Silahlanmaya sessiz kalmayalım

Paskalya Yürüyüşlerinin bu yıl odağında askeri harcamalara değil sosyal alanlara daha fazla bütçe ayrılması yer alacak. Dünya genelinde savaş ve silahlanma politikaları tam gaz devam ediyor. 70. kuruluş yıldönümünü kutlayan NATO bir kez daha askeri harcamaların artırılması çağrısında bulundu. Almanya, NATO tarafından belirlenen yüzde 2 kriterini yerine getirmediği için eleştirilerin hedefinde. Federal Hükümet, NATO’nun belirlediği kriterleri hangi nedenlerle yerine getirmiyor?

Dünya her yıl biraz daha fazla silahlanıyor. Silah satan ülkelerin başında ise ABD, Rusya, Almanya, Fransa, Çin geliyor. Satın alanlar ise genellikle gerilimin, savaşın, otoriter liderlerin işbaşında olduğu ülkeler. Buna rağmen sürekli daha fazla silahlanma, askeri harcamaların artırılması çağrıları yapılıyor. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından bu yana olanlara bakıldığında, ortada birbirini dengeleyen güçlerden çok, daha fazla silahlanma ve savaşı körükleme temelinde bir yarış sürüyor. “İki kutuplu” dünya döneminde imzalanan uzun menzilli nükleer başlıklı füzeler anlaşması da iptal edildiği için tehlike önceki döneme göre çok daha büyümüş durumda.

Buna rağmen NATO, üye ülkelere aşırı derecede silahlanmayı dayatmış bulunuyor. 4-5 Nisan’da Washington’da 70. kuruluş yılını kutlayan emperyalist batının en büyük savaş örgütü NATO’da en önemli tartışma, Almanya’nın 2024 yılına kadar savunma harcamalarını belirlenen Gayrisafi Milli Hasılanın yüzde 2’sine çıkarmaya yanaşmaması oldu. ABD Başkan Yardımcısı Mike Pance, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, bir kez daha Almanya’ya belirlenen hedefe uyma çağrısında bulundular.

Askeri harcamaları bir yıl içinde 36 milyar Euro’dan 42 milyar Euro’ya çıkaran Federal Hükümet, daha önce bu konuda beklenen artışı gerçekleşeceğini ifade etmişti. Dahası, Federal Savunma Bakanı Ursula von der Leyen, Şubat ayında NATO’ya savunma harcamalarının Gayrisafi Milli Hasılanın yüzde 1,5’ine çıkarılacağı konusunda bir dosya sunmuştu. Ancak hükümet içinde yaşanan tartışmalardan sonra Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Olaf Scholz, askeri harcamaların Gayrisafi Milli Hasılanan yüzde 1,23’ü düzeyinde kalacağını açıkladı.

Bu, önceki döneme göre bir artışı ifade etmekle birlikte, ABD’nin dayatmasıyla NATO’da alınan yüzde 2 kriterinin çok altında. Bu nedenle Alman Hükümeti ABD ve yakın müttefiklerinin yoğun eleştirileri altında. Almanya’nın dışında bir çok ülke belirlenen yüzde 2 kriterinden uzak olmasına rağmen eleştiri oklarının hedefinde olmasının ise belli nedenleri bulunuyor.

Bunları şu şekilde sıralamak mümkün:

BİRİNCİSİ: Almanya için savunma harcamalarının iki katına çıkarılması anlamına gelen yüzde 2 kriterine karşı ülke içinde uzun zamandan beri bir tartışma yürüyor ve pek çok kesim sosyal alanlara çok daha fazla bütçenin ayrılmasını istiyor. Bu temelde “Abrüsten statt Aufrüsten” (Silahlanma yerine Silahsızlanma) adı altında bir kampanya devam ediyor. Kampanya çerçevesinde 140 bin imza toplandı. Toplanan imzalar her ne kadar hükümeti caydıracak düzeyde olmasa da, partiler ve sendikalar üzerinde etkili oldu. Özellikle de koalisyon ortağı SPD’nin bu durumu gözeterek hareket ettiği görülüyor. 2017’de yapılan genel seçimler öncesinde SPD yöneticileri, askeri harcamaların artırılmayacağını vaat etmişti. Bu nedenle askeri harcamaların artırılması durumunda SPD’nin geniş kesimler arasında daha fazla itibar kaybedeceği biliniyor. Dolayısıyla, Almanya’nın NATO’nun kararına ayak sürmesinin önemli nedenleri arasında savaş ve silahlanmaya karşı var olan tavır etkili oldu.

İKİNCİSİ: Almanya’nın, NATO’nun isteği şekilde silahlanmaya bütçe ayırması aynı zamanda kendi istediği yönde bir askeri gücü oluşturmayı da zora koyuyor. Almanya ve Fransa’nın öncülüğünü yaptığı ve son yıllarda sıkça gündeme getirilen Avrupa Ordusu için öncesine göre çok daha somut adımlar atıldı. “PESCO” adını taşıyan bu yeni oluşum için başta her iki ülke olmak üzere, pek çok AB üyesi ülkenin daha fazla bütçe ayırması gerekiyor. Dünya üzerindeki paylaşım planlarını asıl olarak Avrupa Ordusu üzerinden yapan Almanya, ABD’nin domine ettiği, kimi zamanda Trump tarafından “eski” diye tanımladığı NATO’ya çok umut bağlamadığı anlaşılıyor. Bu nedenle NATO yerine kendi çıkarlarına bağlı bir askeri örgüte bütçe ayırma çok daha uygun görülüyor. Bugün açıktan bunu ifade etmeseler de hükümet partilerinin görüş birliği içinde hareket etmesinin arkasında da bu plan yatıyor. Dolayısıyla hükümetin NATO’nun yüzde 2 kriterini yerine getirmemesinin arkasında savunma harcamalarının artırılmasına karşı olduğu anlamına gelmiyor. Tersine ordunun yeniden yapılandırılması, askeri harcamaların artırılması hedefleniyor.

