olacak. Veya 26 aylık bir süre zarfında ortalama sadece yüzde 1,7 düzeyinde artmış olacak. 2020’deki enflasyon artışına bağlı olarak ücretlerimizin önümüzdeki yıl reel olarak düşeceğini şimdiden söyleyebiliriz.

1000 Euro ek izin parası elde edilmesi, Knut Giesler’in de söylediği gibi özellikle alt ücret grubundakiler için iyi bir ek gelir olacak. Ayrıca ek izin parasının “dinamik” olması, yani gelecekte yükseltme potansiyeli olması da iyi. Ek izin parasını ek izin günlerine çevirme olanağı konusunda sıkıntılar yaşanacağı şimdiden biliniyor.

Anlaşmada aynı fabrikada çalışanların en fazla yüzde 20’sinin izin günlerini beş gün artırabilecekleri yer alıyor. Başvurular artıkça izin alınabilecek gün sayısı da azalacak. Yani herkes (yüzde 100) ek izin günü için başvuru yaparsa herkese bir gün izin verilecek. Ek izin günü uygulaması pratikte zor olacak. Bunun sorunsuz uygulanabilmesi için ek personel işe alınması gerekiyor. Tam da burada gereksiz bir uzlaşmaya onay verilerek herkesin izin almasının önüne baştan engel koyuldu.

Ek izin alamayanlar veya almak istemeyenler bunun yerine bin Euro’ya kadar bir düzeyde ek izin parası alabilecekler bu iyi.

DAHA FAZLASI MÜMKÜN MÜYDÜ?

Her TİS döneminden sonra tartıştığımız ve herkesin kendine de sorduğu “daha fazla elde etmek mümkün müydü” sorusu oluyor. Bu değerlendirmeyi yaparken bize en yakın olan metal ve elektro işkoluna bakmamız gerekiyor. Geçen yılın başında IG Metall bu işkolunda yüzde 6 ücret zammı ve haftalık çalışma sürelerinin geçici ve kısmi ücret denkleştirmeli 28 saate düşürülmesini (ayrıntılar için bkz.: www.yenihayat.de/2018/02/15/tis-imzalandi-elde-ne-var/) talep etmişti.

Bu sözleşme de değişik yönleriyle eleştirilmişti ama demir çelik işkolundakiler, “en azından bizde bu kadar elde etmeliyiz” diyorlardı. Herkes biliyor ki bir metal ve elektro çalışanı ile demir çelik çalışanı arasında azımsanmayacak bir ücret farkı var. Aradaki farkın daha da açılmaması için herkesin olmasa dahi çoğunun beklentisi yüzde 4’ün üstündeydi. Büyük TİS Komisyonu üyeleri de aynı yönde beklenti içinde olduklarını açıkça söylüyorlar.

Metal ve elektro işkolunda 2018’de elde edileni kazanmak için onlarca fabrikada 24 saatlik uyarı grevleri yapıldı. Demir çelik işkolunda bu mümkün olmadı; daha baştan birçok demir çelik tekelinde işyeri ve sendika temsilcileri, “bizim fabrika 24 saati kaldıramaz” diye karşı çıktılar. Tabanda durum biraz daha farklıydı. Kendiliğinden bir hareket olmasa da sendika çağrı yapsaydı 24 saatlik uyarı grevleri uygulanabilirdi.

Fakat bu durum aynı zamanda demir çelik işkolundaki mücadeleci kesimin zayıf yanlarını da ortaya koyuyor. Sonuçları değerlendirip eleştirelim ama aynı zamanda iyi bir TİS sonucu için çok daha farklı bir hazırlık yapmamız gerektiğini de göz ardı etmeyelim. Yaşananlardan sürekli başkalarını (sendika ve temsilcilikler içindeki bürokratları) sorumlu gösterirsek -ki bu kendi başına doğru olabilir- kendi sorumluluğumuzu göz ardı etmiş oluruz. Sonuca katlanmayalım, gelecek TİS döneminde sorumluluğumuz yerine getirmek için çabalarımızı güçlendirelim.


Bremen’de ek anlaşma

Bremen’deki ArcelorMittal tekelinde çalışan işçiler beş günlük ek izin gününü kullanamayacaklar. Buna neden ise ArcelorMittal ve İşyeri İşçi Temsilciliği (BR) arasında 2017’de imzalanan geçtiğimiz sene geliştirilen “Gönüllü İşyeri Sözleşmesi” (“Freiwillige Betriebsvereinbarung”) gösteriliyor.

Buna sözleşmeye göre ArcelorMittal işçileri, ücretlerinin yüzde 4’ünden feragat ederek 10 gün ek izin alabiliyorlar. ArcelorMittal’de yılda 900-1000 arası işçi bu uygulamadan faydalanıyor. Örneğin 2020 yılında 10 gün daha az çalışmak isteyenler bu yıl Eylül sonuna kadar personel büroya başvurmak zorundalar. Bu yıl az çalışan ama gelecek yıl tekrar normal sürede çalışmak isteyenlerde aynı tarihe kadar başvurularını yapmak zorundalar.

BEŞ GÜN DAHA FAZLA OLUR”

Demir çelik sözleşmesi imzalanma aşamasında ArcelorMittal yönetimi ek bir madde için başvurdu. “Beş gün daha izin gününü biz kaldıramayız” görüşünü savunan Bremen’deki tekel yöneticileri, ArcelorMittal’de yürürlükte olan sözleşmenin uygulamada kalmasını ve işçilerin bundan kaynaklı yüzde 4’lük ücret kaybının da 1000 Euro düzeyindeki ek izin parasından karşılanmasını önerdiler. Öneri sendika ve BR tarafından kabul edildi ve önümüzdeki yıldan itibaren aynen uygulanacak.