Cehennemde bir fotoğrafçı: Francisco Boix

Selçuk KOZAN
Bielefeld

Artık faşizm İspanya’da, İtalya’da iktidara gelmiş, başta komünistler olmak üzere toplumun her kesimini baskı altına alıyor ve acımasız bir dönem başlıyordu. İspanya’da Franco faşizmine karşı başlayan mücadelede Cumhuriyetçiler yenilmiş ve geride korkunç bir bilanço bırakmıştı. 600 bin insanın canına mal olmuştu. Bunların 300 bini çatışmalarda hayatını kaybetmiş, 100 bini kurşuna dizilmiş ve 200 bini de hastalıklardan ölmüştü… Yarım milyondan fazla İspanyol da ülkesini terk edip, komşu ülkelere mülteci olarak sığınmıştı… Ancak tüm bu yaşananlar, gelecekteki daha kanlı günlerin habercisiydi. Hitler faşizmi çoktan Avrupa’yı sarmıştı… Bu süreçte İspanya’dan kaçmış binlerce mülteci Fransa’da en zor koşullarda yaşarken, 1940 yılında Hitler Fransa’yı işgal eder. Hitler işgalle birlikte komünistleri, tutukladıkları direnişçileri ve farklı uluslardan Fransa’ya sığınan, binlerce insanı toplama kamplarına gönderir.

Francisco Boix da bunlardan biridir. 1920’de Barselona’da doğar. Katalan’dır ve aynı zamanda Katalonya Birleşik Sosyalist Gençlik üyesidir. Çocukluğundan beri fotoğrafa meraklıdır. Terzi olan ve aynı zamanda fotoğrafla ilgilenen babasının yardımıyla kendisini geliştirir. 1936-1937 yılları arası çektiği birçok fotoğrafı dergilerde yayımlanır.

DİRENİŞİN FOTOĞRAFÇISI: FRANCİSCO BOIX

Küçük yaşlardan itibaren fotoğrafçılık tutkusu ve komünist militanlığıyla öne çıkar. 1938’de Franco’ya karşı yapılan direniş çağrısına tereddüt etmeden katılır. Burada yüzlerce fotoğraf çeker. Franco iktidarı ele geçirince kitleler üzerinde estirilen faşist terörden kaçarak 1939’da Fransa’ya sığınır. Burada tutuklanır. Avrupa ülkelerinden Hitler faşizmi nedeniyle kaçan Çek, Macar, İspanyol, İtalyan, Romenler, sığındıkları Fransa’da, Nazilere ve iş birlikçilerine karşı, komünistler öncülüğünde kurulan direniş komitelerine katılırlar. Boix de serbest bırakıldıktan sonra direniş komitelerinde yerini alır. Bir süre sonra Hitler askerleri tarafından yakalanır ve tutuklanarak 27 Ocak 1941’de, Avusturya’daki Mauthausen toplama kampına gönderilir. Bu kampta farklı 40 ulustan, yaklaşık 200 bine yakın tutuklu bulunmaktadır. Yaklaşık 10 bini İspanyol’dur.

Boix diğer mahkumlardan biraz daha şanslıydı. Fransızca ve Almanca bilmesinin yanı sıra fotoğrafçıydı. İlk önce tercümanlık yaptı. Daha sonra fotoğraf laboratuvarında çalışmaya başladı. Boix burada, Naziler tarafından çekilen binlerce negatife ulaştı. Portreler, taş ocağında çalışamayacak olanların uçurumdan aşağı atılırken çekilen fotoğrafları, tıbbi deneyler, işkenceler, infazlar ve özellikle üst düzey yetkililerin ziyaretleri fotoğraflanmıştı. 20 bini bulan negatif, o odada saklıydı. Boix bu negatifleri incelerken dehşete kapıldı. Korkunç deneyler, işkence yöntemleri, gaz odaları, idamlar, karda dondurularak katledilen mahkumların fotoğrafları bulunmaktaydı. Boix, bir yolunu bulup bu negatifleri mutlaka dışarı çıkarmak istiyordu.

Orada, diğer İspanyol mahkumların yardımıyla, kamp içinde düzenledikleri gizli direniş ağı sayesinde Boix, toplama kampından kopyaları ve negatifleri çalmayı başardı. Bir kısmını kampta saklarken bir kısmını da kampa yakın bir kasabada demokrat olan Anna Pointner diye bir kadınla kurduğu ilişki üzerine kurtarmayı başardı. Nazi komutanları durumu fark edince fotoğrafları bulmak için her türlü yolu denediler. Direniş ağı içinde olanların bir kısmını idam ederek bir kısmını işkenceyle öldürerek fotoğrafların derhal bulunması emrediliyordu. Boix elinde bulunan negatifleri kampın içinde saklıyordu. Günlerce yapılan işkencelere rağmen fotoğrafları vermeyi reddetti.