ÜÇÜNCÜSÜ: NATO’nun askeri kapasitesini artırma planlarının asıl nedenlerinin başında Rusya ve Çin’e karşı askeri açıdan üstünlük kurmak. Son bir kaç yıldır, Doğu Avrupa ülkelerinde Rusya’ya karşı yapılan büyük askeri yığınak aynı zamanda bölgenin barut fıçısına dönüştürüldüğü anlamına geliyor. Almanya, bugüne kadar bu plana karşı çıkmak yerine tam tersine destek verdi. Bölgeye asker gönderdi. Ancak, NATO şemsiyesi altında ABD’nin başını çektiği emperyalist devletlerin Rusya’ya karşı kurmuş olduğu işbirliği gelecekte Almanya’nın çıkarlarını zedelemeye aday görünüyor. Bu nedenle Almanya, doğrudan Rusya ile askeri açıdan karşı karşıya gelmeyi bugünkü koşullarda planlamıyor. Bu konuda ABD ile farklı bir politika içerisinde. Bu politikanın farkında olan ABD Başkanı Trump, her fırsatta Rusya ile Almanya arasında doğrudan doğalgaz akışını sağlayan Kuzey Akımı Hattı’na karşı çıkıyor.

Dolayısıyla, Almanya Rusya’daki çıkarlarına bağlı olarak bugün NATO üzerinden Rusya’ya karşı bir savaş zemini yaratılmaması için ortak savunma harcamalarını artırmaya yanaşmıyor.

SAVAŞA VE SİLAHLANMAYA KARŞI

Gelişmeler savaşa, silahlanmaya, askeri politikalara karşı mücadelenin oldukça önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Geçen yıldan bu yana olanlara bakıldığında özellikle Rusya ile ABD arasında ilişkilerin sertleştiği, buna bağlı olarak NATO üyelerine daha fazla savunma harcamaları dayatıldığı görülüyor. Bu dönem aynı zamanda emekçilerin sosyal haklarının budandığı, yoksulluğun arttığı bir süreç oldu. Dolayısıyla silahlanma yerine sosyal alanlara, gençliğe, emekliliğe daha fazla bütçenin ayrılması talebi çok daha büyük bir önem taşıyor.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Almanya’nın pek çok kentinde NATO’nun dayattığı yüzde 2 kriterine, militarist politikalara, savaşa ve ırkçılığa karşı gösteriler ve yürüyüşler yapılacak. 18-22 Nisan tarihleri arasında yapılacak eylemlere Türkiye kökenli göçmenler olarak katılmak, göç vermek ayrı bir önem taşıyor. (YH)


Paskalya’da sokağa çıkma çağrısı

Sendikalar, barış örgütleri emekçileri 18-22 Nisan tarihleri arasında savaşa ve silahlanmaya karşı sokağa çıkmaya çağırdılar. Paskalya Yürüyüşleri Bürosu tarafından tutulan vergilere göre, onlarca kentte uyarı nöbetleri ve gösteriler düzenlenecek. En kalabalık gösterilerin Berlin, Hamburg ve Ruhr bölgesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Berlin Friko tarafından yapılan açıklamada, “Silahlanma yerine silahsızlanma-Dünyanın savaş örgütlerine değil barışa ihtiyacı var” denildi. Ayrıca Almanya’nın NATO’dan ayrılması talep edildi.

Hamburg Forumu tarafından yapılan açıklamada ise, atom silahlarına son verilmesi, gerilim politikasının bitirilmesi talep edildi. Ayrıca Alman Sendikalar Birliği’ne bağlı bir çok yerel örgüt de gösterilere katılma çağrısında bulundu. Sol Parti yerel örgütleri de emekçileri savaşa ve silahlanmaya karşı yapılacak Paskalya Yürüyüşlerine çağrıda bulundu. Sol Parti, 26 Mayıs’ta yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerinde silahlanma ve ırkçı politikaları savunan partilere oy verilmemesini de istedi.

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) de yaptığı açıklamada, Türkiye kökenli işçi ve emekçileri savaşa karşı Alman emekçileriyle birlikte alanlara çıkmaya çağırdı. Almanya’da 1960’lı yıllardan beri Paskalya’da savaşa karşı çıkanlar gösteriler düzenliyor. 70’li ve 80’li yıllarda gösterilere katılım doruk noktasına ulaşmıştı. (YH)

Gösteri ve yürüyüşler için ayrıntılı bilgi aşağıdaki internet sitelerinden edinilebilir:

www.friedenskooperative.de

www.ostermarsch-ruhr.de

www.ostermarsch.info