Hitler savaşı kaybediyordu. Kamp komutanlarına gelen acil mesajda, kampların yok edilmesi ve geride iz bırakmamaları konusunda hızlı davranmaları emrediliyordu. Geride bıraktıkları toplama kamplarını hızla yok ederek soykırımın izlerini silmeye çalışıyorlardı. Zaman gittikçe daralıyordu. Birçok komutan kampı terk edip kaçıyordu. Kaçarken de o kısa zaman diliminde mahkumları kurşuna diziyorlardı.

ÖZGÜRLÜĞÜN FOTOĞRAFI

Kızıl Ordu, Linz’i kurtarırken, Amerikan askerleri de 5 Mayıs 1945’te Mauthausen kampını ele geçirdiler. O sırada işkence altında olan Boix bir süre sonra SS askerlerinin hücreye uğramadığını fark etti ve kendi olanaklarıyla kurtularak dışarı çıktı. Amerikan askerlerinin kampa yaklaştığını ve antifaşist İspanyolların giriş kapısı duvarına dev bir pankart açtığını gördü. Fotoğraf laboratuvarına hızla koşarak, Nazi subayını etkisiz hale getirip fotoğraf makinesi alıp özgürlüğün ilk fotoğrafını çekti.

Birçok kamp yok edilerek izleri silinmesine rağmen, milyonların yok edildiği en büyük toplama kamplarına vakit bulamamışlardı. Bu kamplardan biri de Mauthausen toplama kampıydı. Geride inanılmaz vahşet ve işkence izleri bırakmışlardı. Öyle bir vahşet yaşanmıştı ki, inanılması güçtü. O güne kadar Alman halkının böyle bir vahşetin yaşandığına dair bilgilerinin olmadığı söyleniyordu. Amerikan askerleri tarafından Mathausen’de yaşayanlar kampa getirilerek yapılan vahşet gösterildi. Manzara korkunçtu. Mauthausen belediye başkanı ve eşinin bu manzarayı gördükten sonra intihar ettiği söylenir.

Mauthausen’de katledilen insan sayısı 90 bin olarak biliniyordu. 10 bin İspanyol’dan geriye sadece 4 bin 500 kişi hayatta kalmıştı.

Bu arada Mauthausen komutanı kaçarken yakalanmıştı. Boix, bu komutanın yaptıklarını elindeki fotoğraflarla kanıtlayarak cezalandırılmasını sağladı.

Boix, Nürnberg duruşmalarında özel tanıklardan biriydi. Fotoğrafları ve tanıklığı, II. Dünya Savaşı’nın sona ermesinden sonra Nazi liderlerinin ve toplama kampı üyelerinin yargılanmasında önemli bir rol oynadı. Boix, özgürlüğüne kavuşunca Fransa’da 1945 ve 1951 yılları arasında L’Humanité’de fotoğrafçı olarak çalıştı. Yıllarca Mauthausen’de yaşadıkları sağlığını bozmuştu. Buna rağmen fotoğraf çekmeye devam ederken, aynı zamanda politik olarak da mücadeleye devam ediyordu.

1951’de Fransa’da politik çalışmalarından dolayı tutuklandı ve bir toplama kampındayken sağlığı kötüleşen Boix, daha 30 yaşındayken yaşamını yitirdi.

Boix ölümünden önce elinde bulunan yaklaşık 600 fotoğrafı Mauthausen’da beraber olduğu Katalan arkadaşı Joaquin López Raimundo’ya bıraktı. 1973’te, Mauthausen toplama kampındaki Katalan mahkumlarla ilgili bir kitap yazan Yazar ve Gazeteci Montserrat Roig’in eline geçti. Daha sonra toplama kampı mağdurlarının kurduğu Barselona’daki Amical de Mauthausen derneğine bırakıldı. 1996’da ise bütün fotoğraflar, Barselona Tarihi Şehir Müzesi’ne teslim edildi.

BOIX HAK ETTİĞİ YERDE: KOMÜN MEZARLIĞI

Boix’in arkadaşları yıllarca mücadele ederek, Boix’in komün mezarlığına defnedilmesini sağladı. 2017 yılının haziran ayında Boix yapılan bir törenle, sınır dışı edilme kamplarında ölen 10 bin İspanyol onuruna yapılan anıta yakın bir yerde komün mezarlığı Le Pere Lachaise’ye defnedildi. Aynı zamanda İspanya İç Savaşı’nda ölen Fotoğrafçı Gerda Taro ve birlikte mücadele ettiği yoldaşlarının yanına defnedilmesi, Boix için yapılan son görevdi. 2018’de ise Yönetmen Mar Targarona tarafından (El fotógrafo de Mauthausen) Mauthausen Fotoğrafçısı adıyla, Francisco Boix’in hayatı sinemaya uyarlandı.